Hollanda: Dünyanın En Mutlu Ergenlerini Yetiştiren Ülke

0
1611

Rotterdam yakınlarında bulunan bir ortaokuldaki biyoloji dersinde, sürekli gülümseyen tek kişi iskelet Gerrit değil. Mutluluk derslerinin denemesini ilk kez on yıl önce yapan Groen van Prinstererlyceum Ortaokulu, dünyanın en tasasız gençlerinden bazılarına eğitim veriyor.

Üst üste yayınlanan raporlara göre Hollandalı gençler, OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) ülkeleri arasında en yüksek yaşam memnuniyeti düzeyine sahip. Bu durum, ergenler arası depresyon ve anksiyetenin gitgide yükseldiği İngiltere’nin ve kendi canına kıyan genç insan sayısının hızla yükseldiği Amerika’nın içinde bulunduğu duruma tamamen ters düşüyor.

Peki, tarihinde Kalvinizm ve sömürgecilik olan, 17 milyon nüfusa sahip bu düz ve yağmurlu ülke gençlere iyimser bir bakış açısı aşılamakta nasıl bu kadar başarılı oluyor?  

Hollanda Sosyal Araştırma Enstitüsü’nde araştırmacı olan Dr. Simone de Roos, ergenler arasındaki yaşam memnuniyeti seviyesinin 2013’ten beri düşmediğine dikkat çekiyor. De Roos şöyle diyor: “Bence, Hollandalı çocukların sosyal çevreleri genel olarak olumlu ilişkilerden oluşuyor. Ev, arkadaş ve okul ortamlarında destekleyici bir çevreye sahipler. Hollandalı ebeveynler çok destekleyicidir ve fazla kontrolcü değildir. Okullarda da eşitlikçi bir iklim söz konusu. Öğretmenler otoriter olmaktan ziyade öğrencilerin hislerine değer veriyorlar ve öğrenciler de öğretmenlere güveniyorlar.”

“İyi” Öğrenim, Mutlu Öğrenciler

Yeni bir çalışma 11, 13 ve 15 yaşlarındaki çocukları karşılaştırarak Hollanda’nın mutlu ergenlerini ortaya koydu. Cantril merdiveni ölçeğine (0 en az 10 en yüksek olacak şekilde yaşam memnuniyetini ölçen bir sistem) göre hangi basamakta yer aldıkları sorulduğunda oğlan çocuklarının yaklaşık yüzde 94’ü cevap olarak 6 veya daha yüksek rakamlar verdiler. Kız çocuklarının yüzde 84 ila 92’si ise biraz daha düşük rakamlar söylediler.  

Aynı rapora göre, Hollanda’da yaşayan ergenler hafta içi günlerinde kahvaltı yapma, hafta içi iki saat televizyon izleme, nazik ve yardımsever sınıf arkadaşlarına sahip olmada ilk beşteler. Fazla kilolu olma ve okul ödevlerinden dolayı baskı altında hissetmede ise son beş ülke arasındalar. Zorbalığa uğrama ihtimalleri ortalamaya göre daha düşük ve genel olarak aileleri ile konuşmaktan çekinmiyorlar.  

Bu sonuçlar, 2016 yılına ait Hollanda İstatistik Ofisi’nin yaptığı bir çalışmanın sonuçlarıyla uyuşuyor. Araştırmada, 12 ila 25 yaş arası 4000 insan, mutluluk derecelerini 10 üzerinden 8.4 olarak belirlemişti. Aynı zamanda, 2015’te yayınlanan ve Hollanda’nın – Finlandiya ve İsviçre’nin yanı sıra – “iyi öğrenimin doğurduğu sonuçları mutlu öğrenciler ile birleştirmeyi başaran ülkelerden biri” olduğunu belirten PISA raporu ile de benzerlik gösteriyor.

“Bazen, mutlu bir çocuk çok da uslu bir çocuk olmayabilir”

Tabii bunda ülkenin genel halinin büyük payı var. Hollanda’da işsizlik oranı çok düşük, eşitsizlik oranı da nispeten düşük ve ülke sağlıklı bir ekonomiye sahip. Beş ay önce, Hollanda Sosyal Araştırma Enstitüsü, Hollanda’yı yirmi beş yıl önceki haliyle karşılaştırdı ve şu an daha iyi olduğunu buldu. Başka bir çalışma ise insanların geçen yıldan daha iyimser olduğunu gösterdi. 

Dünya Mutluluk Bilgibankası (World Database of Happiness) müdürü Profesör Ruut Veenhoven, “iyi” olma beklentisi olmadığı takdirde genç insanların daha rahat olduğuna inanıyor.  

“Yeterince” özgür çocuklar

“Avrupa’ya baktığınızda, Hollanda ve Danimarkalıların ne kadar hoşgörülü olduğunu görürsünüz. İtaat etmeye öncelik vermekten ziyade bağımsızlıklarına odaklanırlar. Bu da topluma uyuyor,” diyor. “Çocuklar istediklerini yapmakta, arzularına ve becerilerine göre fikir geliştirmekte daha özgürler. Bazen, mutlu bir çocuk çok da uslu bir çocuk olmayabilir.”

Amsterdamlı 14 yaşındaki Tjalling Appelhof, Hollandaca’da tam karşılığı “sen iyi bir çocuksun” olan bir ifadenin olmadığını söylüyor.  “Biz, ‘bravo’, ‘aferin’ ya da ‘teşekkür ederim’ deriz,” diyor. Çoğu Danimarkalı genç gibi, o da okula bisikletle gidiyor ve hür iradesi  yüksek. “Aileme haber verdiğim takdirde eve geç saatlerde gelebiliyorum. Bence yeterince özgürlüğe sahibim.”

Tjalling Appelhof, 14, Amsterdam

Ülkenin marihuana tüketimindeki ününe rağmen, Trimbos Enstitüsü 12-16 yaş arası çocuklarda alkol ve uyuşturucu kullanma trendinin azaldığını rapor ediyor. Bu tür eylemler uzmanlar tarafından mutluluğu etkileyen “riskli davranışlar” olarak tanımlanıyor.

“Herkes tarafından sevilmek zorunda olduğumu düşünmüyorum”

Diğer olumsuzluklar zorbalık ve kavgalar. Groen van Prinstererlyceum’dan 16 yaşındaki Dani Karremans bu sıkıntıların Hollanda’da çok uç noktalarda yaşanmadığını düşünüyor. “Burayı diğer ülkeler ve özellikle de diğer okullar ile karşılaştıracak olursam, başka yerlerde insanların çoğunlukla ciddi şekilde zorbalığa uğradığını söyleyebilirim,” diyor. “Burada öyle şeyleri fark etmiyorsunuz. İnsanlar canımı sıkmaya çalışırsa onları görmezden geliyorum. İyi anlaştığım kendi arkadaşlarım var. Benim ‘sosyal bir imaj’ım yok ve herkes tarafından sevilmek zorunda olduğumu düşünmüyorum. Bu hiç gerçekçi olmaz.”  Annesi Endonezya ve Polonyalı, babası Faslı olan Dani, babasının Facebook’ta kendisinden daha fazla vakit geçirdiğini söylüyor.  

Sosyal bilimler öğrencisi olan 16 yaşındaki Saffron Jones, yarı İngiliz yarı Hollandalı. 11 yıl önce anne ile babası ayrıldığından beri arkadaş grubunun ona karşı çok destekleyici olduğunu ifade ediyor. “İlkokulda arkadaşlarımda kalabilirdim. Şimdiyse, okulda stresli olduğum zamanlarda, bu konuda iyi olduğunu bildiğim bir arkadaşımı arıyorum ve bana yardımcı oluyor. Bu beni rahatlatıyor.” Yeni çalışmanın verileri de bunu destekler nitelikte: Hollandalı gençlerin yüzde 86’sı sınıf arkadaşlarının nazik ve yardımsever olduğunu söylüyor. 

‘Sen mutlu olduğun sürece biz de mutluyuz’”  

Hollanda’nın, neredeyse tamamı devlet okullardan oluşan okul sisteminde büyük sınavlar 12 yaş civarı yapılıyor ve ortaöğretim üç seviyeye ayrılıyor. Bir seviyeden diğerine atlamak ya da sınıfı tekrar etmek mümkün. Standartların düşeceğine ya da bu durumun ayrımcılığı artıracağına dair kaygılar olmasına rağmen, bu tür bir esneklik aslında stresin azalmasına katkı sağlayabilir.  

The Groen van Prinstererlyceum Ortaokulu

Vlaardingen’den 17 yaşındaki Yara Agterhof, kısa bir süre önce bölümünü değiştirdi. “Bir yıl ilerideydim; fizik, kimya ve biyoloji dersleri alıyordum,” diyor. “Zorlandığımı hissettim ve geri dönme kararı aldım. Şu an gerçekten zevk aldığım şeylerle uğraşıyorum. Bir yıl kaybetmiş gibi hissetmiyorum hiç ve bence ailem de şöyle düşünüyor: ‘Sen mutlu olduğun sürece biz de mutluyuz.’”  

Her dokuz çocuktan birisi yoksulluk içinde büyüyor

Azınlıklar ile Hollandalıların başarıları arasındaki farklar gibi bazı sosyal sorunlar var; her dokuz çocuktan birisi yoksulluk içinde büyüyor. Ancak Groen van Prinstererlyceum’da biyoloji öğretmeni olan Jacqueline Boerefijn, yönetimin öğrenciyi okuldan atması için önce ona başka bir okul bulmak zorunda olduğunu söylüyor. Yani, sorunların çözülmesi özendiriliyor.  

Biyoloji öğretmeni Jacqueline Boerefijn.

Ancak, on yıl önce okuldaki mutlululuk derslerini geliştiren ve aynı zamanda eğitimcilere olumlu psikoloji dersleri veren Boerefijn, Hollandalı çocukların, eğitim ortamında oluşan yeni baskı kaynaklarının tehdidi altında olduğundan endişeleniyor.

“Çıtayı çok yükseğe çıkarmayı bırakın lütfen, çünkü bizim çocuklarımız böyle mutlular,” diyor. “Çok iyi eğitimli bir sürü insan var zaten, ancak şu an tesisat ya da marangoz işlerini yapacak yeterli sayıda insan yok.”

Tjalling’a göre ise, her şey çok basit. “Hollanda olarak zenginiz, çocuklarla ilgili eğitim ve sağlık hizmeti gibi çoğu konu da iyi organize edilmiş durumda. Yoksul insanlara da elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyoruz. Belki de çocukların mutlu olmasının sebebi budur.”

 

Çeviri: Zeynep Topal

Kaynak: https://amp.theguardian.com/world/2018/jun/17/why-dutch-bring-up-worlds-happiest-teenagers?CMP=share_btn_tw&__twitter_impression=true

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here