İki Yıl Boyunca “Şeker Deneyi” Yapan Bir Ailenin Hikayesi

0
12172

12 yaşındaki Matthew Carter en sevdiği gazlı içeceğin içinde ne kadar şeker olduğunu öğrendiğinde ailesiyle birlikte bir deney yapmaya karar verdi. Bu bir şeker deneyiydi.

Matthew, beş hafta boyunca ailenin her bir üyesinin kullanabileceği şeker miktarını farklı kaplara boşalttı.

Ebeveynleri ve kardeşleri herhangi bir şey yediklerinde, o şeyin içindeki şeker miktarını kontrol etmek zorundaydılar. Ve herkes yediği kadar şekeri kabından kaşıkla alıp tekrar mutfaktaki şeker kavanozuna boşalttı. Kabı boşaldığında kimsenin o gün daha fazla şeker yemesine izin verilmedi.

Sağlık Bakanlığının verilerine göre dört ila altı yaş arasındaki bir çocuğun günlük olarak en fazla beş adet küp şeker miktarında şeker alması gerekiyor. Bu miktar 7 ila 10 yaş arası çocuklar için altı küp şekerken, 11 yaş üstü herkes için yedi küp şekere çıkıyor. Oysa özellikle çocukların içtiği içeceklerdeki şeker miktarı bunun kat kat üzerinde. Klasik bir enerji içeceğinin içinde (500 ml) 13 küp şeker bulunuyor. Kolada (330 ml) 9 küp şeker, kutu meyve sularında (200 ml) ise 5 küp şeker miktarında şeker bulunuyor.

İngiliz Sağlık Bakanlığının verilerine göre çocuklar, 10 yaşına geldiklerinde 18 yaşındaki biri için önerilen maksimum günlük şeker alımını bile aşıyorlar. Özet olarak çocuklar her gün tüketmeleri gerekenden sekiz küp şeker daha fazla tüketiyor. Bu, her yıl 2,800 küp şeker daha fazla tükettikleri anlamına geliyor.

Matthew’un annesi Claire iki yıl önce yaptıkları şeker deneyinin nasıl başladığını şöyle anlatıyor: “Bu deneyi yapmaya başladık çünkü Matthew uyuyamıyordu. Biz de en sevdiği gazlı içeceğin içindeki şeker miktarını ölçtük. Yaklaşık dört çay kaşığı kadar şeker vardı içinde.”

Çocukların davranışları değişmeye başladı

Tam bir futbol hayranı olan Matthew, sağlıklı beslenmenin sporcuların zindeliğini koruyabilmelerinde çok önemli bir rol oynadığı hakkında yazılar okudu. Arkadaşlarının kilo aldığını fark eden Matthew, bunu okul çıkışı satın aldıkları çikolatalara bağladı.

Şeker deneyine başladıktan kısa bir süre sonra Claire çocuklarının davranışlarında değişiklikler görmeye başladı. Daha ikinci günde, o sıralar altı yaşında olan Sarah, kahvaltıda yediği mısır gevreğine şeker koymak istemediğini ilan etti çünkü sabahın ilk saatlerinde kabındaki şekerin çoğunu kaybetmek o günü daha zor geçirmesine sebep oluyordu.

Sarah meyve yemeye başladı ve bisküvi gibi tatlı bir şey yiyemeyeceği söylendiğinde artık ağlamaya başlamıyordu: “Çünkü o zaman kabındaki şeker hakkı bitiyordu. Çay kaşığı miktarı onun için büyük bir anlam ifade etmeye başladı. Kabındaki şekeri kaşıklayarak tekrar şeker kavanozuna geri koymak, yemek üzere olduğu şeyin içinde ne kadar şeker olduğunu önemli bir hale getiriyordu,” diye anlatıyor annesi.

Şeker deneyi sonrasında yaşananlar…

Beş haftanın sonunda Claire ve eşi Martin de kilo verdiler. Ama işin en güzel tarafı Matthew’un deneyinin ailesi üzerinde kalıcı bir etki bırakması oldu.

“İki yıl sonra şeker tüketimimizin hala oldukça kontrol altında olduğunu söyleyebilirim rahatlıkla,” diyor Claire.

“Diğer ebeveynlerin bana söylediklerine göre çocuklarım bir partiye gittiklerinde hala arkadaşlarından daha farklı yemek seçimleri yapıyorlar. Sanırım yüksek şekerli yiyeceklere alışık değiller ve artık bunları canları çekmiyor.”

Deneyi başlatan Matthew ise şöyle diyor: “İki yıl sonra bile şeker deneyimizden konuşacağımız hiç aklıma gelmezdi. Artık kapları kullanmıyoruz çünkü artık ne kadar şeker almamız gerektiğini çok iyi biliyoruz. Ama kaplar, ne yediğimizi görmemizi sağladı.”

 

Kaynak: https://www.bbc.com/news/health-46739905

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here