Haftanın Filmi – Whiplash

0
4304

Churchill ülkesinin II. Dünya Savaşı’na girdiğini açıkladığı konuşmasında İngiliz halkına şu sözlerle seslenmişti

“Size sadece kan, zahmet, gözyaşı ve ter vaat ediyorum”

Bu hafta üzerine kalem oynatacağım film Whiplash ise bize kan, zahmet ve gözyaşının yanında içerdiği kaliteli müzik, sağlam sinema diliyle dört başı mamur bir seyirlik vaat ediyor. Ayrıca 2015 Akademi Ödülü Adayları’nın açıklanmasıyla En İyi Film başta olmak üzere 5 dalda Oscar’a aday gösterilen Whiplash, zorlu bir yarışın sürpriz yapması şaşırtıcı olmayacak temsilcisi olarak da karşımızda duruyor

Genç yönetmen Damien Chazelle’in, ikinci uzun metraj filmi Whiplash. Bu film aslında yola kısa metraj olarak çıkmış. Yönetmen 2013 yılında projesine kaynak bulabilmek için filmini aynı oyuncularla kısa metraj olarak çekip Sundace Bağımsız Film Festivali’ne katılıyor. Burada ilgi gören film yönetmenin aradığı yapımcıyı da bulmasını sağlıyor. Böylece Miles Teller ve J.K.Simmons’ın başrolleri üstlendiği film uzun metraj olarak yeniden çekiliyor.

Yönetmenin ilk filminde de, Whiplash’te de hatta bu filmden sonra hayata geçirmeyi planladığı projesi La La Land’da da ana tema müzik. Bu tabiî ki tesadüfi değil. Damien Chazelle aslında bize en iyi bildiği dünyayı anlatmayı tercih ediyor çünkü yönetmenin geçmişinde de ciddi bir müzik eğitimi saklı. “Mükemmel” caz davulcusu olmayı hayal eden Chazelle, bunu başaramayacağını anladığında müzik eğitimini sonlandırıyor ama oradan Whiplash’e kaynaklık eden tecrübeler ile ayrılıyor. Bu sebeple Whiplash yönetmen açısından da yarı otobiyografik bir öykü olma özelliğini taşıyor.

Yönetmen, kendi geçmişinden yola çıkarak anlattığı hikâyede, ülkenin önemli müzik okullarından birine kabul edilen ve “mükemmel” bir caz davulcusu olma hayaliyle yanıp tutuşan Andrew Neyman (Miles Teller) ile kendi Jo Jones’unu ya da Buddy Rich’ini yetiştirmeyi kafasına koymuş sert, otoriter ve tavizsiz müzik öğretmeni Terrence Fletcher (J. K. Simmons) arasındaki hastalıklı ilişki üzerinden birçok derin mevzu hakkında esaslı sorular soruyor.

WHIPLASH

Mükemmelliğin Hastalıklı Halleri

“Bir insanı etkilemek istiyorsanız onunla konuşmaktan fazlasını yapmanız gerekir; onu biçimlendirmeniz gerekir, öyle bir biçimlendirmelisiniz ki, istemesini istediğiniz şeyler dışında hiçbir şey isteyemesin.” J.G.Fichte

 Ritmi giderek artan bir trampet solosuyla açılan ilk sahnede izleyici, Andrew ile Fletcher’ın tanışmasını izlerken bir taraftan da film boyunca göreceği takıntılı ve hiyerarşik ilişkinin ilk donesine de tanık oluyor. Yönetmen, açılış sahnesindeki cömert tavrıyla izleyicisine filmin gidişatı hakkında her şeyi söylüyor. Solonun artan temposu gibi adım adım artacak bir gerilime eşlik eden tehlikeli ve şiddet dolu öğretmen-öğrenci ilişkisiyle baş başa bırakıyor izleyicisini. Aslında filmin başarısı biraz da burada saklı: Yönetmen,kulağa çok tanıdık gelen bir hikâyeyi, filmin tamamına yaydığı gerilim ve izleyicinin zihninde oluşan sorulara karakterleri aracılığıyla verdiği cevaplarla güçlü bir anlatıya dönüştürüyor.

Andrew ve Fletcher arasındaki ilişki aslında sinema perdesinin çok da uzak olduğu bir ilişki değil. Özellikle Fletcher karakteri izleyenlere Full Metal Jacket’in efsanevi karakteri Çavuş Hartman’ı hatırlatacaktır. Hartman emrindeki askerlerin iradelerini ezip onları itaate zorladığı gibi Fletcher da grubundaki öğrencilere benzer yöntemler uyguluyor. Fakat bunu yapmadan önce öğrencilerini iyice tanıyor. Onlar hakkında bilgi topluyor hatta biraz yakınlık göstererek ona güven duymalarını bile sağlıyor. Tüm bunları yaptıktan sonra psikolojik ve fiziksel şiddet uygulayarak öğrencilerinin kişiliğini paramparça ediyor. Sonra elinde kalan istediği mükemmeliyete ulaşıncaya kadar onunla kedinin fare ile oynadığı gibi oynuyor. Tabi bu oyunun süresi elindeki öğrencinin bunlara dayanma gücüne de bağlı aslında. Andrew bu açıdan Fletcher’ın en dayanıklı oyuncağı olarak karşımızda duruyor.

whiplash-indie-movie

Yönetmen, Andrew‘in bu hastalıklı ilişkiyi sürdürmesinin sebeplerini de kısa ama derinlikli sahnelerle izleyicisine aktarıyor. Babasının da olduğu bir masada kuzenleri ve diğer aile bireyleriyle yaşadığı tartışma ve hemen bunun öncesinde Andrew’e masadakilerin yaklaşımı, genç davulcunun Fletcher ile ilişkisini neden sürdürdüğünün de sebebini gösteriyor bize. Yönetmen, Andrew’in kız arkadaşı Nicole ile yaşadıklarını, Andrew-Fletcher ilişkisinin daha iyi anlamamız için bizimle paylaşıyor.Mesela Andrew, Fletcher’ın grubuna katılmadan önce konuşmak bir tarafa yüzüne bile bakmaya cesaret edemediği Nicole’ü, gruba dahil olduktan sonra kariyeri için bir “engel” olarak görüp hayatından çıkarıveriyor. Aslında Fletcher’ın Andrew’e kırıntılar halinde verdiği başarı hissi ve onay Andrew’in hayatındaki diğer insanlardan bir çırpıda vazgeçmesinin en önemli kaynağı oluyor.

Zor Sorular

Andrew –Fletcher ilişkisinden yola çıkarak “Sanatta ‘iyi’ gerçekten de ‘mükemmel’in düşmanı mıdır? ‘Vasat’ ya da ‘iyi’ olmaktansa pes etmek mi gerekir? Mükemmel olamayan sanatçının sanatsal çabalarının hiçbir kıymeti yok mudur? Tüm bunların ötesinde, söz konusu sanatsal mükemmeliyetin sağlanabilmesi adına yapılacak fedakârlıkların bir sınır var mıdır?”(1) gibi soruları bizim kucağımıza bırakırken kendi cevaplarını film içinde verdi yönetmen. Mutlaka her eğitimci bu filmi izlerken bu soruları soracak ve dünyanın bir yerinde bu yöntemleri hala uygulayan, bunu da “başarı” ya da “mükemmellik” gibi kavramlara ulaşmak adına yaptığını söyleyen Mr.Fletcher’lar olduğunu bilecek. Yönetmen de bunun bilinciyle hikayenin finalini sertliğinden taviz vermeden kusursuz bir şekilde yaptı. Chazelle, son sahneyle başarı hikâyelerini ve buna giden yolu tamamen kutsamadığı gibi bu durumun çekicililiği de inkâr etmedi. Tüm bunları söylerken başarı ve mükemmellik adına Andrew gibi öğrencilerin maruz kaldıkları ya da bırakıldıkları çileyi ise olanca çıplaklığı ile aktardı.

Finaliyle son sözü karakterlerine değil izleyicisine bırakan film için ise benim son sözüm şu :

“ …and the Oscar goes to Whiplash”

WHIPLASH+onesheet

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sezer Demir

Twitter: @szrdmr

szr3dmr@gmail.com

 

1) Berke Göl, Eğitim Zayiatı, Altyazı Aylık Sinema Dergisi, Sayfa 29-31, Sayı 146, Ocak 2015

 

 

    

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here