Ergenlerin Özdeğer Duygularını Geliştirmelerine Nasıl Yardımcı Oluruz?

0
3376

Kimse benimle takılmak istemiyor. Okulda da çok başarısızım. Diğer tüm arkadaşlarım mutlu görünüyor. Benim sorunum ne?   

Buna benzer negatif düşünceler evlerimizde ve okullarımızda gitgide yaygınlaşıyor. Gençler giderek daha fazla kaygılanıyorlar ve araştırmalar Kanada, Birleşik Krallık ve ABD’deki üniversite öğrencilerinin zamanla daha mükemmelliyetçi hale geldiklerini; kendilerini gerçekçi olmayan standartlara göre değerlendirdiklerine işaret ediyor.

Peki bu durumun sebebi ne? Bu sorunun cevabını tam olarak bilmesek de, ergenlerin akıl ve ruh sağlıklarını iyileştirmeye yönelik atabilecekleri adımlar olduğunu söyleyebiliriz.

2018 yılında ergenlere yönelik yapılan bir çalışma, benlik kavramının (yani benlik algınızın) duygusal sağlık durumunu etkileyen en önemli unsurlardan olduğunu öne sürüyor. Araştırmaya göre, destekleyici bir sınıf ortamı ve olumlu sosyal ilişkiler de ergenlerin akıl ve ruh sağlığını etkiliyor, ancak bu etkiler dolaylı yoldan gerçekleşiyor. Olumlu bir benlik algısına sahip olmak, mutluluk için önemli bir etken gibi görünüyor. Eğer öğrenci kendini iyi hissediyorsa, başkalarıyla etkileşime geçmesi ve okulda verilen destekten yararlanması daha muhtemel.

Peki, öğrencilerin kendileri hakkında düşündüklerini etkilemeyi nasıl başarırız? Bu kulağa çok zor bir iş gibi gelebilir, ama aslında hayatınızdaki gençleri desteklemenize yardımcı olacak öneriler sunan birçok araştırma mevcut. İşte, ergenlerin ve gençlerin daha olumlu bir benlik kavramına sahip olmasına yardımcı olmak için uygulayabileceğiniz beş yöntem…  

  1. Egzersiz yapmalarını sağlayın

Bunu muhtemelen daha önce duydunuz ama hatırlatmakta fayda var: Düzenli egzersiz yapmak çocuklar için oldukça faydalıdır (özellikle de eğilimlerinin “bir ekran başında oturmak” olduğu şu günlerde). 38 uluslararası çalışmanın yakın tarihte yapılan bir incelemesi, tek başına fiziksel aktivitenin özsaygıyı (benlik saygısı) artırabildiğini ve çocuklarda ve ergenlerde benlik algısını geliştirdiğini gösteriyor.    

Görünen o ki, egzersizin nerede yapıldığı da son derece önemli. Okullardaki veya spor salonlarındaki denetimli aktivitelere katılan öğrencilerin özsaygılarında, evde ya da başka yerlerde egzersiz yapanlara oranla daha büyük bir artış gözlemlendi.  

Ergenlerin benlik kavramı, birçok insanın da mücadele ettiği bir alan olan fiziksel çekicilik ve beden imajı (vücut algısı) ile yakından ilişkili. Bu nedenle, okul sırasında ve sonrasında daha düzenli egzersiz programlarını teşvik edin ve takım sporlarına, güçlendirici antrenmanlara, koşuya, yogaya ve yüzmeye katılımı – sadece beden üzerindeki değil aynı zamanda zihin üzerindeki etkileri için – destekleyin. Dışarı çıkıp egzersiz yapmak kendimizi daha güçlü, sağlıklı ve yetkin hissetmemizi sağlar.

  1. Öz-şefkate odaklanın (Bunu özsaygıyla karıştırmayın)

Özsaygı, genel “değerinizin” küresel bir ölçüsü olduğundan, kendince bazı tehlikelere sahip: Ne başarıyorum? Yeterince iyi miyim? Arkadaşlarıma kıyasla nasılım?

Kendimizi yargılamayı bırakabilsek neler olurdu? Araştırmacı Kristen Neff, öz-şefkatin (kendimize karşı şefkatli, nazik, açık ve kabul edici olmak) genellikle özsaygıyla ilişkilendirilen sürekli çabalama ve performans odaklı davranmaya karşı sağlıklı bir alternatif oluşturduğunu söylüyor.

Neff, ergenler ve genç yetişkinlerle ilgili çalışmasında, daha yüksek öz-şefkate sahip katılımcıların genel sağlıklarının da daha iyi olduğunu buldu. Ama neden? Çünkü, kusurlarıyla barışıktılar, tıpkı etraflarındaki diğer insanlar gibi zorlandıklarını ve çabaladıklarını kabul ediyorlardı (“Herkes hata yapar, yalnız değilsin”) ve kendilerine, arkadaşlarına gösterdikleri aynı nezaketle yaklaşıyorlardı (“Önemli değil, elinden geleni yaptın”).

  1. Sosyal karşılaştırmalardan kaçının

Özsaygıya ağırlık verdiğimizde kendimizi sürekli başkalarıyla karşılaştırırken buluruz. Özellikle de genç insanlar kendilerini “hayali bir seyirci kitlesi” karşısındaymış gibi hisseder (“Herkes bana bakıyor!”) ve etraflarındaki insanların gözündeki kendi benliklerine karşı daha hassas hale gelirler.  

Instagram ve diğer sosyal medya platformlarının bu duruma pek yardımcı oldukları söylenemez. Bazı araştırmalar sosyal medya ile genç insanlarda görülen depresyon, kaygı, yalnızlık ve bir şeyleri kaçırma korkusu arasında bir ilişki olduğunu öne sürüyor. Paylaşımları arkadaşlarınınkiler kadar “beğeni” toplamıyor olabilir veya sınıf arkadaşlarının kendileri olmadan harika vakit geçirdiklerini görünce dışlanmış hissedebilirler. 

Gençlerin online ortamda yaptıkları bir yana, çoğu okul da sosyal karşılaştırmaya yer verecek şekilde yapılandırılmış durumda. Not verme, etiketleme ve izleme uygulamaları (öğrencileri akademik performanslarına göre gruplama), öğrenmenin doğasında olan durakların, başlangıçların ve önüne geçilemez hataların hakkını her zaman vermiyor.

Sosyal karşılaştırmayı azaltmak için okulda uygulayabileceğiniz bazı alternatif yöntemler şunlar:

  • Notları herkese açık bir şekilde paylaşmayın.
  • Öğrencilerinize ödevlerini gözden geçirmek ve gerekirse yeniden yapmak için fırsat tanıyın.
  • Öğrencileri seviyelerine göre gruplandırmaktan kaçının.
  • Bireysel büyümeye ve gelişime odaklanın.
  • Öğrencilerin küçük çaptaki başarılarını takdir edin.
  1. Belirli becerilerin üzerine eğilin

Genç insanların becerilerini ve yeteneklerini takip ederseniz, güçlü yönlerini geliştirmeleri için onları destekleyebilirsiniz. Oğlunuz berbat bir sporcu olduğunu düşünürken okulun bilim projelerinde büyük bir hevesle çalışıyor olabilir. Ya da sınıfın en arkasında oturan o sessiz, kafası karışık, dokuzuncu sınıf öğrencisi kız çocuğunu düşünün. O kendini sosyal açıdan tuhaf buluyor olsa da, sizi yazdığı şiirler ile büyülüyor olabilir.

Araştırmacı Susan Harter yıllardır, ergenlerde özsaygı ve benlik kavramını araştırıyor. Harter’a göre özsaygımız veya kendimizi ne kadar değerli gördüğümüz genel olarak şu sekiz ana başlıkta toplanıyor: Sportif başarı, akademik başarı, davranış yönetimi, sosyal kabul görme, yakın arkadaşlık, romantik çekicilik, mesleki tatmin ve fiziksel çekicilik.

Tanıdığınız genç insanlarla konuşun. Kişisel değer yargıları ve öncelikleri neler?Yeteneklerini takdir edin ve bu yetenekler ile ilgili olabildiğince çok aktivite ve dersler hazırlayın.

Genç insanların özdeğer duygusunu değiştirmek kolay olmayabilir, ancak kendine daha çok güvenen, daha becerikli ve heyecanlı bireyler haline gelmeleri için ilgi çekici alanlar ve belirli beceriler üzerinde durabilir ve onları teşvik edebiliriz.

  1. Başka insanlara yardımcı olun (özellikle tanımadıklarınıza)

Son olarak, genç insanlar diğer genç insanlara ulaşabildiği takdirde kendileri hakkında iyi hissetme ihtimalleri de artıyor. 2017 yılında ABD’den 681 ergenin (11-14 yaş arasında) katılımıyla gerçekleşen bir çalışmada, ergenlerin nazik ve yardımsever davranışları dört yıl boyunca gözlemlendi. Araştırmacılar, genel olarak nazik ve yardımsever davranışlar sergileyen ergen katılımcıların daha yüksek özsaygı sahibi olduklarını, ancak yabancılara karşı (aileden ve arkadaşları olmayan insanlar) cömert davranan katılımcıların özsaygılarının giderek artma eğiliminde olduğunu buldu.

Geçenlerde, kızım ve arkadaşlarının hazırladığı ‘Dünyayı Değiştirelim’ projesinin ‘harekete geçme’ kısmına ben de katıldım. Sosyal bilgiler öğretmeni Tim Owens, sekizinci sınıf öğrencilerini bir sürdürebilirlik problemi seçmekle, sorunu ve olası çözümleri araştırmakla, bir eylem planı yapmakla ve harekete geçmekle görevlendirdi.

Bu ortaokul öğrencileri, ürün testlerinde kullanılan hayvanların yanı sıra yerel mülteciler ve evsiz gençler gibi tanımadıkları insanları koruyan politikaları savunmak ve bu konuda komşularının da desteğini almak için tam bir gün uğraştılar. Kızımı ve arkadaşlarını ilk defa bu kadar enerjik, kendine güvenen ve içinde bulundukları topluma karşı duyarlı bireyler olarak gördüm.

Yetişkinler olarak, okullarımızda sosyal hizmet projelerini aktif olarak destekleyebilir ve gençlerimizin vatandaşlık hakları savunuculuğuna olan ilgisini artırabiliriz. Dünyanın dört bir tarafındaki ergenler gönüllü kuruluşlar için çalışabilirler.  

Genç insanlar büyük bir amaca destekte bulundukları zaman, kendilerinden ötesini de düşünmeyi öğreniyorlar. Bu da ileride daha pozitif, güçlü ve hayatta bir amacı olan kişiler haline gelmelerine yardım ediyor.

Çok sayıda genç kaygıyla ve mükemmelliyetçilikle mücadele ederken ilk dürtümüz doğrudan müdahele edip problemlerini çözmek olabilir. Ancak, daha iyi ve bu endişe verici eğilimleri tersine çevirebilecek bir yaklaşımı benimseyebiliriz aslında: Yaşamları boyunca onları destekleyecek olan zihinsel alışkanlıkları ve güçlü yönlerini geliştirmelerini teşvik edebiliriz. 

Kaynak: https://www.mindful.org/five-ways-to-help-teens-build-a-sense-of-self-worth/

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here