Haftanın Çocuk Kitabı: Felsefe Makinesi

1
3225

“Özgürlüğe eriştirecek eğitim, genç insanların erken yaşta kendi doğrularına ve akıllarına başvurabilme alışkanlığı kazanmalarını gerektirir.” – G.W.F Hegel

Matematik, fizik, kimya, edebiyat, din kültürü, müzik, beden eğitimi gibi dersler okul çağının hemen hemen her döneminde karşımıza çıksa da felsefe ya da mantık gibi derslerle maalesef çok geç bir dönemde ve de çok kısıtlı saatlerde karşılaşma imkânı bulabiliyoruz. Felsefe ile bizzat, 1999’da lise son öğrencisi olarak tanışma fırsatı bulmuştum. Şansıma felsefe ve mantık derslerinde harika bir öğretmene denk geldiğim için de çok zevk aldığım ve bu alana ilgi duymamı sağlayan bir deneyim olduğunu söyleyebilirim. Ancak bu kadar kısıtlı bir zaman diliminde karşılaştığınız felsefenin ya da felsefe aracılığıyla düşünmenin, hayatınızda daimi bir yer edinmesini sağlamak oldukça zor. İşte tam da bu nedenle çocuklarla felsefe çalışmaları yapmak çok önemli. 

Sizin de kafanızda “İyi de bir yetişkin olarak bile zorlanılan felsefeyi çocuklarla nasıl konuşacağız?” sorusu doğuyorsa, söz konusu kitabın giriş cümlelerinden biri bu soruya çok güzel bir yanıt verebilir: “Felsefenin en güzel yanlarından biri, çocukların felsefe yapmak için felsefeye aşina olmasının gerekmemesidir.”

Paraşüt Kitap’tan çıkan Felsefe Makinesi, aslında çocuklarla bu alanda çalışmalar yapmak isteyen öğretmen ve uygulayıcılar için tam bir kaynak kitap. Ya da çocuklarının düşünme becerilerini geliştirmek ve doğru düşünme yöntemleri geliştirmelerini sağlamak isteyen ebeveynler için bir başucu kitabı da aynı zamanda. Aslında yazar Peter Worley’in kendi betimlemesi ile yöntem ve sınıflar için kaynak kitabın birleşimi olan çift kişilikli bir kitap da diyebiliriz. 

Yazar Peter Worley

Kitabın ilk bölümü çocuklarla felsefi soruşturmanın nasıl yapılabileceğine dair pedagojik yöntemlerin anlatıldığı bir bölüm. İlerleyen sayfalarda verilecek olan 25 farklı oturum yönergelerinin ne şekilde kullanılabileceğine dair yol gösteren ve işin mantığını anlatan bir bölüm aynı zamanda. “Çocuklara neden felsefe öğretmeliyiz?”, “Felsefi soruşturma modeli”, “Öğretim stratejileri” gibi pek çok ara başlık altında çocuklarla felsefi tartışmaların nasıl yönetileceği, fikir çatışmalarının nasıl önlenebileceği ve çocukların doğru bağlantıları kurmalarının nasıl sağlanabileceği üzerine yol gösterici yöntemler sunuluyor. Kavram haritaları çıkarmak, konuşmacının/kolaylaştırıcının yöntemlerini belirlemek, farklı yaklaşım modellerini tanıtmak, kapalı uçlu soruları açmak gibi pek çok konuya olabildiğince açıklık getirmeye çalışıyor. Uygulayıcılara bu kitabı ne şekilde kullanabilecekleri de anlatılıyor. 

İşin yönteminin anlatıldığı bölümden sonra ise Felsefi Soruşturma Oturumları isimli ikinci bölüm başlıyor. Bu bölüm için kitabın en zevkli, heyecan ve merak uyandıran kısımları da denebilir. Burada zorluk yaş seviyelerinin yıldızlarla belirtildiği 25 farklı oturum önerisi ve her bir oturumun da bir teması bulunuyor. Algı, varoluşçuluk, kimlik, ahlak, değerler, benlik, irade, duygular, özdenetim, empati gibi pek çok farklı tema, belli bir felsefe ile bağdaştırılarak işleniyor. Örneğin bir oturum, Platon’un “Felsefe merakla başlar” cümlesinden, başka bir oturum ise Heraklitos’un “Aynı nehre iki kere girilmez” savından yola çıkarak oluşturulmuş. Örnekleri çoğaltacak olursak bir oturumda filozof John Stuart Mill’in mutluluğun hayatımızdaki yerini sorgulamasından yola çıkarak “Mutsuz bir insan olmak mı yoksa mutlu bir domuzcuk olmak mı daha iyidir?” sorusunu masaya yatırırken, başka bir bölüm de filozof Parmenides’ten yola çıkarak hiçlik hakkında düşünmeye davet ediyor. 

Oturumların hiçbirinde filozofların fikirlerine ya da felsefelere ait çocukların sıkılacağı ya da anlamakta zorlanacağı detaylar verilmiyor. Çok kararında ve yeterli düzeyde bilgilerle, her bölümde konuyla bağlantılı bir hikâyeden yola çıkarak çocukların çok boyutlu düşünmeleri, kendilerine doğru soruları sormaları ve grup olarak başkalarının düşündükleri ya da savundukları ile doğru çıkarımlara ulaşabilmeleri sağlanmaya çalışılıyor. Bir sandalyenin gerçekten sandalye olup olamayacağını uzaylıların ve farklı galaksilerin de işin içine girdiği bir hikâyeyle düşündürtürken, bir başka bölümde içinde her şey olan bir hapishane hikâyesinden yola çıkarak gerçek özgürlüğün ne olduğunu sorgulatıyor. 

5-6 yaştan itibaren çocuklarla uygulanabilecek yöntem ve uygulama örnekleri sunan kitap, hem çocukların felsefi kavramları anlamasını hem de eğlenceli vakit geçirmelerini sağlayabilir. Daha da önemlisi doğru düşünme, iyi düşünme gibi kavramları çok küçük yaşlardan itibaren edinmeleri, çocukların ilerleyen süreçlerinde bulundukları evreni, çevreyi ve kendilerini anlamlandırabilmeleri için de çok güzel bir başlangıç olabilir. 

Pek çok ülkede öğretim yöntemleri arasında çok önemli bir yere sahip olan Çocuklar İçin Felsefe (P4C) yönteminin Türkiye’de bilinir hale gelmesini ve yaygınlaşmasını sağlamak amacıyla Little Thinkers Society’i kuran Dr. Özge Özdemir’in önsözünün de yer aldığı kitabın sonunda minik ama faydalı bir sözlük de bulunuyor.  

Keyifli okumalar…

Aynur Kolbay

Yazar: Peter Worley

Çeviren: Tuğçe Ebesek Büyükuğurlu

Resimleyen: Aysun Altındağ

Basım Tarihi: Ekim 2019

Yayınevi: Paraşüt Kitap

Sayfa sayısı: 208

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here