TRENDLER
Sezer Demir
Sezer Demir

TÜM YAZILARI

Haftanın Filmi - Çocukluk

Görüntülenme 1333

0
Haftanın Filmi - Çocukluk

Dijital fotoğrafçılığın yaygınlaşmasıyla taşınabilir belleklere ya da bilgisayarlara emanet ettiğimiz fotoğrafların kadim ikametgâhıydı albümler. Bazı evlerde başköşede duran, bazılarında ise kıymetli bir hazine gibi saklanan fotoğraf albümlerini yaşı elveren herkes sanırım hatırlar. Bu albümlerin genellikle en kıymetli fotoğrafları o evin çocuğuna/çocuklarına ait olanlardır. Fotoğrafın arkasına bazen özenli, bazen unutulma telaşı ile çalakalem yazılmış zaman bildiren notlar düşülür: “3 aylık” , “1.5 yaşında” … Bu gibi notlarla geçmişe dair “an”ların takibini kolaylaştırmak isteriz. Bir yandan da zamanın olumlu değişimini yani büyümeyi gözlemlemeye ve kayıt altına almaya çalışırız. Bu hafta bu arzudan hareketle doğan bir fikri, on üç yıla yayılan çekim serüveniyle beyazperdeye taşımayı başaran film Boyhood/Çocukluk üzerine bir şeyler söylemeye çalışacağım.

“Before Sunrise – Before Sunset – Before Midnight” üçlemesi ile tanınan ünlü yönetmen Richard Linklater son projesi Boyhood ile, “Bir çocuğun büyüme sürecini eş zamanlı kayıt altına alırsak ortaya ne çıkar?” sorusunun cevabını arıyor. Bu üçlemesi ile gerçek zamanlı anlatıma yakınlığını bildiğimiz Linklater, bu üslubunu Boyhood filminde on üç yıla yaydığı çekim ile doruk noktasına taşıyor. Başrollerde Ellar Coltrane (Mason), Patricia Arquette (Anne), Ethan Hawke (Baba) ve kendi kızı Lorelei Linklater(Samantha) yer alıyor. Boyhood ile 2014 Berlin Film Festivali’nde “En İyi Yönetmen” ödülüne uzanan R.Linklater, 2015 Akademi Ödülleri’nde de “En İyi Film” dâhil altı dalda Oscar’a aday gösterildi. Ülkemizde 13.Film Ekimi kapsamında seyirciyle buluşan Boyhood’un şu an için vizyon tarihine ilişkin herhangi bir bilgi yok.

image2resize

Uzun İnce Bir Yol

Mason’ı, ekranda yedi yaşında bir çocuk olarak derin düşüncelerle gökyüzünü izlerken görünce izleyici olarak kendime şu soruyu sormadan edemedim: “Film bittiğinde ben bu ufaklığın büyümesine tanıklık mı etmiş olacağım?” Bu sorunun cevabı benim için evet ama Linklater bununla yetinmemiş. Yönetmen Mason’a çevirdiği kamerası ile sadece onun büyüme hikâyesine odaklanmıyor. Linklater, Mason’ı “Mason” yapan her şeye bakmamızı sağlıyor. Boşanmış ebeveynlerinden, kız kardeşine, sık sık değişen yaşam alanlarından, üvey babalarına kadar her şey Mason’ın hikâyesinin içinde yer buluyor kendine. Tüm bu sarsıcı değişikleri, trajedi boyutuna vardırmadan “Olur böyle şeyler, sakin” dercesine anlatmayı başarıyor yönetmen.

Mason’ın büyüme hikâyesi olarak kabul edebileceğimiz bu anlatı, yetişkinler için ise uzun soluklu bir günlük halini alıyor. Bir yandan da Mason’ın annesi üzerinden hem kadın hem anne olarak var olmanın zorluklarını izleyiciye yansıtan yönetmen, babası üstünden ise yetişkin “ergen” erkeklerin sorumsuzluğunu ve bunun getirdiği rahatlığı yalın bir dille yansıtıyor perdeye. Yönetmen izleyicisine, bir kişiliğin inşasını izletirken Mason’ın karakterinin gelişimine sebep olan tüm olayları bizimle ayrıntılı bir biçimde paylaşmıyor. Bu Linklater’ın bilinçli bir tercih mi yoksa büyümeye uğraşan her çocuğun – farkında olmadan – yetişkin dünyadan sakladığı yönlerini anlatmanın bir yolu mu bilmiyorum. Her ne sebepten olursa olsun bunun, filmin çok uzun zamana yayılan çekim sürecini içerik yönünden de destekleyen bir yöntem olduğunu söyleyebilirim.

Boyhood (Momentos de una vida) -  Ellar Coltrane (Mason) final

Gerçek zamanlı çekim süreci kadar 165 dakikalık film süresi ile de iddalı bir yapım Boyhood. Böyle uzun süreli filmlerin sık sık düştüğü birçok hataya düşmüyor oluşu da Boyhood’un bir diğer başarısı. Senaryonun sarkması ya da yan hikâyelerin asıl anlatının önüne geçmesi gibi aksaklıklar filmde görünmüyor. Ayrıca Mason’ın yaş dönemleri arasındaki geçişler, filmin gerçekçi yaklaşımını daha da güçlendiriyor. Boyhood on üç yıla yayılan çekim yöntemi sebebiyle sadece oyuncularının fiziksel değişimini değil toplumsal yaşamın değişimine de tanıklık ediyor. Politik figürlerden, teknolojik yaşama hatta müzik ikonlarına uzanan bir yelpazede değişimin işaretlerine film boyunca yer veriliyor. Filmin anlatımındaki sakinlik, Mason’ı canlandıran Ellar Coltrane başta olmak üzere tüm oyunculuklar için de geçerli. Hırstan ve şaşadan uzak, olabildiğince dingin ve rahat oyunculuklarıyla film, izleyicide bir aile albümüne baktığı hissini uyandırıyor.

Zorlu Sürecin Şahidi  

Film bittikten sonra yazının girişinde sorduğum sorunun cevabını eğitimci olarak da vereyim. Evet, biz insanoğlunun sancılı ama bir o kadar da keyifli dönemi çocukluğun aileden sonraki en yakın tanığıyız. Tanık olmamız yanında çocuğun kişilik gelişiminde aileden sonraki en önemli faktörüz. Ailenin ve çevrenin etkisinin yanında eğitimcilerin etkisini de sorgulamayı sağlayacak bir yapım Boyhood. Bu sürece dair yapılacakları, farklı yaş gruplarına göre takınacağımız tutumu ve öğrenme sürekliğimizin eğitimciler için olmazsa olmaz olduğunu güçlü bir şekilde bize tekrar hatırlatıyor.

Oscar’a uzanabilir mi bilmiyorum ama R.Linklater sinemada sıkça işlenmiş bir konuyu farklı bir anlatım yöntemi ile beyazperdeye taşımış. Yönetmen tüm insanlığın “an”lar olarak kaydedip saklamaya çalıştığı bir dönemi, yani çocukluğu belki de sinema tarihine geçecek bir yöntem kullanarak anlatmayı başarıyor.

Boyhood_film

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sezer Demir

Twitter: @szrdmr

[email protected]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler
Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!