TRENDLER

Hayatını Kurtaran Ailenin İyiliğine Karşılık Veren Bir Saksağanın Hikayesi

Görüntülenme 3014

0
Hayatını Kurtaran Ailenin İyiliğine Karşılık Veren Bir Saksağanın Hikayesi

Sam Bloom, yaklaşık dört yıl önce hayatını sonsuza kadar değiştirecek bir Tayland seyahatine çıktı.

Eşi Cameron ve üç oğluyla maceraya çıkmayı seven Sam için bu yolculuk da diğerlerinden farklı değildi. Bir sabah, okyanusta yaptıkları dalıştan sonra meyve sularını alıp otelin terasında oturmaya karar verdiler. Sam korkuluğun sabit olmayan bir bölümüne yaslandı ve beş metre aşağıdaki seramik zemine düştü.

Ve böylece her şey değişti.

Sam belini kırdı ve kafatasını çatlattı. Bu da beyninde büyük bir kanamaya ve şişmeye yol açtı. Yaraları o kadar ağırdı ki üç hafta boyunca Avustralya’daki evine dönmesi imkansızdı ve bir yedi ay daha hastane kalması gerekiyordu. Doktorlar ona bir daha asla yürüyemeyeceğini söylediklerinde sanki önemli bir parçası ölmüş gibi hissetti.

Eve döndükten kısa bir süre sonra aile tesadüfen bir ağaçtan düşmüş olan üç haftalık küçücük bir saksağan buldu.

Bu minik kuşun hayatlarını ne kadar değiştireceği hakkında henüz hiçbir fikirleri yoktu.

Saksağanın acilen sevgiye ve bakıma ihtiyacı vardı. Veteriner bir arkadaşlarını aradıktan sonra aile kuşu eve almaya karar verdi. Saksağanın, her üç saatte bir beslenmek gibi ciddi bir ilgiye ihtiyacı vardı, ancak kısa sürede toparlanmaya başladı.

Saksağana Penguin adını verdiler. O andan itibaren artık o da ailenin bir parçası oldu.

Penguin genellikle bir evcil hayvan gibi davranıyordu, ama ailenin fertleri saksağanın aslında evcil bir hayvan olmadığını asla unutmadı. Bir çamaşır sepetinden yapılmış bir yuvası vardı ve istediği zaman içine girip çıkıyordu.

Penguin’in onlarla takılmayı özellikle istemesinin kendilerini çok özel hissettirdiğini söylüyor ailenin babası Cameron.

Penguin oğlanlara, tabaklarından yemek çalmak ya da gömleklerine tuvalet yapmak gibi şaklabanlıklar yapmayı seviyordu.

 

 

Her ne kadar Penguin bazen gürültücü ve dağınık olsa da (tıpkı abileri gibi) aynı zamanda en tatlı dostlardan biri de olabiliyordu.

Penguin’in sıradışı varlığı özellikle kazadan sonra hala pek çok yönden iyileşmeye çalışan Sam için çok anlamlıydı.

“Eve tıkılıp kaldığım için çıldırmak üzereydim. Bana harika bir arkadaş oldu. Sürekli kucağımda ya da omzumdaydı. Bana çok iyi geliyordu çünkü onunla konuşuyor ve kafamın içinden geçenleri anlatıyordum” diyor Sam.

 

Sonraki birkaç ay içinde, çocuklarını Penguin ile birlikte oynarken seyrederken Sam’in ruh hali düzelmeye başladı.

 

Penguin, Sam’in zorunlu fizik tedavi egzersizlerine de eşlik ediyordu.

Hatta bazen kendisi de egzersiz yapıyordu.

Birkaç ay sonra Penguin’in yuvadan uçma zamanı geldi.

Penguin’i serbest bırakmak hiç kolay olmadı. Aile onu evlerinin dışındaki bir ağaçtan serbest bıraktılar. Ama Penguin kendisine dalmaya çalışan diğer saksağanlardan kaçmak için sık sık ailenin evine geri geldi.

Penguin yavaş yavaş insan yuvasından uçup daha uzun mesafeler gitmeye başladı. Sonra, yaklaşık bir yıl önce son kez uçtu.

Nereye giderse gitsin, Bloom ailesi için o her zaman ailenin bir parçası olarak kalacak.

 

Saksağan Penguin ve Bloom ailesinin diğer fotoğrafları için: www.penguinthemagpie.com
Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!