TRENDLER
Sezer Demir
Sezer Demir

TÜM YAZILARI

Haftanın Filmi - Tepetaklak Nelson

Görüntülenme 12900

0
Haftanın Filmi - Tepetaklak Nelson

Sevilen bir parçanın en akılda kalan kısmıdır

İnsan olmak yetmez, yetmiyor zaten

Süpermen süpermen olmak lazım bazen

Hepimiz yaşam telaşı içinde bir defa da olsa “süpermen” olmak istemişizdir ve belki de bu sebeple yukardaki mısralar dilimize pelesenk olmuştur. Bu hafta sizlere Half Nelson/Tepetaklak Nelson ile film boyunca hiçbir zaman “süpermen” olmaya meyletmeyen bir anti kahramanın hikâyesini anlatmaya çalışacağım.

Ryan Fleck’in ilk uzun metrajlı filmi Half Nelson. 2006 yapımı film, o yılın en çok övgü alan filmlerinden biri olmuştu. Fleck ve Anna Boden’ın senaryosunu birlikte yazdığı filmin başrolünde Ryan Gossling’e genç oyuncu Shareeka Epps eşlik ediyor. Bu filmdeki performansıyla Ryan Gsoling 2007 yılında Oscar’a aday gösterilen isimler arasında yer aldı. Ülkemizde vizyon göremeyen film, İf İstanbul 6.Bağımsız Filmler Festivali’nde sinema tutkunları ile buluştu.

HalfNelson1lrg

Tepetaklak Hayat

Yönetmen kamerasını bir öğretmen ile öğrencisi arasındaki sıra dışı arkadaşlık ilişkisine odaklıyor. Film, banliyö okulu öğretmeni olan Bay Dunne (Ryan Gosling) üzerinden onun sancılı özel yaşamına ve sorunlu dünya gündemine dair sorular soruyor ve değişim ihtimalini sorguluyor. Tabi bunu yaparken, Hollywood’un çok sevdiği ve diğer klişeleri gibi kullanmaktan asla vazgeçmeyeceği “ idealist (beyaz) öğretmen sorunlu (siyah) öğrencilerin hayatını değiştirir” klişesi ile arasına çok net bir çizgi çiziyor.

Çalar saat sesiyle açılan ilk sahnede depresif bir halde otururken görüyoruz Dan Dunne’ü. Akabinde sınıfta izlediğimiz Bay Dunne ise kışkırtıcı soruları ve farklı anlatım yöntemi ile gayet yaratıcı ve parlak bir öğretmen resmi çiziyor. Okul basket takımı koçluğunu üstlenen ve öğrencileri ile iletişimini güçlü tutan Dunne “idealist” öğretmen kimliğine göz kırpmaya başladığı anda yönetmen Dan Dunne’nun özel yaşamına uzattığı kamerası ile kahramanını bir anti kahramana dönüştürmeyi başarıyor.

half-nelson-half-nelson-2007-07-18-17-g

Yönetmen, Bay Dunne ‘nun sorunlu özel yaşamına paralel olarak sınıfta işlenmeye devam eden tarih dersi üzerinden Amerika’nın utanç sayfalarını da izleyicisine hatırlatıyor.”Beyaz” Amerika’nın yüz karası ırkçılığı ve “süper güç” Amerika’nın işgalleriyle eline bulaşan kan, öğrencilerin belgeselvari anlatımıyla bize yansıyor. Yönetmen, tüm bunları yaparken ise karakterleri dahil hiçbir şeyi siyah ve beyaz diye ayırmıyor. Sisteme ve sistemin çarklarına eleştirilerini sunarken, bu dişlerinin içinde kendinin de olduğu gerçeğini gözden kaçırmıyor ve izleyiciyle bu özeleştirel tavrı paylaşıyor. Yönetmen, bu anlatım tercihiyle aynı soruları izleyiciye de yöneltiyor ve onu da özeleştiri yapmaya davet ediyor. Ayrıca film, aynı tür filmlerde görülen romantizme ya da kuru ahlakçılık gibi kolay yollara kaçmadan ağır melankolik bir havada karakterlerini başarılı bir şekilde resmedebiliyor.

Half Nelson, Aristo mantığının altını oyup, diyalektik materyalizmle dirsek temasını sürdüren bir tarih öğretmeninin neyi, neden değiştiremediğini ve değiştiremediği şeylerin onun hayatını nasıl mahvettiğini yalın bir dil ve güçlü oyunculuklarla perdeye taşıyor. Yönetmen böylece bu filmle, son dönemde bağımsızlığı su götüren yüzlerce türdeş filmin yanında sağlam atmosferi ve iyi senaryosu ile Hollywood’un klişeler ile örülü kalesine jeneriklik bir gol bırakıyor.

Kafa Kolda Kalmış” Bir Rol Model 

Half Nelson aslında bir güreş terimi. Türkçesini yarı “kurt kapanı” olarak tanımlayabiliriz. Yönetmenin filme bu ismi vermesi aslında Dan Dunne ve onun gibilerin yaşadığı hayatın çıkmazını anlatmanın belki de en güçlü yolu. Kendi kendini kurt kapanına sıkıştırmışların vücut bulmuş hali Bay Dunne.

halfnelson460

Dan Dunne karakterinin öğrencilerine tutunma isteği biraz da kapana sıkışmış bir hayvanın kurtulma çabasını hatırlatıyor bana. Nasıl kapana düşen hayvan orandan kurtulmaya çalışırken kendini ölümcül bir şekilde yaralıyorsa, Bay Dunne da hayata tutunmak için sınıfta kalmaya devam ettikçe kendini ve öğrencilerini öylesine yaralıyor. Diğer taraftan tercih ettiği sıra dışı ders anlatımıyla öğrencilerine eleştirel düşünme, çok yönlü değerlendirme ve nedensellik ilişkisi kurma gibi birçok beceriyi kazandırıyor. Karakter bu yönüyle başarılı bir eğitimci portresi çiziyor

Özel hayata dair sancılı haller ve bunların eğitim ortamına bir şekilde yansıması sanırım her eğitimcinin kâbusudur. Tabi bu iki yaşamın ayrımını yapabilmek ya da ayrımı yapamadığında bunun farkına varabilmek, eğitimci olmanın en büyük sorumluluklarından biri olarak meslek yaşamımız boyunca omzumuzda duracak. Fakat omzumuzun bir tarafında etik yükümlülükler dururken, diğer tarafında da tek tipçi anlayıştan uzak bireyler yetiştirme sorumluğu duruyor.

Eğitimci olarak hem etik sorumlulukları yerine getirip hem de yaratıcı bireyler yetiştirmek için insan olmak yetmiyor süpermen olmak gerekiyorsa

Evet, itiraf ediyorum

“Süpermen olmak istiyorum.”

Sezer DEMİR

Twitter: @szrdmr

[email protected]

20041_1

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!