Haftanın Kitabı: Telgraftan Tablete

2
1198

“Geçmişler geleceğe, suyun suya benzemesinden daha çok benzer.’’  – İbni Haldun, Mukaddime

Neşet Ertaş’a bir röportajda sunucu sorar: “Neden yeni yapılan türküler, sizinkiler kadar kalıcı olamıyor?” Neşet Ertaş ise şu yanıtı verir: ‘’Biz çekmediğimiz derdin türküsünü yakmayız gızım.’’  Çok derin ve çok anlamlı bir sözdür bu benim nazarımda. Yıllardır da çalışma ilkelerimden biri olarak kabul etmişimdir. Kuşaklar üzerinde çalışan bir araştırmacı olan Evrim Kuran’ın yeni çıkan Telgraftan Tablete “Türkiye’nin 5 Kuşağına Bakış” kitabını okurken ilk hissiyatım da bu oldu: Çekmediği derdin türküsünü yakmayan bir kitap ve yazar var karşımızda.

Evrim Kuran, Destek Yayınları’ndan çıkan ilk kitabının –umarım devamı gelir- arka kapağında kendine ve kitabına dair şu satırları paylaşmış bizimle:

‘’Yirmi birinci yüzyılın ilk yılından bu yana kuşaklar üzerinde çalışıyorum. Bir kuşağı anlamak, bir dönemi anlamaktır. Bir dönemi anladığınızda paradigmanın kıskacına sıkışmaktan kurtulursunuz. Ve sizin gibi olmayanları kendinize ait yargılarla değil, onlara ait gerçeklerle görmeniz mümkün olur. Bu mümkün olduğunda ise dönüşürsünüz.

İşte ya da evde… Bir şirket olarak ya da birey olarak…

Bir kuşağı anlamak, suya atılan taş gibi, etkisi dalga dalga büyüyen, yaşama, geçmişe ve geleceğe dair müthiş bir kavrayış sağlar. Hoşgörü sınırlarınızı genişletir, zamanın ruhuna yaklaştırır ve her adımda yargılayan değil öğrenen olmaya yönlendirir.

Çünkü bir Çin atasözünde de söylendiği gibi ‘’Bir kuşağın diktiği ağacın gölgesinde, öteki kuşaklar serinler’’

İyi bir hikaye dinlemeye, okumaya hasret kaldığımız şu günlerde, Evrim Kuran 5 kuşağı  kendi ailesinden yola çıkarak 5 farklı hikayeyle anlatıyor kitabında. Kitapta yer alan başlıklardan birkaçı şunlar: Kuşakların döngüselliği, kuşak arketipleri, kuşak karakteristikleri…

Evrim Kuran, sade, samimi sahici bir dille yazdığı kitabında; hikayeciliği ve ustalık yaklaşımı ile çok değerli olan Bebek Bombardımanı Kuşağı‘nın, sonuç odaklılığı ve iş bitiriciliği ile çok etkin olan X Kuşağı‘nın ve inovatif arayışları ve statükoya meydan okuyan sorgulamaları ile çok yenilikçi olan Y Kuşağı’nın özelliklerini, hayatı nasıl anlamlandırdıklarını, özellikle iş hayatındaki davranış kalıplarını ve alışkanlıklarını detaylı, incelikli ve nötr bir bakış açısıyla sunuyor.

Telgraftan Tablete kitabının güçlü yönlerinden biri de çok sayıda güncel araştırma ve raporlara yer verilmiş olması diyebilirim. Kitapta, S&P 500 şirketlerinin tepe yönetimleri ile 2016 yılında yapılan Kurumsal Uzun Ömürlülük Araştırması, Ulusal Gençlik Vakfı’nın 2017 Küresel Gençlik Refah İndeksi, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, Universum En Çekici İşverenler Araştırması, Universum İşgücü Mutluluk İndeksi, Dünya Ekonomik Forumu’nun İşlerin Geleceği Raporu ve Bir Bakışta Eğitim: OECD Göstergeleri 2017 raporlarından önemli veriler paylaşılıyor. 

Kitapta pek çok cümlenin altını çizdim. Onlardan birkaçını sizlerle paylaşmak isterim: 

‘’Bir kuşak gelir ve bir öncekinin koyduğu kuralları değiştirmek ister’’.  

‘’Bir nesli anlamak için, hayata ideolojik kulelerimizden değil, o kuşağın gerçeklerinden bakmalıyız’’.

‘’Tüm liderlerin, gençlerin ‘’yaratıcı yıkıcılığına’’ kulak verecek cesarette olmalarını tavsiye ederim’’.

‘’Bebek bombardımanı döneminin ‘’üretici merkezliliği’’, X kuşağı döneminin ‘’ürün merkezliliği’’, Y kulağı döneminin ‘’tüketici merkezliliği’’nden sonra, şimdi Z Kuşağı ile ‘’bağlam merkezli’’ dönemin başladığı ortada. Bağlam merkezlilik, eğitimden iş yaşamına varan süreçlerde hayatı nasıl etkileyecek? Fikrimce, müdürler, öğretmenler, fikir liderleri, markalar, şirketler ve benzerleri, sahnedeki bilge kişilik olmaktan çok ‘’kolaylaştırıcı’’ bir rehber olma kimliği kazanmak zorunda kalacaklar. Bağlamı iyileştirme yolu olan birer ‘’küratör’’ olmayı seçmek durumunda olacaklar. Bir başka deyişle, 19. yüzyılın reaktifliği, 20. yüzyılın proaktifliği, 21. yüzyılın bu döneminde yerini ‘’koaktif’’liğe bırakacak. Yani eğitimden tüketime, üretimden iletişime her süreçte hegemonyanın ezberleri bozulacak ve fark yaratmak değil de değer yaratmaya odaklanılacak. Daha yaratıcı, daha sahici, daha uyumlu bir dönem böyle inşa olacak. Z Kuşağı’nın ergin bireyler haline geleceği yakın gelecekte, sadeleşme, sürdürülebilirlik, girişimcilik ve sivil toplum inisiyatiflerinin değer kazanacağını, doğa dostu ürünler, barışçıl bir dil ve yaratıcı zekanın her zamankinden daha kıymetli olacağını düşünüyorum’’.

Kendini dönüştürmeyi, kuşakları anlamayı, yaşamı iyileştirmeyi şiar edinenler bu kitap sizin için…

 

Mürşide Demirkol

Eğitim Uzmanı & Profesyonel Koç

@mursidedemirkol

2 YORUMLAR

  1. Ben aldım kitabı. ön söz falan mükemmel ama sunuma göre kitap hayal kırıklığı. Analizler zayıf. Tezler güçsüz kalmış. Örnekler havada duruyor.

  2. Kitabı okudum. Beklentiyi karşılamıyor. Bu beş kuşak çok yüzeysel ele alınıyor. Konuya dair açıklamalar yeterli değil ve kitabın bütününde dağınıklık var. (Gazete yazılarının birleştirilmiş hali gibi- gerçekten öyle mi bilmiyorum)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here