TRENDLER
Sezer Demir
Sezer Demir

TÜM YAZILARI

Haftanın Filmi - Shine

Görüntülenme 1428

0
Haftanın Filmi - Shine

Her kim ki babasına karşı çıkar, o insan kahramandır.

Frued’un söylediği iddia edilen ama teyit edemediğim bu tespite, size tanıtmayı düşündüğüm film hakkında ön araştırma yaparken rastladım. Freud, burada bahsettiği “karşı çıkış” ile tam olarak neyi anlatmayı hedefledi bilemesem de psikanalizle az da olsa tanışıklığı olan herkes gibi benim de zihnimde bir şeyler canlandı. Bu hafta, hayranlık veren müzik dehası, otoriter bir baba tarafından örselenen ve bunun bedelini ruh sağlığını yitirerek ödeyen piyanist David Helfgott’ın hayatını ya da gecikmiş “karşı çıkış”ını konu alan Shine adlı film üzerine bir şeyler söylemeye çalışacağım.

1996 Avustralya yapımı filmin yönetmenliğini Scott Hicks, başrolünü ise deneyimli oyuncu Geoffrey Rush üstlenmiş. David Helfgott’ın gençliğini Noah Taylor, babasını ise yine birçok yardımcı rolde karşımıza çıkan Armin Mueller Stahl canlandırmış. Shine, “En İyi Film” ve “En İyi Erkek Oyuncu” da dâhil olmak üzere 6 dalda Oscar’a aday gösterildi. Film, sadece “En İyi Erkek Oyuncu” dalında Oscar’a uzanabildi. Bu adaylıktan sadece tek ödülle dönmesinin sebebini, İngiliz Hasta gibi çok güçlü bir rakiple karşılaşmış olmasına bağlayabiliriz.

Günışığından Alacakaranlığa

Bir ‘flashback’ ile açılan film, David Helfgott’ın çocukluğuna odaklanıyor. David’in babasıyla, aile bireyleriyle ve müzikle olan bağını süreç içinde detayları ile bize aktarıyor. Film, geri kalan süre içinde zamanda sıçrama yapmadan bir düzlemde ilerlemeyi tercih ediyor ve açılış sahnesinde gördüğümüz yetişkin David’ e ulaşıyor. Tüm bu anlatı boyunca yönetmen, bize açılış sekansında David’in gecenin bir yarısı sağanak yağmur altında histerik bir sayıklama içinde koşmasının sebeplerini önümüze seriyor. Özellikle babasıyla olan ilişkisini, ‘an’lardan ya da daha uzun sahneler üzerinden filmin sonuna kadar akış içinde tutuyor. Çünkü David’in yaşadıklarının, yaşayamadıklarının ya da hayata geç kalışının temelinde babasıyla arasındaki hastalıklı ilişki bulunuyor.

shine-4

Filme ve bir dehanın hayatına yön veren, çocuğunu bir birey olarak değil de kendisine ait bir eşya ya da bir proje olarak gören, baba karakteri oluyor. Senaryoda yan karakter olarak tanımlanan baba, onu görmediğimiz sahnelerde bile bir hayalet gibi David’in üzerinde dolanıyor. Bu karakter öylesine güce inanmış ve onu kutsamış ki David’in seçimlerinden kaynaklanmayan sorunlarda bile bunun sorumluluğunu ona yüklemeyi tercih ediyor. Fiziksel ve ruhsal şiddeti ise David’in ona itaatinin sürekliliğini sağlamak ve otoritesini pekiştirmek için asli bir yöntem olarak sürekli kullanıyor. Tüm bunların yarattığı baskının ve ilerleyen süreçte ortaya çıkardığı travmatik etkilerin, bir insanın yaşamını nasıl mahvedebildiğini sarsıcı bir berraklıkla perdeye taşımayı başarıyor film.

Filmde David’in babasını canlandıran Armin Mueller’in ve gençliğini canlandıran Noah Taylor’ın oyunculuğu alkışı hak ediyor ama Geoffrey Rush’ın performansı gerçekten insanı büyülüyor. Senaryonun deyim yerindeyse içini dolduran ve ona gerçekten can veren bir oyunculuk sergiliyor deneyimli aktör. Zaten bu performans Rush’a o yılın Oscar’ının yanında aynı dalda Bafta ve Altın Küre de getirdi. Film, göz dolduran oyunculuklarının yanında özellikle klasik müzik tutkunlarını mest edecek bir müzik ziyafeti de sunuyor izleyicisine.

MV5BODk1MzY4OTU4MV5BMl5BanBnXkFtZTcwNjQyNzU0NA@@._V1_SX640_SY720_

Alacakaranlıktan Günışığına

David Helfgott’ın hayat hikâyesi aslında mitolojik hikâyelerin vazgeçilmez figürlerinden Anka Kuşu’nu anımsatıyor insana. Onu hayata en iyi şekilde hazırlamakla yükümlü kişilerden birinin istismarına rağmen bir şekilde küllerinden yeniden doğmayı başarıyor başarılı piyanist. Yine de geçmişin izleri hiçbir zaman onu yalnız bırakmıyor. Helfgott’ın yaşadıklarının sebep olduğu psikiyatrik rahatsızlıklardan belki daha acı ve daha ağır olanı, babasına dair şu sözlerinde saklı sanırım:

“Hiçbir şey hissetmiyorum. Belki benim hatam, belki de benden kaynaklanıyor. Evet, olaylardan dolayı devamlı kendimi suçlayamam ama babamı da suçlayamam çünkü artık yaşamıyor.”

Shine bize, bir dehayı “delilik” sınırına kadar sürükleyen ve onu hissizleşecek kadar kendinden uzaklaştırmayı “başaran”, güce tapan bir babanın dramatik bir seyirliğini sunarken şunu hatırlatıyor:

Parlasın diye en yükseğe taşımaya çalıştığınız yıldızın, kaymasına sebep olabilirsiniz.

shine4kj1

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sezer DEMİR

[email protected]

 

Etiketler
Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!