TRENDLER

Kaygıdan Kaynaklanan Okulu Reddetme Davranışıyla Başa Çıkmak

Görüntülenme 570

0
Kaygıdan Kaynaklanan Okulu Reddetme Davranışıyla Başa Çıkmak

Çocuğunuz okula gitmek istemiyor. Bu, pek çok anne babanın alışkın olduğu, günlük bir mücadele.

Peki ya çocuğunuz okula gitmeyi reddediyorsa?

Zihin sağlığı uzmanları ve eğitimciler, sıradan okul kırmaların aslında başka bir şey olabileceğini söylüyor. Artık bazı kronik okul devamsızlıkları, “okul reddi” olarak adlandırılıyor ve bu durum kaygı, depresyon, aile krizleri ve başka travmatik olaylarla tetikleniyor. Bunun sonucunda okula devamsızlık haftaları hatta ayları bulabiliyor.

Amerika Kaygı ve Depresyon Birliği, kaygıdan kaynaklanan okul reddi vakalarının okul çağındaki çocukların %2 ilâ %5’ini etkilediğini tahmin ediyor. Okul reddi, özellikle öğrenciler ortaokula ya da liseye başlarken tetikleniyor. Doktorlar bu duruma ceza değil, esneklik ve terapiyle yaklaşılması gerektiğini belirtiyor.

Massachusetts’de terapist ve klinik sosyal uzman olarak çalışan Matt Doyle, “Siz daha okul binasına varmadan zihin hızla çalışmaya başlamıştır bile” diyor ve bunu domino etkisine benzetiyor.

“Böylece, ev ödevini tamamlayamamaktan kaynaklanan yetersizlik duygusu panik ve yılgınlığa sebep olur: ‘Yarın ne olacak? Gece uyuyabilecek miyim? Annemle babam ne diyecek? Beşinci gündür ödevimi yapamadan geliyorum, arkadaşlarım ne diyecek?’”

Doyle, kaygı çığ gibi büyüdükçe pek çok çocuğun sabahları yataktan çıkmayı bile reddettiğini söylüyor. Çocukların bazıları panik atak ve mide ağrısı gibi fiziksel belirtiler gösteriyor.

Maine Doğal Bilimler Akademisi’nden Emanuel Pariser, okula gitmeyi reddetmenin her çocuk için farklı bir sebebi olduğunu, bunun günümüz toplumunun yüksek kaygı ve stres durumunu yansıttığını belirtiyor.

“Bunun ilk aklıma gelen sebebi, çocukların yetişkinlerle ilişkilerinin bir şekilde kesintiye uğraması ve okulun artık onlar için güvenli bir yer hissi vermemesi oluyor. Maslow’un ihtiyaçlar piramidine baktığınızda güvenliğin ilk sırada geldiğini görürsünüz. Çocuklar kendilerini güvende hissetmiyorlarsa bir şey öğrenemezler” diyen Pariser, insanın motivasyonuyla ilgili psikoloji kuramına referans veriyor.

Bazı okullar yeni stratejiler deniyorlar. Sözleşmeli bir devlet lisesi olan Maine Doğal Bilimler Akademisi’nde uygulanan Eşik Programı, öğretmenleri öğrencilerin evine gönderiyor. Okul, programı uygulamaya başlayalı dört hafta oldu. Bu süre içinde yirmi bir öğrenci programa kaydoldu, bu öğrencilerin on sekizine sosyal kaygı teşhisi kondu.

Pariser programda öğretmenlerin her öğrenci için, ilgi alanlarına göre bir müfredat belirlediğini belirtiyor.  “Öğrencilerin kendilerini öğrenme eylemine vermesini istiyoruz” diyen Pariser, bunun öğretmenle öğrenci arasında bir güven tesis edilmesiyle başladığını ekliyor.

Eşik Programı’na benzer bir şekilde, Massachusetts’deki klinik sosyal görevli Doyle, çalışma arkadaşlarıyla birlikte, ebeveynlerin çocuklarını okula gönderme mücadelelerini gözlemledikleri işlerini, “ev tabanlı müdahale” olarak tanımlıyor.

Doyle, “Genellikle sandalyemi çocuğun yatağının kenarına çeker, neler olduğunu konuşurum. ‘Bu sabah neler olduğunu bana biraz anlatır mısın?’ diye sorarım” diyor ve çocukların kendisine okulda uğradıkları zorbalıktan internet ortamında maruz kaldıkları tacizlere kadar çok çeşitli şeyler anlattıklarını söylüyor.

Doyle, kronik devamsızlığı davranışsal bir problem olarak değil de zihinsel bir sağlık problemi olarak yeniden ele almanın çocukların yeniden sınıfa dönmesini kolaylaştırdığını belirtiyor.

“Örneğin, okulda çocuğu karşılayıp, onun kendisini sıcak bir ortamda hissetmesini sağlayan birisi,  ‘iki kere daha devamsızlık yaparsan  derse devamlılığı takip eden yetkili evine gelir’ denmesine göre daha iyi.”

Öte yandan, Pariser, evde kalmak zorundalarsa bile çocukların derslerinde ilerleyebileceklerini söylüyor. Eşik Programı’nın başladığı eylül ayından beri bazı öğrenciler okula gitmeye başladıysa da aynı davranışları sergileyerek evden ayrılmak istemeyen öğrenciler de var.

Pariser, “Hedefimiz onların liseden mezun olmasını sağlamak. Onların daha elverişli bir okul ortamına dönmesini başarabilirsek, işte bu harika olur.”

Bu programların çocukları fazla koruduğunu söyleyerek eleştirenler olsa da Pariser, pek çok çocuğun okula gitmek istemediğinde aslında anne babasını kandırmaya çalışmadığını söylüyor.

“Okula gitmeyi reddetmek, istediğinizi elde etmek için tutturmaktan çok, korkudan ve güçlü olmadığını hissetmekten kaynaklanan bir davranıştır.”

Kaynak: https://ww2.kqed.org/mindshift/2017/10/17/how-to-handle-anxiety-fueled-refusals-to-go-to-school/

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!