TRENDLER
Yılmaz Erdal
Yılmaz Erdal Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık

1980 yılında Adana'da doğdu. Lisans eğitimini Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümünde tamamladı. Çeşitli özel ve devlet okullarında psikolojik danışman ve yönetici olarak çalıştı. Geştalt terapi, psikodrama, bilişsel terapi, çözüm odaklı terapi gibi alanlarda uzun dönemli eğitimlere katıldı. Yaratıcı drama alanında eğitimci eğitimi programlarında uzun yıllar çalışmalar yürüttü. Fide Okulları'nda Okul Müdürü olarak görev yapıyor.

TÜM YAZILARI

Kaplan Anneler Çağında Fil Anne Olmak

Görüntülenme 931

0
Kaplan Anneler Çağında Fil Anne Olmak

Okula uyum sağlayamayan 3 yaşındaki kızımı anaokulundan almayı düşündüğümde hayatımda ilk defa “Cesur olmalısın” ifadesiyle karşılaştım. Annemi kaybettiğimde veya babamı kaybettiğimde dahi kimse bana “Cesur ol” dememişti.

Kızım kooperatif bir okula gidiyordu ve bu, istediğim zaman okuldan ayrılamayacağım anlamına geliyordu. Bu okula çocuk göndermeye karar verdiğinizde, pek çok farklı işin ve büyük bir topluluğun parçası olmayı kabul etmiş oluyordunuz. Bir başka deyişle okuldan ayrılma kararımla ilgili diğer velilerle konuşmam gerekiyordu. İçlerinden biri “Peki ya cesaret?!” diye sorduğunda şaşkına dönmüştüm. O kişi, benim hakkımda mı yoksa 3 yaşındaki kızım hakkında mı konuşuyordu, anlayamamıştım.

Bireyselliği çocukların kafasına olabildiğince hızlı bir şekilde yerleştirmek gerektiğinden bahseden anne-babaların yanında kendimi çok uyumsuz hissederim. Ben Hindistan’da büyüdüm. 20’lerimde Amerika’ya taşındım ve 30’larımda anne oldum. Olabileceğim en iyi anne olabilmek için pek çok kitap okudum. Birdenbire kendimi, anne-babamın dönemindeki Hintli ebeveynlerin tarzını sorgularken buldum. Babam, çocuğun ilk beş yılının çok önemli olduğuna inananlardandı. Babamın, beni beş yaşına gelene kadar hiç azarlamadığını anlatarak övündüğünü pek çok kere duydum. Babam, çocukları beş yaşına gelmeden önce onlara sesini yükselten kardeşini azarlardı. Ağladığımda, beni teselli etmek veya kucaklamak için bir yetişkinin gelmediğine dair hiçbir anım yok. Her zaman oradaydılar. Beş yaşıma kadar annemle uyudum. Babam, annemin kuyruğu olduğumu söyleyerek takılırdı bana. Fakat ne annem ne de babam, yalnız uyumam veya kardeşlerimin uyuduğu odada uyumam için beni zorlamadı.

Yaklaşımı bu şekilde olan tek anne-baba bizimkiler değildi. Çocukluğumda ziyaret ettiğimiz hemen hemen her evdeki durum “Çocukların eğlenmelerine izin verin” cümlesinin bir yansımasıydı. Anne-babalarımızla en havalı restoranlara giderdik ve etrafta koşturup ebelemece oynardık. Ne diğer yemek yiyenler, ne yöneticiler, bizi kimse durdurmazdı. Bu çok normaldi. Hatta garsonlar bile bir süre sonra bize katılırlardı. Çok eğlenceliydi.

Ben, anne-babamın kuşağının “doğru” yaptığını söylemiyorum. Aralarından bazıları mutlu çocuklar yetiştirdi, bazılarının çocukları ise mutsuzdu, bazılarının çocukları CEO oldu, bazılarının çocukları ev kadını olup çocuk yetiştirdiler. Benim söylemek istediğim, “Fil anne” olmanın, “Fil baba” olmanın, çocuğunu “Fil ebeveyn” olarak yetiştirmenin de kabul edilebilir bir şey olduğu.

Eğer fil anne-baba olmanın ne demek olduğunu merak ediyorsanız, bugünlerde çok popüler bir kavram olan kaplan anneliğin (aşırı disiplinli annelik) tam tersi olduğunu söyleyebilirim. Fil annelikle neyin kastedildiğini şu videodan izleyebilirsiniz.

6. sınıftayken bir testten başarısız oldum. Yaşlı gözlerle annemin yanına gittiğimi ve annemin bunun önemli olmadığını söylediğini hatırlıyorum. Kucağında hıçkırarak ağladım. Saçımı okşadı, daha çok sınava gireceğimi ve elbette birinden geçeceğimi söyledi (bir sonraki yıl çok önemli bir yeterlilik sınavından ödül aldım).

Babam çok cesur bir insandı ama buna rağmen bana hiçbir zaman cesur olmaktan bahsetmedi. Anne-babam beni canım acımasın diye korudularsa, eninde sonunda bir gün hayatın canımı acıtacağını bildikleri içindir. Hem annemin hem de babamın aileleri çocuklarına çok düşkün ailelerdi. Annemin babası, çocuklarını okutabilmek için her kuruşunu biriktirmişti. Bu yüzden, en sevdiği etkinlik olan sinemaya gitmekten vazgeçmişlerdi ve kıyafet almayı bırakıp kendi kıyafetlerini kendileri yapmaya başlamışlardı. Annem-babam ebeveyn olmayı kendi anne-babasından öğrendiler. Ben de onlardan öğrendim.

Fakat ben ve Hintli kocam, çocuğumuzu, büyüdüğümüz topraklardan binlerce kilometre uzakta yetiştirmeye çalışıyoruz. Çevremizde ya da çocuğumuzun okulunda bir tane bile Hint asıllı aile yok. Bizim çocuk yetiştirme tarzımız, çevremizdekilerin çocuk yetiştirme tarzına benzemiyor.

Biz kızımızı, ağlarken tek başına uyuması için yalnız bırakmadık. Bu karar, çevremde uyku uzmanlarının öğütlerini dinleyen insanların destekleyeceği bir karar değil. Ama benim kültürüme uygun bir karar. Kızım 4 yaşında ama şu anda bile ayakkabılarını giydirmemi, ona yemek yedirmemi isteyebilir. Çevremdeki anne-babaları şok eden istekler!

Bu farklılıklardan dolayı Anne-Baba İletişim Merkezi’ndeki uzmanlardan yardım almaya gittim. Bu uzmanlar, anne-baba olma yolculuğundaki insanlara destek veriyorlardı. Artık köylerde yaşamadığımızı, anne-babalarının çocuklarıyla temasta kalmakta ve çocuklarına anlaşıldıklarını ve duyulduklarını hissettirmekte zorlandıklarını söylediler. Bunun sağlanabilmesi için ailelerin kendilerini anlaşılmış ve desteklenmiş hissetmeleri gerektiğini ve bunun bizim parçalara ayrılmış dünyamızda çok kolay olmadığını söylediler. Ben de, yetişkinlere uygun standartların çocuklardan beklenmesinin çocuğun yararına olmadığını düşündüğümü söyledim.

Anne-babalıkla ilgili pek çok forum, tartışma ve kaynak var. Çocuğumuzu yetiştirmek için en iyi yolu ararken, doğal olarak, bizim için mantıklı olanın etkisi altında kalırız. Olabileceğiniz en iyi anne-baba modeli, olmak istediğinizdir. Mükemmel çocuk olmadığı gibi mükemmel anne-babalık da yoktur. Önemli olan seçtiğiniz tarzın çocuğunuza iyi gelmesidir.

 

Çeviren: Yılmaz Erdal

 

Kaynak:http://www.theatlantic.com/education/archive/2014/12/elephant-mom-timeof-tigermother/383378/

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!