TRENDLER
Sezer Demir
Sezer Demir

TÜM YAZILARI

Haftanın Filmi - Temple Grandin

Görüntülenme 4810

0
Haftanın Filmi - Temple Grandin

Rüyaevi bu

Kapısında tuhaf bir numara

İsteyen çıkıp istediği yere gidebilsin diye.

Ama kapılar insana, çıkıp gitsin diye mi?

Girsin diye mi, rüyada bile olsa*

 

Yıllar önce okuduğum bu satırlarda yer alan soru her gün kullandığımız eşyaların veya her an rastladığımız, artık “rutin” olarak tanımladığımız davranışların bile herhangi bir kalıp yargıya dâhil edilemeyecek kadar değişken olabileceğini göstermişti bana. Her gün içinden geçtiğimiz onca kapı, bulunduğumuz yeri terk etmek için bir araç mıydı yoksa başka bir yere dâhil olmamız için sunulan bir fırsat mı?

Bu hafta toplumun kalıp yargılarla tanımlayamadığı için çemberin dışına itmek istediği, ailesi ve doğru zamanda tanıştığı eğitimcilerin desteğiyle, o çemberi kırıp toplumun riyakârlığını, içinde yaşadığı topluma gösteren ve kendine yeni kapılar açabilen bir otizmlinin yaşam öyküsünü konu alan yarı otobiyografik bir film olan Temple Grandin üzerine bir şeyler söylemeye çalışacağım.

2010 yapımı olan film, HBO tarafından televizyon için çekilmiş. Yönetmenliğini televizyon için birçok içerik hazırlamış Mick Jackson üstlenmiş, başrolü ise Homeland’ten Ajan Carrie Mathison olarak tanıdığımız Claire Danes üstleniyor. Yardımcı rollerde ise Julia Ormond ve Catherine O’Hara dikkat çekiyor. Golden Globe ve Emmy başta olmak üzere birçok ödüle aday gösterilen ve çoğunu toplayan film şüphesiz o yılın en akılda kalan televizyon yapımlarından biri olmayı başardı.

TempleGrandinFilm

Duygusal Makine

Bir yaşam öyküsünü konu alan film, otizmli bir kadının kendine has dünyasını tanımamızı sağlıyor. Otizme dair farkındalığın çok az olduğu bir dönemde eğitime başlayan Temple, okul yaşamına alışmakta çok zorlanıyor. Yaşadığı problemler sonucu eğitimini yeni bir okulda sürdürmeye başlayan Temple, okuldaki fen bilimleri öğretmeninin onun özel yanını/öğrenme stilini keşfetmesiyle yaşamında yeni bir kapı açılıyor. Üniversiteye başlamadan önceki yazı teyzesinin çiftliğinde geçiren Temple, çiftlikte yaşayan büyükbaş hayvanlar ile ilginç bir bağ kuruyor. Bu bağdan hareketle kendi duygusal eksikliğini gidermeyi ve hayvanlara daha “insancıl” bakım ve kesim hizmetleri verilmesini sağlayan yolları keşfediyor. Farklı bir yaşam algısı ve öğrenme biçimi olduğunu topluma kanıtlamak için inanılmaz çaba sarf eden Temple, akademik eğitimini başarı ile sürdürüp öz farkındalığını en üst seviyeye taşıyarak otizmli bireyler için de çalışmaya başlıyor.

Daha önce Yağmur Adam ve Şifre Merkür filmlerinde gördüğümüz üstün yetenekli otizmliler üzerinden otizm ve özel eğitim gereksinimi olan bireyler hakkında farkındalık yaratmayı amaçlayan yapım hedefine ulaşıyor. Anlatısını geri dönüşler üzerine kuran film bazen bunu çok iyi başarırken, bazı geri dönüşler filmin akışını olumsuz etkiliyor. Bu da anlatının bazı kısımlarının sekteye uğramasına sebep oluyor. Yine de başta Claire Danes olmak üzere göz dolduran oyunculuklar sayesinde bu kısımların üstü sanki bir perdeyle örtülüyor ve film,izleyicisi ile arasındaki bağı güçlendirerek ilerliyor. Temple’ın çevresine yaklaşımını daha iyi anlamamız için filmin görsellerini sık sık onun bakış açısıyla yansıtması otizmlilerin dünyayı nasıl algıladıklarına dair izleyiciye ipuçları veriyor.

MV5BMjQwOTQ4NDk5OF5BMl5BanBnXkFtZTcwNzM0Mjk3Mw@@._V1_SX640_SY720_

Farklı Kapılar

Örtülü anlama dair hiçbir kavrayışı olmayan bir insanın yaşamını anlatan bir filmde kullanılacak en son şey metafordur diye düşünebilirsiniz. Aslında filmin anlatıma dair en büyük başarısı tam da bu noktada ortaya çıkıyor. Temple Grandin için kapılar çoğu zaman gerçek anlamda baş belası. Bu gerçek sorun üzerinden onları metaforik olarak da kodlamayı başaran Grandin, izleyiciye bu yolla birçok şey anlatabiliyor.

Temple Grandin gibi özel yeteneğe sahip otizmli sayısı çok fazla değil ama yine de bizim “normal” olarak adlandırdığımız yaşam algımızda onlar için değiştirmemiz gereken birçok nokta var. Bunları değiştirirken bu bireylerin “eksik” değil farklı oldukları gerçeğini aklımıza kazımalıyız.

Ve en başa dönersek kapıları kullanarak asıl yaptığımız şey bir yere girmek ya da oradan çıkmak değil.

Bizim kapılarla asıl ilişkimiz, Temple Grandin’in dediği gibi “bir kapı açıldı ve ben o kapıdan geçtim” şeklinde.

Temple Grandin kendi yaşam öyküsüyle kalıp ve ön yargılarımızı bir kenara bırakıp geçmemiz gereken birçok kapı olduğu gerçeğini bir kez daha önümüze seriyor.


Sezer DEMİR

[email protected]

* Birhan Keskin, Artık Her Şey Tüccarların Elinde, Soğuk Kazı, Metis, İstanbul, 2010

 

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!