TRENDLER

Ergen Çocuğu Olan Ebeveynlerin Kaçınması Gereken 10 Hata

Görüntülenme 1168

0
Ergen Çocuğu Olan Ebeveynlerin Kaçınması Gereken 10 Hata

İlişki içinde olmak her gün yüzlerce yeni karar almayı gerektirir, bu nedenle hepimiz ara sıra hata yapmaya meylederiz. Bu duruma, ebeveynler ve ergenler arasındaki karmaşık ilişkide sıklıkla rastlanır. Bununla birlikte, ebeveynleri kötü kararlar almaya yönelten bazı temel nedenler vardır. Bu “tuzakların” farkında olmak, bir ya da iki kavgadan kaçınmanıza yardımcı olacaktır. Genellikle bu hatalar, ilişkilerimiz için iyi olan psikolojik sınırları ihlal ederler. Aşağıdaki öneriler, çocuğunuzu kurtarmak için aşırı acele etmenizi engelleyecektir. Çocuklarınızın esnek, dayanıklı ve bağımsız bireyler olabilmesini istiyorsanız bunlar oldukça önemlidir…

1. Çocuklarınızla aşırı özdeşleşmeyin.

Empati kurmak, başkalarının duygularını anlamaktır. Özdeşleşmek ise bu duyguları sanki kendi duygularınızmış gibi hissetmek anlamına gelir. Hepimiz sevdiğimiz insanların başarısını paylaştığımız gibi acısını da hissederiz… Bununla birlikte, çocuklarımızla olan ilişkimizi abartır ve sanki bir sorun onların değil de bizim sorunumuzmuş gibi davranırsak onların kendi deneyimlerini yaşama, kendi sorunlarını çözme ve kendi düşüncelerini oluşturma özgürlüklerini ellerinden almış oluruz. Yakın bir zamanda bir hastam bana, arkadaşlarıyla yemeğe çıktığı bir akşam arkadaşlarından birinin telefonundan bir mesaj okuduğunu ve okuduktan sonra üzülerek masadan kalktığını anlattı. Masaya geri döndükten sonra arkadaş grubuna mesajın kızından geldiğini ve kızının, hoşlandığı çocuk henüz onun mesajına cevap vermediği için çok üzgün olduğu anlattı. Anne, sanki çocuk kızını değil de kendini görmezden geliyormuş gibi tepki veriyordu. Anne ve kızın ilişkisindeki bu sınır eksikliği, kızın bağımsız bir yetişkin olmasını zorlaştıracaktır. Çocuğunuzla aşırı özdeleşmeyi önlemek için kendinize şu soruları sorun: Çocuğunuz sizin gibi mi? Değil mi? Çocuğunuzu mutlu eden ya da onu üzen durumlarla çok fazla ilgileniyor ve endişeleniyor musunuz?

2. Hiçbir şeyi çok fazla kişisel olarak algılamayın.

Bazı günler çocuğunuz sizi hafife alıyor, reddediyor ya da hatta bazen nefret ediyor gibi görünebilir. Ama aslında öyle değildir. Çocuğunuz sadece her çocuğun yaptığı şeyi yapıyor: Zihni sürekli meşgul, sınırları zorluyor ya da duygularını kontrol etmekte zorlanıyor. Elbette kabalığı ve saygısızlığı tolere etmek zorunda değilsiniz. Yine de kolay bir hedef olduğunuzu unutmayın, çünkü siz güvenlisiniz. Ne yaparsa yapsın çocuğunuzu sevmeyi asla bırakmayacaksınız ve o bunu biliyor. Yaşananları kişisel algılamak daha fazla öfke, hayal kırıklığı, incinme ve suçluluk duygusuna yol açar. Ve bu duygular, çocuğunuzun değil sizin dengenizi bozar. Ayrıca yanlış kararlar almanıza neden olur. Çocuğunuzla yaşadığınız hararetli bir tartışma sırasında bunun gerçekten sizinle değil onunla ilgili olduğunu kendinize hatırlatın. Eğer duygularınızı incitirse, verimli bir konuşma yapabileceğiniz zamana kadar zaman tanıyın.

3. Gelecekleri hakkında tahminde bulunmayın. 

Çocuğunuzun mevcut davranışını gelecekteki benliğine yansıtmak boşuna ve zararlı bir tutumdur. Zamanla her şey inanılmaz şekilde değişecektir. Sürekli çocuğunuzun odasını hiçbir zaman temizlemeyeceğinden, dişlerini fırçalamayacağından ya da zamanında olması gerektiği yerde olamayacağından endişe etmek, psikologların ‘felaketleştirme’ olarak adlandırdığı bir düşünme şeklidir. Gerçeklikle çok da ilgili olmayan bu düşünce biçimi sizin sürekli endişelenmenize neden olur. Gelecekleri hakkında endişelenmek, çocuğunuza bugün etkili bir şekilde ebeveynlik yapmanıza engel olur. Çocuklar, düşündüğümüzden daha fazla endişe ederler ve ebeveynlerinin gelecekleri ile ilgili umut dolu olmasına ihtiyaç duyarlar. Ona, “Bunu eninde sonunda çözeceğini biliyorum” demeniz, “Ne zaman başaracaksın acaba?” diye sormanızdan daha fazla yardımcı olacaktır.

4. Soğukkanlılığını korumakta zorlanan birine kontrolünü kaybetmeyi modellemeyin.

Öz denetim ve öz düzenlemenin ergenlik döneminde ortaya çıkan beceriler olduğunu unutmayın. Ergenlik dönemindeki çocukların, tıpkı pişmek için birazcık daha beklemesi gereken kek gibi, neredeyse yetişkin olmuş insanlar olduklarını düşünürüz. Ergenlik çağındaki çocuğunuz daha çok yetişkin bedeninde yaşayan bir çocuk gibidir. Bulaşıkları yıkamasının ne kadar haksızlık olduğu konusunda size bağırdığında bunu unutmayın, böylece sinirlerinize daha kolay hakim olursunuz. Ev işlerine yardım etmesini sağlamak iyi bir fikir olabilir, fakat çatışmaları çözerken nasıl sakin kalacağını göstermek daha önemlidir. Sürekli sizin liderliğinizi kabul etmeyecek olsa da eninde sonunda anlayacaktır.


5. İktidar mücadelelerine girmeyin.  

Bir ergen, gerçekleşmeyi bekleyen bir iktidar mücadelesidir. Bu durum ergenin, çocuk gibi davransa bile, bağımsızlığını ve büyüdüğünü iddia etmesinin bir yoludur. Ergenler irade savaşlarını her zaman kazanırlar, çünkü kazanacakları çok şey varken, kaybedecekleri hiçbir şey yoktur. İktidar mücadelelerini önlemenin en iyi yolu ergenlik çağındaki çocuğunuza seçenek sunmaktır. Arkadaşları ile dışarda bir akşam geçirmek yerine, dedesiyle akşam yemeği yiyip yiyemeyeceği hakkında bir mücadeleye girdiğinizde, kendinize bunun bir irade savaşı olduğunu hatırlatın. Ona seçenek sunun ve sizinle akşam yemeğine katılmasını ve gelecek hafta arkadaşları ile dışarı çıkabileceğini, ya da arkadaşlarını bu akşam görebileceğini ama önümüzdeki hafta sonu cezalı olacağını söyleyin. Bu size biraz sinsice gelebilir ama aslında seçenek sunduğu için değildir. Arkadaşlarıyla bu akşam yapacaklarının, gelecek hafta cezalı olmaktan daha önemli olduğuna karar verebilir. Eğer durum bu ise dışarı çıkmasına izin vermelisiniz ve davranışının sonuçlarını görmesini sağlamalısınız.

6. Çok yumuşak ya da çok katı olduğunu düşündüğünüz eşinizi telafi etmeye çalışmayın.

Birçok ebeveyn, eşlerinde gördükleri zıt uçları telafi edebilmek için çok yumuşak ya da çok katı olmaları gerektiğini söyler. Fakat eşinizi telafi etmeye çalışmak, problem çözmekten çok problem yaratmaya neden olur. Sizin, çocuğunuz ve eşiniz arasında kalmanızı sağlar. Bu bir sınır ihlalidir. Çocuğunuzun, her iki ebeveyni ile de nasıl iletişim kuracağını öğrenmeye ihtiyacı vardır. Aynı zamanda doğru ebeveynlik kararları verebilme yeteneğinizi de tehlikeye sokar. Çocukların tutarlı, sağlam ama aynı zamanda makul olan ebeveynlere ihtiyaçları vardır. Eğer eşiniz böyle bir ebeveyn değilse en azından siz olabilirsiniz.

7. Dinlemeniz gerekirken konuşmayın. 

Dinleme, bir insanın diğeri için yapabileceği en güçlü şeylerden biridir. Destek ve koşulsuz sevgiyi gösterir. Çocuklar kendilerini duyurmak istediklerinde ebeveynler, bunu bir sorunu çözmek ya da ders vermek olarak algılarlar. Sessizlik, bir başkasının konuşmasını sağlamak için güçlü bir araçtır. Varsayımlarda bulunmak yerine, çocuğunuzu dinleyerek, onun içinde bulunduğu durum hakkında daha fazla bilgi edinebilir ve böylece ona işine yarayacak öğütler verebilirsiniz. Onu dinlerken, sadece çocuğunuzun bakış açısını ve onun için neyin anlamlı olduğunu anlamaya çalışın. Onu konuşmasını sağlarken ‘ne’ ve ‘nasıl’ sorularını sorun. Ona kendisini savunma ihtiyacı hissettirecek ‘neden’ sorusunu sormayın. “Kimya sınavından nasıl düşük not aldın?” ile “Neden düşük not aldın?” sorusu arasında fark vardır. “Notunu yükseltmek için ne yapabilirsin?” sorusuna verilecek cevap sizin “Her gün okul sonrasında öğretmeninle çalışman gerekiyor, akşamları da yarım saat fazla çalışman gerek”demenizden daha iyi sonuç verir. 

8. Çocuğunuzun kendisi için yapabileceği şeyleri onun adına yapmayın. 

Bir hastamın oğlu, üniversitenin ilk yılında artık okumak istemediğini söylediğinde hastam çok üzülmüştü. Hastam ve eşi, ona ellerinden geldiğince telefonda destek verdiler, onu görmeye gittiler ve onu okuldan yardım alması için teşvik ettiler. Ama sonunda, zor da olsa, onun kendi kararını vermesine izin verdiler. Ve bu kararı verdikten sonra onu kurtarmaya çalışmadılar. Bunun yerine dekanla üniversiteden ayrılmak konusunda konuşmasını, gerekli evrakları doldurmasını ve hazır olduğunda gelip onu almaları için haber vermesini söylediler. Böylesine zor bir kararla karşılaştığında, oğullarının kendi sorununa sahip çıkmasına ve çözümü kendisinin bulmasına izin vermelerinden çok etkilendim. Ertesi hafta hastam bana şöyle dedi: ‘Muhtemelen ebeveyn olarak yaşadığımız en zor deneyimlerden biriydi. Çünkü çok üzülüyordu. Ancak, zor koşullar altında bağımsız bir şekilde kendi kararını vermesi bize gurur verdi.’

Siz de uygulayın:  Çocuğunuz için bir hafta boyunca yaptığınız şeyleri yazın. Bunun için çok fazla kağıda ihtiyaç duyabilirsiniz. Bir haftanın sonunda listenizi gözden geçirin. Çocuğunuzun kendi başına yapabileceklerinin üzerini çizin ve bunları artık onun adına yapmayı bırakın. Geriye kalanları yapmaya devam edebilirsiniz. Gelecek haftalarda kendinizi çok rahatlamış hissedeceksiniz ve çocuğunuz da sizin ne yaptığınızın farkına bile varmayacak. 

9. Çocuğunuza takılmayı alışkanlık haline getirmeyin.

Ara sıra bir küçük takılmalar, çocuğunuzun kendisini daha az ciddiye almasına yardımcı olabilir ancak bu ilişkinizin temelini oluşturmamalıdır. Ergenlik çağındaki çocuklar çok hassastır ve çoğu zaman her şey yolundaymış gibi davransalar da muhtemelen öyle değildir. Ancak bu tavsiye her iki taraf için de geçerli değildir. Ergenler, ebeveynleri ile şakalaşmayı ve dalga geçmeyi severler. Bu kesinlikle kişisel almamanız gereken bir şeydir. Çocuklar bu şekilde bağımsız kimliklerini ortaya koyarlar. Bu aynı zamanda onlara, sürekli kendileriyle dalga geçen arkadaşlarına da cevap verme konusunda ustalaşma fırsatı verir. 

10. Mahremiyetlerini ihlal etmeyin.

İçinde bulunduğumuz dijital çağ için çetrefilli bir tavsiye. Çocuğunuzu takip etmeli, odasını aramalı ve mesajlarını okumalı mısınız?  İki seçenek de tartışmaya açık. Ben yine de herhangi bir sorun çıkana kadar mahremiyetlerine saygı duymaktan yanayım. Sinsice yapılan sınır ihlallerine çocuklar yıllarca içerleyebilirler. Ayrıca pek etkili olmazlar, çünkü çocukların sizi alt etmenin bir yolunu bulma ihtimalleri çok yüksektir. Ailelerine bir arkadaşlarının evinde olacaklarını söyleyip telefonlarını orada bırakan ve sonra partiye giden ergenler tanıyorum. Sinsice yapılan hamleler güveni ortadan kaldırır ve daha fazla problem yaratır. Ebeveynler çoğu zaman yeterli bilgiye sahip olmazlar ve bu eksik bilgiler bazen yanlış sonuçlar doğurur. Ancak, çocuğunuzun neler yaptığını bulmanızı gerektirecek durumlar da olabilir. Kendine zarar verebileceğini düşündüğünüz zamanlarda ona yardım için elinizden ne geliyorsa yapmak için tereddüt etmeyin.

Kendinize karşı nazik olun

Hepimiz bu hataları yaptık ve yapmaya da devam edeceğiz. Mükemmel ebeveyn diye birşey yoktur. Aklınızdan çıkarmayın: Ebeveynlik bir beceri değil bir ilişkidir. İyi bir ilişkinin en önemli özelliklerin biri, birbirinin hatalarını tolere edebilmek, onlardan ders almak, gerektiğinde özür dilemek ve sonra ilişkiye devam etmektir.

Çeviri: Yeliz Çetindağ

@kulturbavulu_ist

Kaynak: https://www.psychologytoday.com/us/blog/the-unmotivated-teen/201909/10-mistakes-parents-teens-need-avoid?utm_source=FacebookPost&utm_medium=FBPost&utm_campaign=FBPost&fbclid=IwAR1WcIUNwVnoRdc3uMgUOGhq-qbx-uyRAJhYJgXInfqwGep4JCKL3uaVfzY

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!