TRENDLER
Mürşide Demirkol
Mürşide Demirkol Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü / Eğitim Programları ve Öğretim Anabilim

Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü / Eğitim Programları ve Öğretim Anabilim dalında Lisans ve Yüksek Lisans eğitimini tamamladı. Eğitim Uzmanı olarak birçok özel okulda çalıştı. Eğitim tasarlama ve planlama, proje yazımı yapıyor. Dönüşümsel eğitici eğitimi, öğretmenin sanat ve bilimi, mesleki ve kişisel gelişim, yaratıcı düşünme becerileri, hikaye anlatma sanatı, yetişkin öğrenenler ve hayal kurmanın gücü üzerine araştırıyor, okuyor, yazıyor, eğitim veriyor, konuşmalar yapıyor, sohbet ediyor. ICF Akredite uluslararası sertifikalı profesyonel Erickson koçu olarak bireylere/kurumlara bireysel ve takım koçluğu hizmeti sunuyor. Öğretmen Akademisi Vakfında yarı zamanlı olarak öğretmen ve yöneticilere yönelik eğitim projelerinde yer alıyor. AÇEV'in "Hayat Dolu Buluşmalar Proje"sinde 15-35 yaş arası genç kadınların yaşam becerilerinin gelişmesi için gönüllü eğitmenlik yapıyor. AB & MEB'nın 'Çocuğa Yönelik Şiddetin Önlenmesi Projesi" ve 'Hayatboyu Öğrenme Projesi"nde eğitim uzmanı olarak yer aldı. "İnsanlara dokunmanın en güzel yolu, en iyi yaptığın şeyi onlara sunmaktır" sözünden yola çıkarak hayat boyu öğrenme anlayışıyla 2010 yılında Hayalleri Ayarlama Enstitüsü'nü kurdu. İstanbul Kültür Üniversitesi Eğitim Fakültesi'ne yarı zamanlı öğretim görevlisi ve "Hayat boyu öğrenme" yaşam ilkesi olduğundan öğrenciliği devam ediyor.

TÜM YAZILARI

Haftanın Kitabı: Öğrenilmiş İyimserlik

Görüntülenme 3935

0
Haftanın Kitabı: Öğrenilmiş İyimserlik

‘’İyimserliğin kaynağı hem kendimizde, hem de toplumdadır’’ – Marcus Seneca

 

İyi ve başarılı bir yaşam için iyimserlik şarttır. “Siz de iyimser olabilirsiniz” bakış açısıyla yazılan ‘’Öğrenilmiş İyimserlik’’ kitabını Haftanın Kitabı olarak seçmemim nedeni, iyimser bakış açısına sahip olmanın, bu zamanın en değerli şeyi olduğunu düşünmem. ‘’Öğrenilmiş İyimserlik’’ kitabının yazarı Dr. Martin E.P. Seligman, pozitif psikolojinin kurucusu ve Pennsylvania Üniversitesinde psikoloji profesörü. Uzun yıllar öğrenilmiş çaresizlik kuramı üzerinde çalışan Seligman, bu kitabında depresyonun, başarısızlık ve kayıp konusunda kötümser düşünmekten kaynaklandığını açıklıyor ve ‘’Başarısız olduğumuzda daha iyimser düşünmeyi öğrenmek, bize depresyonu bertaraf etmemiz için kalıcı bir başarı kazandırır. Ayrıca daha başarılı ve daha sağlıklı olmamıza yardım edebilir’’ görüşünü savunuyor.

Kitapta sözü edilen körü körüne bir iyimserlik değil, esnek ve gözleri açık bir iyimserlik. HYB Yayıncılıktan Semra Kunt Akbaş’ın çevirisiyle çıkan kitapta Seligman, kişisel yaşamından ve birlikte çalıştığı gruplardan anekdotlara, hikâyelere ve çok sayıda araştırma sonucuna yer vermiş. Bu da kitabı okumayı kolaylaştırıyor.

Dr. Martin Seligman; eğer isterseniz, doğal olarak olumsuz ve kötümser olma eğilimlerinin üstesinden gelebileceğinizi öne sürüyor. Ayrıca insanların onun önerilerine uyup daha iyimser olmayı öğrenerek çok çeşitli etkinliklerde başarılı olma şanslarını artırabileceklerini iddia ediyor. Öğrenilmiş iyimserliği; bir işi başarmanın mutlaka bir yolunun olduğuna inanmak, yaşanan başarısızlığı geçici bir durum olarak görmek ve sorunlara çözüm geliştirmek için hamle üzerine hamle yapmak üzerine kurulu bir zihin durumu olarak tarif ediyor.

Kitaptan not aldığım dikkat çekici cümleler şunlar:

  •  Öğrenilmiş iyimserliğin, depresyon dalgasını toplumsal bir ölçekte durduracağına inanmıyorum. İyimserlik, yalnızca bilgeliğin yararlı bir yardımcısıdır. Kendi başına anlam sunamaz. İyimserlik, bireyin kendine koyduğu hedeflere ulaşmasına yardım edecek bir araçtır yalnızca. Anlamın ya da boşluğun bulunduğu yer, hedef seçimidir.
  •  Öğrenilmiş iyimserlik ortak değerlerle yenilenmiş bir bağlılıkla bir araya geldiğinde, depresyon salgını ve anlamsızlık son bulabilir.
  •  Yaşamın hepimize gösterdiği aksaklıkları yaşadığınızda kendinize söylediğiniz yıkıcı şeyleri değiştirmek, iyimserliğin merkezindeki beceridir.
  •  Gerçekçi olmakla kötümser olmak aynı şey değildir. 
  •  İyimserlik sadece ‘bardağın yarısı dolu’ demek değil; engellerimiz ve zaferlerimizi nasıl değerlendirdiğimizle ilgilidir.
  •  Hepimiz kötümserlik ve iyimserlik eğilimlerine sahibiz. Kötümserlikten uzaklaşıp hayata iyimser gözlerle bakmak istiyorsanız, hayatı kontrol etmek yerine düşüncelerinizi kontrol etmelisiniz.
  •  İyimser ya da kötümser olma kararı, yetkinlik hissimizi ve cesaretimizi doğrudan etkiler. Sonuçlara dair öngörüleri olumsuz olan insanların, risk alma, işe girişme olasılığı da çok az; oysa iyimser insanların hem işte hem de yaşamda daha gözü pek oldukları bir gerçek.

 

Nasıl daha iyimser olabiliriz? sorusuna doyurucu yanıtlar veren, kötümserlikten iyimserliğe geçiş yapmak o kadar da zor değil diyen Dr. Martin Seligman, kitabında iyimserliğe adım adım yaklaşmanın ipuçlarını veriyor.

 

İşte, okuması keyifli ve ufuk açıcı kitapta yer alan 5 adımlı bir alıştırma:

 

Kötümserlikten İyimserliğe Doğru 5 Adım

İç sesimizi ve düşüncelerimizi kontrol etmeye alışmak adına bir egzersiz. Bu egzersiz 5 adımdan oluşuyor.

  1. Olumsuz durumun ne olduğunu yazın

2. Olumsuzluk karşısındaki düşünce ve inançlarınızı yazın

3. Sonuçları yazın

4. İnançlarınızı gözden geçirin ve tepkinizi nasıl etkilediğini değerlendirin

5. Kötümser düşünceleri kafanızdan atmaya odaklanın

 

İyimserliği alışkanlığa dönüştürmek isteyenler, bu kitap sizin için.

öğrenilmişiyimserlik son

 

 

 

 

 

 

Mürşide Demirkol

Eğitim Uzmanı&Profesyonel Koç

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!