TRENDLER

Ergenlerde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bilincini Geliştirmek

Görüntülenme 913

0
Ergenlerde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bilincini Geliştirmek

Toplumsal cinsiyet eşitliği kavramının eğitim dünyasında da telaffuz edilmeye başlaması, geçtiğimiz yüzyıla denk geliyor. Ancak sınıflarda, cinsiyetle ilgili bitmek bilmeyen ve genellikle bilinçsizce oluşan önyargılar hala mevcut.

Okul çağındaki çocuklar üzerinde yapılan bir araştırma, küçücük bir cinsiyet ayrımcılığının bile çocuklar üzerinde ne kadar güçlü etkileri olduğunu gösterdi. Michigan İlköğretim Okulu öğrencilerine, hayatlarını farklı cinsiyetten bir insan olarak hayal etmeleri söylendiğinde, kız öğrencilerin yüzde 40’ı hayatlarının bir oğlan çocuğu olarak daha iyi olacağını düşündüğünü söyledi. Sebep olarak da daha fazla saygı ve daha iyi işi ileri sürdüler. Diğer taraftan, erkek öğrencilerin yüzde 95’i, kız olmanın hiçbir avantajı olmadığını düşündüklerini dile getirdi.

Ayrımcılığın çok daha şiddetli bir formu olan cinsel taciz (sözel ya da fiziksel), hala okullarda sıklıkla yaşanan bir gerçek. Örneğin Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre 2010-2011 eğitim yılında, kız öğrencilerin yüzde 50’si ve erkek öğrencilerin yüzde 40’ı cinsel taciz yaşadığını bildirdi. Ne yazık ki bu deneyimler, öğrencileri yaşadıkları rahatsızlardan da öte etkileyebiliyor. Cinsel taciz bir insan hakları sorunudur, çünkü öğrencileri eğitime eşit erişim hakkından da yoksun bırakabilir.

Sınıftaki cinsiyetle ilgili önyargılar, öğrencilerin gelecek fırsatları ile ilgili algılarında da çok güçlü bir etkiye sahip. Belki de tamamen bilinçsiz bir şekilde, öğrenme ortamlarında kızlara ve erkeklere farklı davranılıyor olabilir. Bu bir tartışma konusu. Belki bazı sınıflarda erkek öğrenciler, negatif bile olsa öğretmenlerinden daha fazla ilgi görüyor. Belki kız öğrencilerin sınıfta daha sessiz ve kibar bir şekilde sorulara cevap vermesi beklenirken veya teşvik edilirken, erkek öğrencilerin sorulara bağırarak cevap vermesi bir disiplin sorunu olarak görülmüyor. Belki kız öğrenciler matematik ve fen alanlarında yeterince destek almıyor ve bu alanlardaki yetenekleri göz ardı ediliyor. Bunların hepsi de sorulması gereken sorular.

Aslında cinsiyet ayrımcılığı ve onun uzun vadeli etkileri üzerine öğretmenlerin ve ailelerin yapabileceği çok şey var. İlk adım farkındalık, çünkü pek çok yetişkin bilmeden geleneksel cinsiyet stereotipleri ve rollerini güçlendiriyor. İşte araştırmacıların anne babalara ve öğretmenlere sunduğu, bilimsel kanıtlara dayalı önerilerinden bazıları:

  • Sınıfta adil olun. Eğitimciler sınıflardaki etkinliklere daha dikkatli bir gözle bakarak onları cinsiyetle ilgili önyargılar açısından tekrar gözden geçirmeli. Aktiviteler ve oyunlarda, kız ve erkek öğrencileri ayrı gruplara ayırmak kesinlikle tavsiye edilmiyor.
  • Müfredatınızı ve malzemelerinizi, başarılı erkekler ve kadınlar ile ilgili örnekleri açısından tekrar gözden geçirin. Gerekirse eklemeler yapın. Kelimelerin farkındalığı, zannedildiğinden çok daha önemli. Örneğin meslekleri tartışırken ya da hikayeler anlatırken “kadın” ve “erkek” kelimelerinin kullanımına dikkat etmelidir. Örneğin bazı mesleklerdeki kadın ve erkek vurguları (bilim adamı, kadın yazar vs.) bilinçli bir şekilde çaba gösterilerek düzeltilmelidir.
  • Kitap seçimlerinize dikkat edin. Çocuklarınızın okudukları kitapların, önyargıları besleyebildiğini unutmayın ve bu etkiyi ciddiye alın. Bu yüzden cinsiyet ile ilgili stereotipleri ve rolleri yıkan ve alternatif yaşam tarzı seçimlerini içeren hikayeler okumalarını teşvik edin.
  • Farklı kültürlerin, çocuğun cinsiyete bakışını etkilediğini kabul edin. Bu tür durumlarda incelikli bir yaklaşım göstermeniz önemli. Farklı kültürel yapılara mutlaka saygı gösterilmesi gerektiğini söyleyip ayrımcılığın okulda kabul edilemez olduğunu söyleyebilirsiniz.
  • Geleneksel olmayan tercihleri destekleyin. Örneğin kız öğrencilerin istedikleri takdirde marangozluk dersleri, erkek öğrencilerin de ev ekonomisi dersleri almalarını teşvik edin. Çocuklarınız büyürken, onlara tüm meslekleri eşit olarak keşfetmeleri için olanaklar sunun. Bir çocuğun cinsiyetinin, ilgi duyduğu bir alanda çalışma becerisini etkilediği fikrine karşı direnin.
  • Erkek çocuklardan ve kız çocuklardan beklenen akademik başarı düzeyi eşit olmalıdır. Zor dersler küçümsendiğinde ya da daha da kötüsü bu derslerin ödevleri ebeveynler tarafından yapıldığında, kız öğrencilere, istemeden de olsa, öğrenilmiş çaresizlik öğretiliyor olabilir. Kız öğrencilere geri bildirim verirken detaylı ve kesin bir dil kullanın.
  • Araştırmalar, kız öğrencilerin çoğunlukla bir soruya verecekleri cevabı bir süre düşündüklerini söylüyor. Erkek öğrencilerin ise genellikle hemen cevaplamaya meyilli olduklarını. Bir soru sorduktan sonra, kız öğrencilere de cevaplamaları için eşit şans vermek için bir süre bekleyin.
  • Hem iş birliğine hem de rekabete dayanan aktiviteleri içeren bir öğrenme ortamı yaratın. Araştırmalar erkek öğrencilerin en iyi rekabetçi bir şekilde, kız öğrencilerin ise iş birlikçi çalışma grupları içinde öğrendiğini söylüyor.
  • Öğrencilere sınıfla ilgili görevler verirken geleneksel cinsiyet rollerinden kaçının. Aynı şey çocuklarına ev işleri ile ilgili görevler veren ebeveynler için de geçerli. Bu tür işlerin dağılımında, geleneksel roller yerine eşitliği ve adaletli davranmayı esas alın.

Kaynak: http://www.teachingdegree.org/2012/12/07/teaching-gender-equality-to-teens/

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!