İki CEO, Bir Doktor Yetiştiren Bir Anne Anlatıyor: Başarılı Çocuk Yetiştirmenin Sırları

1
53376

İlk kızım Susan’a doğum yaptıktan sonra hemşire onu pembe bir battaniyeye sardı ve başına küçük sarı bir örgü bere taktı. Eşim Stan yanımda oturuyordu. İkimiz de çok yorgun ama sevinçliydik. Her şey çok açıktı: Kızımı görür görmez sevdim ve onu korumak, ona mümkün olan en iyi hayatı vermek ve başarılı olması için ne gerekiyorsa yapmaya yönelik doğal bir istek duydum.

Ancak çok geçmeden aklımı sorular ve şüpheler doldurmaya başladı. Hepimiz mutlu, güçlü ve tutkulu çocuklara sahip olmak istiyoruz. Susan doğduğu anda ve diğer iki kızımız Janet ve Anne dünyamıza katıldığında hissettim buydu. Farklı ülkelerden ve kültürlerden insanları birleştiren de işte bu istek. Herkes, çocuklarının iyi hayatlar yaşamasına, hem mutlu hem de başarılı olmalarına ve yeteneklerini dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için kullanmalarına yardımcı olabilmenin yollarını öğrenmek istiyor.

Buna kimsenin verebileceği kesin bir yanıt yok. Ebeveynlik uzmanları; uyku, yemek yeme, bağlanma ve disiplin gibi çocuk yetiştiriciliğinin önemli yönlerine odaklanıyor, ancak sundukları tavsiyeler çoğunlukla kısıtlı ve yönlendirici. Gerçekte ihtiyacımız olan – bunlar da ne kadar önemli konular olsa da – çocukların bakımı ve beslenmesiyle ilgili sınırlı bilgiler değil. Bilmemiz gereken en önemli şey, çocuklarımıza yetişkin olarak başarılı olmaları için gereken değerleri ve becerileri vermek. Ayrıca son birkaç yılda meydana gelen teknolojik değişimler ve bu değişimlerin ebeveynliğimizi etkileme biçimleri gibi büyük kültürel değişimlerle de yüzleşmek durumundayız. Çocuklarımız robotlar ve yapay zeka çağında nasıl başarılı olacak? Teknoloji devriminde nasıl gelişecekler? Dünya çapında tüm ebeveynler bu sorulara aşina durumda.

Genç bir anne olarak, bulabildiğim her tavsiyeyi ve yönlendirmeyi dikkate aldım, ancak işin büyük bir kısmında kendime güvenmeye karar verdim. Bu, aldığım araştırmacı gazetecilik eğitimi ya da çocukluğumdan kalan otoriteye güvenmeme duygumdan kaynaklı da olabilir, ancak doğruyu kendi başıma bulmak konusunda kararlıydım. Çocukların ihtiyaçlarıyla ilgili kendi fikirlerim vardı ve diğer insanlar ne düşünürse düşünsün bunlara bağlı kaldım. Çoğu insanın tuhaf olarak nitelendireceği bir sonuç çıktı ortaya. İlk günden itibaren kızlarımla birer yetişkin gibi konuştum. Çoğu anne, çocuklarına hitap ederken doğal olarak tiz bir ses ve basit kelimelerle bebek konuşması kullanıyor. Ben bunu yapmadım. Onlara güvendim, onlar da bana güvendi. Onları hiçbir zaman tehlike altında bırakmadım ama aynı zamanda hayatı tecrübe etmelerinin ya da hesaplanmış riskler almalarının önüne de hiçbir zaman geçmedim. Cenevre’de yaşarken, Susan ve Janet henüz dört beş yaşlarındayken, onları yandaki dükkana kendi başlarına ekmek almaya yollardım. Başından beri onların bireyselliklerine saygı duydum. Teorime göre en önemli yıllar sıfırdan beşe kadar olanlardı ve erkenden onlara öğretebileceğim her şeyi öğretecektim. En çok istediğim, onları önce bağımsız çocuklar, sonra da güçlü ve bağımsız yetişkinler haline getirmekti. Kendi başlarına düşünebildikleri ve mantıklı kararlar alabildikleri takdirde yollarına çıkan her türlü güçlükle yüzleşebileceklerinin farkına vardım. O zamanlar, araştırmaların yaptığım seçimleri doğrulayacağına dair en ufak bir fikrim yoktu. İçgüdülerimin, sahip olduğum değerlerin ve öğretmenlik hayatımda sınıfta işe yaradığını gördüklerimin izinde ilerliyordum.

“Ünlü” bir ebeveyn olmak ve dergi kapaklarında yer alan bir aileye sahip olmak biraz tuhaf. Kesinlikle yetişkin olarak sahip oldukları başarının hepsini kendime mal etmiyorum, ancak üçü de başarılı, insanlara değer veren ve yetkin insanlar oldular. Susan YouTube’un CEO’su, Janet California–San Francisco Üniversitesinde pediatri profesörü ve Anne insan genomu ve biyoteknoloji şirketi 23andMe’nin kurucularından biri ve aynı zamanda CEO’su. Ultra rekabetçi ve erkek egemenliğinin baskın olduğu uzmanlık alanlarının en tepesine yükseldiler ve bunu tutkularını takip ederek ve özgün düşünerek gerçekleştirdiler. Kızlarımın dünyayı azim ve doğrulukla şekillendirdiklerini izlemek hayatımın en büyük ödüllerinden biri oldu. Onların özellikle odadaki tek kadın olmaya değil, rekabet ederek ve iş birliği yaparak karşılaştığımız sorunlara çözüm bulmaya odaklanmaları beni çok etkiliyor.

Ebeveynler sürekli benden tavsiye istiyor, bazen benim kızlarımda kullandığım ve kendi ebeveynlik tecrübelerinde uygulayabilecekleri stratejiler için adeta yalvarıyorlar. Öğretmenler de aynısını yapıyor, sert disiplinci biri olmaktan nasıl kurtulduğumu ve bunun yerine yaptıkları işi gerçekten tutkuyla yapan öğrencilere rehberlik etmenin yolunu nasıl bulduğumu merak ediyorlar. Farkında olmadan, çocuklarımızı nasıl yetiştirmemiz gerektiği ve eğitimi nasıl yerinde ve yararlı hale getireceğimiz hakkında bir tartışma başlatmıştım. Benim sunduğum ve dünya çapında çok sayıda insanının ilgisini uyandıran şey, ebeveynlik ve öğretmenlikte sahip olduğumuz problemlere bir panzehir; muhakeme yeteneğimizi gölgeleyen ve çocuklarımıza zarar veren anksiyete, disiplin sorunları, güç mücadeleleri, akran baskısı ve teknoloji korkusuyla savaşmanın bir yolu.

Bir anne, büyükanne ve eğitimci olarak onlarca yıllık deneyimim sırasında hepimizin yeterli ve başarılı insanlar olmasına yardımcı olan beş temel değer belirledim: Güven, saygı, bağımsızlık, iş birliği ve nezaket.

Güven

Dünya üzerinde bir güven krizindeyiz. Ebeveynler kendileri olmaktan, risk almaktan, adaletsizliğe karşı durmaktan korkuyor ve bu korkular çocuklarımıza da geçiyor. Güven bizle başlamak zorunda. Bizler ebeveyn olarak yaptığımız seçimlerde kendimize inandığımızda, çocuklarımıza da güçlülük ve bağımsızlık yolunda önemli ve gerekli adımları atmaları konusunda güvenebiliriz.

Saygı

Çocuklarımıza gösterebileceğimiz en temel saygı, onların özerklik ve bireyselliklerinden geçer. Her çocuk bir hazineye sahiptir ve dünyaya sunulmuş bir hazinedir. O hazine ne olursa olsun onu beslemek, ebeveynler olarak bizim sorumluluğumuzdur. Bu, çocuklara kim olacaklarını, hangi mesleğe yöneleceklerini, hayatların neye benzemesi gerektiğini söylemenin tam tersidir: Bu, onlar kendi hedeflerini tanımlarken ve peşinden giderken, onlara destek olmaktır.

Bağımsızlık

Bağımsızlık, güçlü bir güven ve saygı temeline dayanır. Yaşamın erken dönemlerinde öz-denetimi ve sorumluluğu öğrenen çocuklar, yetişkinliğin zorluklarıyla yüzleşmek için daha donanımlı olurlar, ayrıca inovasyon ve yaratıcı düşünme için gerekli becerilere sahiptirler. Gerçek anlamda bağımsız çocuklar; güçlükler, terslikler, sıkıntılar gibi yaşamın kaçınılmaz olan tüm yönleriyle başa çıkabilirler. Çevrelerinde kaos hakimken bile kendilerini kontrol altında hissederler.

İş birliği

İş birliği, bir aile, sınıf ya da iş yeri olarak bir arada çalışmak anlamına gelir. Ebeveynler için bunun karşılığı, çocukları tartışmalara, karar alma süreçlerine, hatta disipline bile katılmalarına teşvik etmektir. 20. yüzyılda kurallara uymak en önemli becerilerden biriyken, kontrol tamamen ebeveynlerin elindeydi. 21. yüzyılda ise bu artık işe yaramıyor. Çocuklarımıza ne yapmaları gerektiğini söylemek yerine, onların fikirlerini soruyor ve çözüm bulmak için birlikte çalışıyor olmalıyız.

Nezaket

Garip ama gerçek bir şey var: Bize en yakın olanlara karşı, yabancılara gösterdiğimiz nazik ve düşünceli olma eğilimini göstermiyoruz. Ebeveynler çocuklarını severler ama onlara o kadar aşinadırlar ki çoğunlukla temel nezaketi cepte görürler. Nezaketi, dünyaya bir bütün olarak gösterdiğimiz bir davranış olarak modellemezler her zaman. Gerçek iyilik ve nezaket; şükran duygusunu, affetmeyi, başkalarına hizmet etmeyi ve dışınızdaki dünyaya ilişkin bir farkındalığı içerir. Çocuklarımıza, yapabileceğiniz en heyecan verici ve ödüllendirici şeyin bir başkasının hayatını daha iyi hale getirmek olduğunu göstermek önemlidir.

Bu beş temel değerin nihai hedefi, kendinden sorumlu insanlar yetiştirmektir. Ebeveynler, öğretmenler ve işverenler olarak yaptığımız şey bu; yalnızca çocuk yetiştirmek veya sınıfları ve toplantıları yönetmek değil, aynı zamanda insanlığın geleceğinin temelini oluşturmak. İnsan bilincini geliştiriyoruz ve bunu her zamankinden daha hızlı bir şekilde yapıyoruz. Çocuğunuzun ihtiyaç duyduğu ebeveyn sizsiniz, sizin güveniniz ve saygınızla çocuğunuz tam olarak olması gereken kişi haline gelecektir.

Kaynak: http://time.com/5578064/esther-wojcicki-raise-successful-kids/

1 YORUM

  1. Nedense çok küçük bir detayı atlamış. Anne Wojcicki, Google CEO’su Sergey Brin’in eski eşidir. Ayrıca zaten zengin bir ailedir. ABD’de iyi okulda okuyan tüm çocuklar illa bir yerlere geliyor, bu arkadaşların şansı da Sergey Brin olsa gerek.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here