REKLAMI KAPAT
TRENDLER

"Hibrid Okul" Okul Güvenli Değil, Aksine En Riskli Seçenek Olabilir

Görüntülenme 2001

0

Okulları yeniden açmanın en iyi yolunun “ara yolu bulmak” olduğunu düşünebilirsiniz: Eğer virüsle orta noktada buluşursak, hayatlarımız hem daha normal olabilir hem de hastalığın çevremize bulaşmasını engelleyebiliriz. Bu düşünce, okulları yeniden açma ile ilgili “hibrid” planlara (çocukların yüz yüze derslerinin bir kısmının uzaktan eğitim ile verilmesine) yönelik coşkunun ardındaki en önemli motivasyonu oluşturuyor. Ancak çok dikkatli bir şekilde hazırlanmadığı sürece, hibrid eğitim en riskli yöntem olabilir. Özellikle de esas amaç virüsün okullara girmesini önlemekse. Bunun nedeni ise virüsün bulaşmak için kullandığı sosyal ağlar.

Boston Devlet Okulları tarafından tüm sınıflar için uygulanan hibrid planı ele alalım: Burada öğrenciler, ya Pazartesi ve Salı ya da Perşembe ve Cuma günleri yüz yüze eğitim gören iki gruba ayrılıyor. İngilizce öğrenen ya da özel gereksinimli öğrencileri içeren üçüncü bir grup ise haftanın dört günü yüz yüze eğitim görüyor. Çarşamba günleri ise okullar etraflıca temizleniyor. Yüz yüze eğitim almadıkları günlerde öğrenciler uzaktan eğitim alıyorlar.

Her şey kulağa gayet mantıklı geliyor. Peki o zaman sorun ne?

Sorun, öğrencilerin uzaktan eğitim almaları gereken günlerde ne yapacağı. Ebeveynlerin çoğu çalışmak zorunda, üstelik bunların büyük bir kısmı da evden çalışma imkanına sahip değil. Dolayısıyla çocuklara bakacak birine ihtiyaç duyacaklar. Bu da, aileden birini (belki de 65 yaş üstü ve risk grubunda birini) ya da yarı zamanlı bir bakıcı ayarlamak ya da ebeveynlerin sırayla başında durduğu bir grup çocuktan oluşan uzaktan öğrenme grupları oluşturmak anlamına geliyor. Tüm bu çözümlerin ortak yanı, okulda ya da ailelerin kendi içinde olanların yanı sıra ekstra temas ortamları yaratması. Üstelik bunlar, okulların yeterli koruma ve test ile takip şansının da olmadığı ortamlar (evet, okullar kesinlikle test yapmak zorundalar).

Hibrid okul planları, okullar ve aileler arasında virüsün dolaşabileceği daha fazla sosyal bağlantılar kurulmasına sebep olacağı için okullarda daha kolay bulaşmasına da sebep olabilir.

Daha yakından incelendiğimizde, hibrid planlarla ilgili başka sorunlar da var. Hibrid okullar ebeveynlere hayat normale dönüyor gibi bir izlenim verse de, uzaktan eğitim ile yüz yüze eğitimde aynı anda ustalaşmak zorunda kalan öğretmenlere ekstra yükler getirebilir. Peki ya kendileri de aynı zamanda ebeveyn olan ve çocuğu başka bir okulda, farklı günlerde okula giden çocukları olan öğretmenler?

Okullardaki riskleri üç kategoriye ayırabiliriz: Çocuklar için risk, çocukların hastalığı bulaştırabilecekleri için risk ve bir bütün olarak toplum için risk. Yeni koronavirüsün çocuklara bulaşma riskinin düşük olduğunu biliyoruz. Ancak sıfır değil. Elbette küçük risklerden kaçamayız, öyle olsa hiçbirimiz arabaya bile binmezdik. Okulların kapalı kalmasının çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerinden kaynaklı riskler, virüsten kaynaklı risklerle kıyaslandığında kesinlikle daha fazla olabilir.

Ancak ebeveynler, çocuklara bakan kişiler, öğretmenler ve diğer okul personeli için riskler daha yüksek. Çünkü bu insanların virüsten kaynaklı ağır sonuçlara maruz kalma olasılığı çocuklara göre çok daha fazla. Sonuç olarak, bu insanların maruz kalma olasılıklarını en aza indirmek istiyoruz, bu da virüsün bulabileceği okula giriş yollarının sayısını azaltmak anlamına geliyor. Ve bu da dışarıdaki insan ağları ile bağlantıyı sınırlamak anlamına geliyor. Şu çok açık: İnsanları korumak için okul salgınlarını mümkün olduğunca en aza indirmek istiyoruz ve virüsü okullara ne kadar az sokarsak, salgının büyümesi için o kadar az fırsat yaratırız. Bahar boyunca bazı okulların açık kaldığı İsveç gibi ülkelerde, öğretmenlerin enfekte olma olasılığı “diğer meslekler” kadardı. Ancak bu, okullarda salgın olmayacağı anlamına gelmiyor. Hatta olduğu iddia ediliyor, ancak bunun sebebi hiç test yapılmadığı için virüsün tespit edilememesi.

Sorumluluk duygusuna sahip liderler, okulların açılmasınının, toplumdaki bulaşma oranlarının düşük olmasına bağlı olduğunu net bir şekilde ifade ediyorlar. Eğer okullar açılırsa, virüsün bulaşması için bazı fırsatlar oluşacaktır. O halde barlar, restoranlar, spor salonları ve benzeri yerlerdeki bulaşma fırsatlarını da ortadan kaldırmalıyız. Eğer yeterince akıllı davransak, bunu okulları açmadan önce yaparız ve böylece önce bulaşma oranlarının düşük olmasını sağlayıp öyle okulları açarız. Elbette bu, işyerlerinin kapatılması anlamına geldiği için zor bir karar olur ve tepki toplar. Ancak okulların kapalı kalması da bir o kadar zor bir karar.

Öğrencileri, okullar ve geçici çocuk bakımı çözümleri arasına mahkum etmek durmak yerine, uzaktan eğitimin işe yaramadığı çocuklar ve ebeveynler için (yaşı çok küçük olan çocuklar, anne babası temel işlerde çalışan çocuklar ya da başka zorluklar yaşayan aileler ve çocuklar) yüz yüze eğitime öncelik verebiliriz. Bu kararlar ihtiyaç temelinde alınmalıdır. Diğer her alanda olduğu gibi pandemi sürecinde eğitimde de mükemmel çözümler yok maalesef. Ancak bazı çözümler daha iyi, daha adil ve daha sürdürülebilir olabilir.

Korkunç bir sorunla karşı karşıyayız ve okulların açıldığı ülkelerde yüz yüze eğitimin salgınlara sebep olmamasına katkı sağlamak için canla başla çalışan tüm eğitimcilere ve okula çalışanlarına minnettarım. Ancak tüm kişisel koruyucu ekipmanlar, sosyal mesafe ve el dezenfektanlarından önce salgındaki en önemli şeyin “engel olma” olduğunu unutmayalım. Hibrid okul planları maalesef okul kapılarını daha fazla riske açıyor.

 

Kaynak: https://www.washingtonpost.com/outlook/2020/08/14/hybrid-learning-coronavirus-risk/?s=09#click=https://t.co/gUlecVopTV 

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!