Haftanın Çocuk Kitabı: Doğaya Fısıldayan Çocuklar

0
62

Toprak, mutluluk olmadan yaşayamazdı”*

Arkadaş edinmek zor iş. Çocuk yaşlarda kolaymış gibi görünse de, aslında çocuk aklıyla insanın kafasına taktıkları, kurulan arkadaşlıkları devam ettirmek için gösterilen çaba, çoklu bir arkadaş ortamında istenip istenmeme gibi durumların hepsi önemli şeyler.

Zamanının çoğunu mahalle ortamında ve sokaklarda geçirebilmiş bir nesil olarak, özellikle çocukluk arkadaşlıklarının ve çocuklukta kurulan oyunların ne kadar önemli olduğunu şimdi daha iyi anlıyoruz sanırım. Özellikle mahalle kültürünün yavaş yavaş ortadan kalkması, sokağa duyulan güvensizliğin artması ve hepsinden önemlisi çocukların gerçek doğa ile buluşabilecekleri alanların sınırlı hale gelmesi çocukları da yetişkinleri de belli bir kısır döngüye sokuyor maalesef. 

Günışığı Kitaplığı’ndan çıkan Doğaya Fısıldayan Çocuklar kitabı, arkadaşlık, doğa, farklılıklar, kalıp yargılar, oyun ve benzeri pek çok kavramı sıcacık ve akıcı bir hikâyede buluşturmayı başarıyor. 

Kitabın kahramanı Andrea, şehir hayatından oldukça uzak bir çiftlikte ailesi ile birlikte yaşayan bir çocuktur. Disleksik olduğu için, okuma-yazmayla ilgili ufak problemler yaşayan, dikkatini derslere çok veremeyen, kendi yaşındaki çocuklarla oynamayı çok sevmeyen, bunun yerine tek başına hayal kurmayı tercih eden bir çocuktur aynı zamanda. 

Ailesi yazları –aslında artık orada yaşamayan amcalarına ait olan- evin diğer yarısını başkalarına kiralamaktadır. Önceki yıllarda hep yaşlı çiftlerin gelmesine alışık olan ve onlarla bir arada olmaktan rahatsızlık duymayan Andrea, o yaz da yine yaşlı bir çift beklerken birden bire kendisi ile yaşıt bir kız olan Nico ve ailesini görünce önce şaşırır, sonrasında ise korkuya kapılır. Bir çocukla, hem de kendisiyle yaşıt bir kızla ne yapacaktır? 

Ancak olaylar hiç de beklediği gibi gelişmez. Nico müthiş arkadaş canlısı biri olarak hemen gelip Andrea ile bir ilişki kurmaya girişir ve Andrea, daha ilk andan Nico’nun tanıdığı diğer kızlar gibi olmadığını anlar. Ne de olsa daha önce, eteğiyle tozların arasına oturan, futboldan nefret etmeyen, ağaca tırmanmaktan korkmayan ve tahta kurusu yetiştirmekten zevk alan bir kızla hiç karşılaşmamıştır. 

Andrea ve Nico çok kısa sürede yakın arkadaş olup etrafı gezmeye, doğayı keşfetmeye başlarlar. Yaşam şartları ve karakterleri birbirinden çok farklı da olsa, birbirilerinden öğrenecekleri o kadar çok şey vardır ki bu arkadaşlık ikisine de çok iyi gelir. Öyle ki akşam saatlerinde birbirlerinden zor ayrılır hale gelirler. Üstelik bu arkadaşlığı bir adım ileri taşıyacak bir sır da ortaya çıkmıştır: Nico çiçeklerle konuşabilmektedir! Nico’nun bu yeteneği ile günlük yaşamları daha da hareketlenen çocuklar, çiçeklerin istekleri ve onların yardım ihtiyaçları ile koşturmaya başlarlar. Yıllardır aynı yerde yaşayan Andrea, Nico sayesinde daha önce hiç görmediği yerler keşfettiği için çok mutludur. 

İki arkadaşın bir margarit çiçeğinin verdiği sır ile mutluluk çiçeklerini arayarak, gizemli bilgiler peşinde koşarak ve sınırsızca eğlenerek geçirdikleri yazın sonu yaklaşmakta ve ayrılık zamanı gelmektedir. Sonbahar ve ayrılık bu iki arkadaşın hayatlarını nasıl etkileyecek, yaz boyunca peşinde koştukları mutluluk çiçeğinin sırrı çözülecek mi, ikili tekrar görüşebilecek mi gibi sorular da sürpriz olarak kalsın. 

“Kırlar parlak yeşil, güzel rengini yitirmişti ve giderek daha çok sarı, altın rengi ve turuncuyla boyanmaya hazırlanıyordu. Çiçekler yavaş yavaş eğiliyor, uykulu ve yorgun görünüyorlardı. Ta ki bir gün birdenbire hepsi tamamen susana kadar. Mutlak bir sessizlik vardı artık, tek kelime bile edilmiyordu… Sonbaharın gelmesi okula dönmek, açık havada oynayamamak ve her şeyden öte de ayrılık anlamına geliyordu.”

Kitap, yetişkin okuyucuları geçmişe, unutulmaz yaz tatillerine, çocukluğun ve samimi arkadaşlığın hatıralarına götürürken; çocukları da doğayla iç içe olmaya ve arkadaşlık konusunda daha cesur adımlar atmaya özendirmesi bakımından oldukça güçlü bir hikâyeye sahip. Ödüllü İtalyan yazar Luigi Ballerini, akıcı ve sıcacık anlatımıyla her yaştan okuru kitabın içine çekmeyi ve tüm okuyucularda umudu yeşertmeyi başarıyor. 

Keyifli okumalar… 

Hazırlayan: Aynur Kolbay

@okumak_zamani


Yazar: Luigi Ballerini

Resimleyen: Morena Forza

Türkçeleştiren: Tülin Sadıkoğlu 

Basım Tarihi: 2019

Sayfa Sayısı: 100

Yayınevi: Günışığı Kitaplığı 

*Kitaptan alıntıdır. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here