Ergenler, Anne Babaları Sessizce Yanlarında Dursun İstiyor

0
6.152 views

Pek çok anne baba, ergen çocuklarının artık onlara ihtiyaç duymadığı hissine kapılır. Ergenler kendi günlük programlarına göre eve gelir gider, günlerinin nasıl geçtiğine dair iyi niyetli soruları terslerler ve aileleriyle böyle bir etkileşime girerlerse sanki arkadaşlarıyla dijital ya da yüz yüze görüşmelerine engel olunuyormuş gibi davranırlar.

Bu yüzden ergenlerden şöyle bir şikâyet duymayı beklemeyiz: Ergenler anne babalarının daha fazla yanlarında olmasını istiyor.

Zamanımın bir kısmını okullarda danışman rehber olarak geçiriyorum ve ergenleri günlük yaşamları içinde görüyorum. Yıllar içinde pek çok kez öğrenciler bana anne babalarının eve ender olarak geldiğini anlatmıştır. Bunun nedenini ise bazen, yalnız annelerinin uzun saatler boyunca çalışmak zorunda olması; ebeveynlerinin kendi sosyal hayatlarına dalması ya da kardeşleriyle ilgili bir sorun olarak açıklarlar, bazen hiç açıklamazlar.

Hangi koşullar altında olurlarsa olsunlar, aileleriyle daha fazla vakit geçirmeyi özlediklerini söyleyen ergenler daha fazla kendine yetiyor ve daha bağımsız oluyor. Bunu bildiğim için, anne babasının yokluğundan şikâyetçi olan aynı ergenin, anne babası evdeyken onların varlığından haberdar olup olmadığından kuşkuya düşerim.

Avustralya’da yapılan yeni bir araştırma, ergen sağlığında, anne babaların fiziksel varlığının önemini ortaya koyuyor. Batı Avustralya Üniversitesi’nden araştırmacıların yürüttüğü ve 3.000 ortaokul ve lise öğrencisi üzerinde yapılan araştırmada, katılımcı öğrencilerin 618’inin bir ebeveyni, okyanusta bir petrol arama platformunda ya da çok uzaklardaki bir şantiye alanında çalıştığı için eve çok uzun aralıklarla gelebiliyordu. Araştırmacılar bu uzakta çalışan ebeveynlerin uzun süre ortalıkta görünmemesinin çocuklarının duygusal ve davranışsal sağlığı üzerindeki etkilerini bulmak istedi.

Genel olarak, ergenlerin çoğu, çalışma saatlerinden bağımsız olarak, anne babalarının varlığını hayatlarında hissediyordu. Bununla birlikte, ebeveynlerinden birisi iş nedeniyle uzun süre uzakta olan ergenlerin, ebeveynleri alışılmış mesai saatlerinde çalışan ergenlere göre kısmen yüksek oranda daha fazla duygusal ve davranışsal sorunlar yaşadığı tespit edildi.

Bu, daha önce yapılan ve okuldan eve döndüklerinde evde kimseyi bulamayan ve anne babalarıyla ender olarak akşam yemeği yiyen ergenlerin duygusal sıkıntılar yaşadığını ortaya koyan araştırmayla aynı sonuca varıyor.

Araştırma, evlerinden uzakta çalışan Avustralyalı ebeveynlerin sosyal medya, mesaj ve FaceTime yoluyla çocuklarına, onlardan uzakta olsalar bile onları hâlâ izlediklerini göstererek onlarla bağlantıda kaldığını da gösteriyor.

Bulgular ayrıca ebeveynlerin, çocuklarının hayatında sürekli yer almak için bütün gün evde olmaları gerekmediğini ama belli zamanlarda evde olmanın işe yaradığını da ortaya koyuyor. Başka bir araştırma, ebeveynlerden birinin okul öncesinde ya da sonrasında, akşam yemeğinde ve yatma saati geldiğinde evde bulunmasının ergenlerin psikolojik sağlığına iyi geldiğini gösteriyor.

Sonuçta, ebeveynlerin çocuklarının yanında olmasıyla ilgili yapılan bütün bu araştırmalar, birisinin yakında olmasının ebeveyn ve çocuk arasındaki bağ ya da yakınlık duygusunu güçlendirdiğini gösteriyor. Bir diğer deyişle, ergen çocuğunuzla anlaşıp geçinebiliyorsanız zaten sorun yok ama öyle değilseniz bile, sizin huzursuz varlığınız, fiziksel olarak çocuğunuzun yanında olmamanızdan daha iyi.

Ergen çocukları olan ebeveynler için, sadece çocuğunun yanında olmak bile çok değerli. Daha küçük çocuklarla, ebeveynlik işleri yapmak için daha çok fırsat çıkar; birlikte hikâyeler okuyabiliriz, şakalaşabiliriz, kule kurabiliriz ya da müzeye gideriz. Küçük çocuklarımız bizimle market alışverişine gitmeyi hâlâ severler ya da sorularını ya da problemlerini ilk önce kendileri bize getirirler.

Ama ergenlerle bağ kurmak her zaman kolay değildi. Ergenler, doğaları gereği, her zaman bizim planlarımıza katılmaya hazır değillerdir ya da her zaman sohbet havasında olmayabilirler. Neyse ki bir ergene iyi ebeveynlik yapmak bazen sadece sessizce yakınlarında olmak demektir.

Pek çok anne baba, bunun doğru olduğunu sezgisel olarak bilir ve belli bir şey söylemeden çocuklarının civarında olur. Bir arkadaşım çamaşırlarını her akşam, o sırada televizyon seyretmekte olan çocuklarının yanında katlar. Böylece, konuşma zorunluluğu hissetmeden, birbirlerinin yanında bulunmaktan mutluluk duyarlar.

Ya da kızı, ödevini yaparken gelip onun işini yanında yapmasını ya da kitabını yanında okumasını istediğinde bunu kabul eder. Aynı ortamda bulunmak daha sonra etkin bir şekilde iletişe geçmenin yolunu da açıyor. Pek çok araştırma, ergenlerle konuşmanın ya da onlara öğütler vermenin faydalı olduğunu gösteriyor.

Sırf yanlarında duruyor olmamızın ergenler için neden böyle değerli olduğunu gerçekten bilmiyoruz ama araştırmalar sonucunda ortaya çıkan bir varsayım bulunuyor. Buna göre çocuklar anne babalarını güvenli ve güvenilir bir yapı olarak görüyor, dünyayı keşfedip kendi özerkliklerini ilan etmek için bu yapıdan hareket etmek istiyor. Küçük çocuklar da kendi işleriyle oyalanırlarken anne babalarının peşinden oda oda dolaşabilirler.

Gelişimi normal seyreden ergenler anne babalarıyla aralarında yeni duygusal ve fiziksel mesafe düzeyleri arıyorlar ve küçük çocuklar gibi, anne babaları onlarla hem yakından ilgilensin hem de uzak dursun istiyorlar.

Ergen çocuklarımızla yakınlaşmak bizi sevindirse de onların yanında sessizce durmak da çok şey kazandıracak. Onlara daha sonra kullanabilecekleri bir hediye sunabiliriz: Sükûnetimizi ve sağlam varlığımızı.

Kaynak: https://www.nytimes.com/2016/12/14/well/family/what-do-teenagers-want-potted-plant-parents.html

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER