REKLAMI KAPAT
TRENDLER
Murat Moroğlu
Murat Moroğlu Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı

1982 yılında Adana'da doğdu. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölümü eğitimini 2002-2006 yılları arasında gerçekleştirdi.

2003-2006 yılları arasında Çağdaş Drama Derneğinin Yaratıcı Drama Liderliği / Eğitmenliği programını tamamlayarak "Yaratıcı Drama Lideri/Eğitmeni" unvanını aldı. Ankara'da farklı eğitim kurumlarında (Okul öncesi), Gazi Üniversitesi Vakıf Kolejinde (2009-2013) ve Özel Doğaç Yaratıcı Drama Liderliği/Eğitmenliği Kursunda (2013-2018) eğitmen olarak çalıştı. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü İlköğretim Bölümü Yaratıcı Drama Tezsiz Yüksek Lisansı programını (2017) bitirdi.

2012 yılından bu yana çeşitli internet sayfalarına "Çocuk Edebiyatı ve Yaratıcı Drama" ilişkisine yönelik yazılar yazıyor. Yaklaşık iki yıldır öğretmenlerle, ailelerle ve çocuklarla "Nitelikli Çocuk Edebiyatı" üzerine söyleşiler gerçekleştiriyor.

Fide Okulları'nda Yaratıcı Drama Öğretmeni olarak görev yapıyor.

@murat.moroglu

TÜM YAZILARI

Haftanın Çocuk Kitabı: Bir Fikirle Ne Yaparsın?

Görüntülenme 131

0
Haftanın Çocuk Kitabı: Bir Fikirle Ne Yaparsın?

Söylesem mi? Söylemesem mi?  

Bu soruları hangi durumlarda söylersiniz hiç düşündünüz mü? Biraz yardımcı olmaya çalışayım. 

  • Sevdiğiniz birisi hakkında kötü bir şey duyduğunuz an…
  • Bir konu hakkındaki düşünceleriniz olumsuz ise…
  • Bir konuda fikrinizin oluştuğu an…

Yukarıdaki örnek an’lar sıklıkla yaşadığımız an’lar diyebiliriz. Sanırım çoğaltılabilir. Böylesi an’larda düşüncelerimizi yani fikirlerimizi söylemekten çekiniriz. Bu söylememe durumu bizim toplumumuzda maalesef daha da yaygın gibi görünüyor. Bunun nedeni temelde iletişimi biliyor olmamamız. Kaybetme ve dışlanma kaygısı da diğer nedenlerden bazıları olabilir. Oysa beynimiz sürekli eylem halindedir. Sürekli düşünür, bir meseleyi yordar ve farklı bakış açılarını göstermeye çalışır bize. Ancak yukarıdaki nedenlerden dolayı bunu açıkça yapamayız. Herkes için değil tabi bu durum. Kaygı ve stres de düşüncelerimizi açıkça ifade etmemizi zorlaştırıyor. Bir de yakın çevremizin ve toplumun “fikirlerimize” bakış açıları var. 

“Acaba ne derler?

Kötü bulurlar mı fikrimi?

Kesin dalga geçerler” gibi çok daha fazla olumsuz düşünceler içimize işler toplum tarafından. Bu işlemeyi farkında olarak ya da olmadan bireye, küçük yaştan itibaren yapılmaya başlanır. Toplum, bireye bu davranışı öyle işler ki bir süre sonra da birey, başka bireylere karşı “farkında olarak ya da olmadan” bunu yapar. Çok ilginç değil mi? Bir süre öncesine kadar korktuğun ve rahatsız olduğun bir şeyi şimdi sen başkalarına yapıyorsun. Üstelik tüm içsel kırıklıklarına rağmen. Sonrasında da bireyler özellikle küçük yaştakiler fikirleriyle dalga geçilecek ve önemsenmeyecek diye fikirlerini söylememeye başlıyorlar. Bunu basit bir “fikir söylememe” diye görmeyiniz. Öncesi ve sonrasında bireylerde yarattığı durumlar var.

Örneğin fikirlerini söylemeye korkan ya da çekinen bireyin düşünsel eylemi de körelir. Fikirlerini söylemeye korkan ya da çekinen bireyin ifade etme becerisi gelişmez ya da bu gelişim artık durur. Bununla birlikte “özgüven” duygusu da sarsılır. Sadece “uygucu” bir birey olur zamanla. “Benim fikrim yok sizin dedikleriniz benim için geçerlidir. Siz ne isterseniz ben onu yaparım” gibi benzer anlamdaki cümlelerini daha çok duyarsınız bu bireylerin. Böylelikle bu bireylerde “liderlik” becerisi ya da ruhu gelişmez olur. Yukarıda küçük yaştaki bireylerin fikirlerini söyleyemedikleri zaman onlarda hangi olumsuz durumların oluşabileceğini belirtmeye çalıştım. Kısaca ifade etme, özgüven, fikir üretme, yaratıcılık, neden sonuç ilişki kurabilme, fikirlerini söyletmediğimiz bireylerde gelişmeyen beceriler olarak düşünülebilir. 

Oysa çocukların haklarından bir tanesidir, fikirlerini ifade etmeleri… 

Soru şu “çocukların fikirlerini söyleyebilmeleri için neler yapmalıyız?” Öncelikle yetişkin olarak kendimize bir çekidüzen vermek de fayda var. Çocukları rahat bırakmak ve fikirlerini neden-sonuç ilişkisi içinde değerlendirmek gerek ve bu değerlendirmeyi yaparken de “gerçekçi ve samimi” bir dil kullanmak. Onları üretmeye teşvik etmek ve ürettiklerini paylaşabilecekleri özgür ortamlar yaratmak bu anlamda da demokratik tutum sergilemek yapılacak ilk işlerden olabilir.

Yetişkinler olarak bu davranışlarımızı gözden geçirebileceğimiz bir kitap tavsiye etmek istiyorum. Nar Yayınları’dan 2016 yılında çıkan “Bir Fikirle Ne Yaparsın?” adlı kitap. Bir fikir ile bir çocuğun arkadaşlık sürecini, bu süreçte çocuğun kişisel düşünceleri ve davranışlarının yanı sıra toplumun da fikirlere olan bakış açılarını göreceksiniz kitapta. Okurken bazı cümlelerde “bana da böyle yapıldı”, “ben de böyle yapmıştım bir keresinde” diyeceksiniz. Yani kitap yetişkinlerin de kendilerine ayna tutmalarını sağlıyor. 

Son olarak anlamlı bir toplum olmak istiyorsak eğer çocukların daha fazla fikir üretmelerini ve ifade etmelerini sağlamalıyız. İyi birey, iyi toplumu; iyi toplum da daha yaşanılabilir bir dünya ortamı yaratır.

 

Murat Moroğlu

Yaratıcı Drama Öğretmeni

murat.moroğlu

[email protected]

 

Bir Fikirle Ne Yaparsın?

Yazan : Kobi Yamada

Çizen : Mae Basom

Yayınevi : Nar Çocuk

Basım tarihi: 2016

Sayfa sayısı: 40

 

*5 yaş ve üzeri için

 

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!