Haftanın Kitabı: Özgür Eğitim

1
3343

Eğitime radikal eleştiriye dair önemli bir perspektif sunan ve kafa açıcı birçok soru eşliğinde konuyu ele alan, önemli bir başvuru kaynağı olarak gördüğüm Joel Spring’in Özgür Eğitim isimli kitabını, Türkiye’de eğitimin durumunu düşününce bu tür tartışmaların lüks geldiğini hatırlatması açısından çarpıcı buldum. Eser, herkesin bir ucundan tutup çekiştirdiği eğitim meselesini sağlam temellere oturtuyor ve derinlikli bir çerçeve çiziyor. Kitabı okuduğunuzda eğitime eleştirel bakmanın bir anlamda literatürüne ulaşıyor, konuya dair tartışmalara hakim oluyorsunuz. Daha önemlisi, eğitime dair bu tür düşünceleri dile getirenlerin sadece okula değil, aynı zamanda aileye, çocuk yetiştirme biçimlerine ve elbette devlet yapısına da dokunarak konuyu ele almasıyla, kitabın eğitimi kısır yöntem tartışmalarından çok daha değerli ve emek isteyen bir zemine oturtması dikkate değer.

Okul eğitiminin radikal eleştirisiyle başlayan kitap bu alanda çalışmış düşünürlerin zorunlu eğitimi neden ve hangi konular bağlamında eleştirdiğini etkileyici özet düşünceler ve örneklerle anlatıyor. İdeolojik anlamda zorunlu eğitimin aslında tam olarak neye karşılık geldiğini, nasıl bir toplum tasavvuru kurduğunu ve otoriter devletin hizmetine nasıl sunduğunu öğreniyoruz. Kilisenin yerini alan okulun, daha sonra endüstriyel toplumun ortaya çıkışıyla sorgulamadan itaat eden bireyi koşulsuz bir şekilde hem devlet otoritesi hem sanayinin hizmetine hazırladığını vurguluyor. Daha sonra bireye odaklanan Spring, radikal eleştirmenlerin özgür bireyi nasıl tanımadıklarına dair ayrıntılı bilgiler veriyor. Mevcut düzende okul yapısının bireyi kendini gerçekleştirmekten uzaklaştırdığını, yok saydığını, onu küçük bir alana sıkıştırarak yeteneklerinin farkında olmayan, kendinden habersiz bir “nesneye” dönüştürdüğünü, işin psikolojik boyutlarına eğilen tartışmalar eşliğinde gözler önüne seriyor. Spring bunu alanın sağlam ideologlarının düşüncelerini harmanlayarak, benzer düşüncelerini vurgulayarak, varsa tıkandıkları noktaları, havada kalan soruları da yazarak yapmış.

Spring, William Reich’ın “otoriter ideolojiler ve muhafazakar yapılar üreten bir fabrika olarak tanımladığı modern ailenin katmanlarını tek tek alt üst ediyor. Cinsel özgürlüğü temel yapıtaşı olarak alan Neill gibi düşünürlerin ailenin cinsel özgürlüğü adeta muhafazakâr bir kaleye hapsettiğini, bunu da devletin aileyi kurumsallaştırarak sürdürdüğünü kafa açıcı örneklerle gözler önüne seriyor. Eğitim tartışmalarındaki gerçek anlaşmazlıkların eğitim tekniklerinden ibaret olmadığını, toplumsal değişimin doğasıyla ilgili olduğunu vurgulayan Spring, toplumun bir makine görevi gördüğü inancı üzerine kurulan mevcut sistemde çocuğun da nesneleştirildiğini vurguluyor. Okullarda biçimlendirilen, testlerle ayıklanan çocuklar toplumda uygun görüldükleri yerlere yerleştiriliyor. Kitapta üzerinde durduğu radikal eğitim teorileri ise verimliliği değil bireylerin özerkliğini ön plana çıkarıyor.

Yazar, bireyin otoriteye boyun eğmeyen, özgürleşebileceği, bir toplumsal yapıyı talep edebileceği bir eğitim yöntemi arzuluyor, geleceğe dair üzerine düşünülmesi gereken şeyin adeta devrimsel bir çabayla teori ve pratiğin birlikte yürüdüğü bir yapı olması gerektiğine inanıyor. Tüm bu düşüncelerin ayrıntılarını ve zengin tartışmaları bulabileceğiniz bu kitap, üzerinde tekrar tekrar düşünmeye, emek vermeye değecek bir eser. William Reich gerici psikoloğun hırsızlık yapan yoksulun çalma alışkanlıklarını nasıl değiştireceği sorusuna, radikal psikolog ise neden bütün yoksulların hırsızlık yapmadığı sorusuna odaklanırmış. Kitapta okuduğum bu fikir bana eğitimi değerlendirirken doğru soruları sormanın önemini hatırlattı. Eğitim üzerine düşünen herkese, kafalarımızda yeni sorular oluşturması dileğiyle tavsiye ederim.

 

Ayşe ALAN

 

 

Özgür Eğitim

Joel Spring

Çeviren: Ayşen Ekmekçi

Ayrıntı Yayınları

İstanbul, 2014

 

1 YORUM

  1. Kitap içeriği oldukça ilgi çekici ve belli ki radikal. Gerçeğin belirginleştirildiği, üzeri puslardan arındırılan eğitim sistemlerine önemli dokunuşların yapıldığı bir eser gibi. Ancak bir de eğitimin nasıl olması gerektiği hususunu da kısmen de olsa açsaydınız daa güzel olucaktı. Yine de emeğe teşekkürler.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here