TRENDLER
Müjdat Ataman
Müjdat Ataman Hacettepe Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği / Ankara Üniversitesi Yaratıcı Drama

Lisans eğitimini Hacettepe Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği bölümünde, Türkçe Öğretmenliği yan alanı ile yüksek lisans eğitimini de Ankara Üniversitesinde Yaratıcı Drama alanında tamamladı. Bilkent Üniversitesi Hazırlık Okulunda (BLIS) ve Özel İzmir SEV Okullarında öğretmenlik ve yöneticilik yaptı. İstanbul'da Tarabya İngiliz Okulları İlkokul Müdürlüğü görevinde bulundu.

Çağdaş Drama Derneği İzmir Şubesinin kuruluşunu ve başkanlığını yürüttü. Forum Tiyatro, sınıfta yaratıcılık, çocuk yazını, alternatif eğitim konuları üzerinde çalışıyor. Eğitim kurumları, sanat akademileri, dernekler ya da çeşitli kuruluşların gereksinimlerine yönelik, konulu atölyeler gerçekleştiriyor. Eğitimpedia yazarıdır. PEGEM Akademi tarafından yayımlanan "Yaratıcı Yazma için Yaratıcı Drama", "Yaratıcı Türkçe Dersleri", "Eğitim Gerçeğimiz" ve "112 Öğretmenliğime Notlar" kitaplarının yazarıdır. Koza Yayınlarından çıkan 4. Sınıf Türkçe kitabı yazarlarındandır. "Türkçe Öğretiminde Yeni Yaklaşımlar", "Yaratıcı Yazma", "Sınıfta Yaratıcılık", "Yaratıcı Dramanın Yöntem Olarak Kullanılması" konularında bildiriler sundu ve seminerler verdi. Halen Fide Okulları'nda Okul Müdürü olarak görev yapıyor.

TÜM YAZILARI

Eşitler İlişkisi

Görüntülenme 806

0
Eşitler İlişkisi

Filiz Meşeci Giorgetti’nin, Eğitim Ritüelleri kitabı beni heyecanlandıran ve eğitime başka pencereden baktıran bir kitaptı. Kitap devlet ve okul ilişkisi, okuldaki ritüeller, törenler ve okul üniformalarının köklerine uzanan, heyecanlı bir okuma yolculuğuydu benim için. Kitapta en çok özdeşim kurduğum bölüm, belki de kendi öğrenciliğimden olsa gerek okulların katı hiyerarşik yapılarıydı. Bu yapı, okulda öğrencilerin yetişkinlerle girecekleri iletişimi otorite korkusu ile besliyordu. Sınıfların değişmez öğretmen masaları da bir simgeydi ve aslında öğrencilere aralarındaki mesafeyi ve duvarı gösteriyordu. Bu hiyerarşik yapı ve yıllarca sistemde oluşan katı duvar, ne yazık ki özgürlükçü eğitim söylemine tamamen terstir. Biz öğrencilere açık iletişimin değerini vurguluyor, öğrenme tasarımında öğretmeni öğretmen değil, rehberlik eden olarak gösteriyorken, öğrenme yolculuğunda bu katı duvarla öğrenciye eşlik etmek çok da olası görülmüyordu.

-Sınıfınızda kaç kişi var?

-23

-Peki siz?

Bu basit diyalog bile biz öğretmenlerin kendimizi sınıfın eşiti görmediğimizin temsilidir. Nasıl olsun ki değil mi, biz öğretmeniz, onlar öğrenci. Biz öğreteniz, onlar öğrenen. Biz yetişkiniz, onlar çocuk. Hem olur mu öyle eşit, çocuklar saygı duymaz eşit olursak… Daha bir sürü neden sıralayarak bu eşitliği bozmaya çalışabiliriz. Teknolojinin bu kadar hızla değiştiği ve geliştiği öyle bir dönemden geçiyoruz ki belki de tarihte ilk kez öğrenciler öğretmenlerine öğretebiliyorlar. Böylesi bir dönemde biz öğretmenlerin hala bilgiden kaynaklı otorite timsali olması çok da anlamlı değil.

Öğretmenlerin artık sınıfta öğreten, buyuran, emreden, üstten bakan, yargılayan rollerinden sıyrılarak sınıfın bir parçası olması gerekiyor ve tabii ki öğrenmeye eşlik eden rehber kimliğiyle. Sınıfta böylesi bir yapı kurulduğunda öğrenme de şekil değiştirecektir. Öğretmen masaları öğrencilerle aynı boyda olan, oturduğu yer öğrencilerin yanı olan öğretmenler alt mesaj olarak öğrencilere biz eşitiz der. Sınıfta kurulacak eşitler ilişkisi saygısızlığı değil, tam tersine sevgiden ve inançtan kaynaklı saygıyı doğurur. Böylesi bir öğrenme ortamında öğrenciler kendilerini özgür hisseder ve yargılanırım korkusu olmadan, çekinmeden konuşmaya ve kendilerini ifade etmeye başlarlar.

Sınıfta, eşitler ilişkisi kurmanın ilk adımı dili değiştirmekten geçiyor. Yeniden söyleyelim,

“Ezcümle özgürleşmeden eğiten aptallaştırır.”

 

Müjdat Ataman

Okul Müdürü

www.mujdatataman.com

[email protected]

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!