TRENDLER

Kaygılı Çocuklara Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz? (2.Bölüm)

Görüntülenme 1465

0
Kaygılı Çocuklara Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz? (2.Bölüm)

Yazının ilk bölümünde kaygının neden oluştuğundan ve çocukların kaygılı olduğunu anlamanın yollarından bahsetmiştik.

Çocuklar kaygılandıklarında, kendilerine tam olarak ne olduğunu anlayıp ifade etmeleri güç olabilir. Bir şeylerin yolunda gitmediği anlaşılabilir ancak sorunun kaygı problemi olduğu anlaşılmayabilir. Çocukların kaygılı hissetiklerinde söyleyebileceği bazı şeyler mevcut. Sırf bunları söyledikleri için kaygılı oldukları söylenemez tabii, ancak yine de buna işaret ediyor olabilirler. Önemli olan bu ihtimale açık olmak. Böylece onları etkileyen şey kaygıysa, devreye girip ihtiyaçları olan desteği vererek yeniden güvende ve hazır hissetmelerini sağlayabilirsiniz. Eğer bunlardan birini duyarsanız, ne zaman söylediklerine dikkat edin. Düzenli olarak aynı ortamda, aynı şeyden önce ya da sonra ve kaygının diğer belirtileri (hızlı kalp atışı, karın ağrısı, kaçınma, vücudun soğuması, tansiyon, baş ağrısı gibi) eşliğinde söylüyorsa sebebi kaygı olabilir. İpucu söyleme sıklığında, zamanlamada veya duygunun yoğunluğunda olacaktır. 

İşte çocukların “Kaygılıyım” demek yerine söyleyebileceği başka sözler:

6.”Çok üzgün hissediyorum ama neden bilmiyorum” (Ya da sadece bolca gözyaşı)

Beynin kaygıdan sorumlu kısmı – amigdala – aynı zamanda yoğun duygulardan da sorumlu. Kaygı yoğunken, üzüntü de aynı oranda yoğun olabilir. Bu üzücü bir şeyin meydana geldiğini göstermez. Endişeliyken dökülen gözyaşları, alarmda bir beynin göstergesidir. Güçlü, dengeli, sevgi dolu olun ve kaygı geçince üzüntünün de geçeceğini bilin yeter. Gerekiyorsa bırakın ağlasınlar, işler yoluna girince üzüntünün ve kaygının birlikte nasıl ortaya çıktığını açıklayın. Bir araştırma, insanların duygusal desteği olduğunda ağlamanın iyileştirici olabileceğini ve gözyaşlarının en başta neden ağladıklarını anlamalarına yardımcı olduğunu gösteriyor.  

7.”Ama ya öyleyse? Ya öyle olursa?”

Kaygı, geleceği düşünen bir beynin işaretidir. Tüm bu ‘ya öyleyse’ler, kaygılı beynin güvenli kalmak adına mümkün olduğunca çok bilinmeyeni bilme girişimidir. Onlara ne olacağını düşündüklerini sorarak, kaygılı düşünceleri ile verebilecekleri cesur tepkiler arasında bir köprü oluşturmalarına yardım edin. Bu, beynin daha mantıklı, düşünceli ve sakinleştirici kısmı olan prefrontal korteksi harekete geçirir. Kaygılıyken, prefrontal korteksin etkinliği azalır, bu da içgüdüsel ve duygusal olarak hareket eden amigdalayı etkilemesini zorlaştırır. Onları, geçmişte benzer durumlarda ne olduğunu sorarak olanlar hakkında düşünmeye teşvik edebilirsiniz – ya daha önce hiç olmamıştır, eğer olduysa da bunu atlatmışlar demektir. Son zamanlarda yapılan bir çalışma, endişeli düşünceleri önleme becerisinin beyinde bulunun GABA (gama aminobütrik asit) isimli önemli bir kimyasala bağlı olduğunu buldu. GABA’yı artırmanın en iyi yollarından biri, düzenli egzersiz.

8.”Çişim geldi … yine”

Savaş ya da kaç nörokimyasalları, tuvalete gitme ihtiyacına sebep olabilir. Bunun olduğunu biliyoruz ancak sebebini bilmiyoruz. Bir teori, kaygılıyken merkezi sinir sisteminin daha hassas olduğunu, bu nedenle de mesanenin boşalması için daha az zamanın yeterli olabileceğini söylüyor. Bir başka teori ise, endişeliyken kasların gerildiğini ve bu kaslardan birinin mesane kasları olabileceğini, bunun dolu bir mesane hissine yol açtığını ve bu yüzden de tuvalet ihtiyacı hissedildiğini öne sürüyor. Eğer bu çocuğunuzda sık görülen bir belirtiyse, ihtiyaç duyduklarında tuvalete gidemeyecekleri korkusu başlı başına bir endişe kaynağı olabilir. Onlara kaygının buna nasıl yol açtığını anlatın. Ayrıca, kaygılarını kontrol edebildikleri takdirde tuvaletlerinin en olmadık zamanlarda gelmeyi bırakacağını da söyleyin onlara.

9.”Uyuyamıyorum”

Endişeli bir beyin sürekli meşgul olabilir, ancak en sevdiği vakit, uyku gibi çok fazla şeyin olup bitmediği vakittir. Yataktayken kaygılı düşüncelerden uzaklaşmanızı sağlayacak çok şey yoktur. Çocuğunuzun dikkatini kaygılı düşüncelerden uzaklaştırmak ve başka bir şeye odaklanmasını sağlamak için dikkatli bir meditasyon denemesi yapabilirsiniz. Uyumadan önce sakinleşmeleri için başka bir yol da onlara iş vermek. Yatakta yanlarına sarılmaları için yumuşak bir oyuncak almalarını söyleyin. Böylece, oyuncak arkadaşının uyanmaması için sakin ve nazik kalmaya özen göstermesi gerekir. Bunu yaparken nefes alışverişlerine ve bedenlerine konsantre olmalarını isteyin. Bu, zihinlerini ve bedenlerini rahatlatmaya yarayan bir çeşit farkındalık terapisi.

10.”Bacaklarım ağrıyor. Kollarım ağrıyor.”

Kaygılıyken, savaşmak ya da kaçmak için kaslara yakıt gönderilir. Bu durum kolların ve bacakların gerilip ağrımasına yol açabilir. Çocuğunuza buna kaygının sebep olduğunu anlatın ki ağrının daha büyük bir sorunun işareti olmadığını bilsin. Çocuklar kaygılıyken çoğunlukla, rahatlayana kadar gergin olduklarını anlamazlar. Ağrıları ya da gerginlikleri ile başa çıkmalarına yardımcı olmak için kaslarını rahatlatmalarına rehberlik edin. Ayaklarından başlayarak, ayaklarını birkaç saniye sıkıp sonra bırakmalarını isteyin. Yavaşça bu işlemi tüm vücutlarına uygulamalarına yardımcı olun, kaslarını önce gerip sonra gevşesinler. Bu onlara rahatlık hissini tattıracaktır ve çok daha iyi hissedeceklerdir.  

11.”Ama ben oturmak istemiyorum”

Kaygı, değişken olabilir. Savaş ya da kaç nörokimyasalları, vücudu her an harekete hazır hale getirmek için var. Savaşmayı ya da kaçmayı gerektirecek bir durum yoksa çocuğunuzu kıpırdatmaya sebep olacak nörokimyasalları yakacak bir şey de yoktur. Bu meydana geldiğinde, çocuğunuzu harekete geçirmeye çalışın. Yürüsün, koşsun, merdiven inip çıksın. Onlara bunun beyinlerini kontrol etmeye yardım edeceğini söyleyin. Böylece bedenlerini de kontrol edebilirler. Nörokimyasallar kaybolmaya başlayınca, kıpırdanmalar da sonlanacaktır.

12.”Yapamıyorum!”

Kaygı, mükemmeliyetçiliği tetikleyebilir. Kaygı, bir problem olabileceğini – ya da aşağılanma, başarısızlık –  düşünen bir beyinden kaynaklanır ve hata yapmaktan kaynaklanan her şey sorun olarak görülür. Yapmanız gereken, çocuğunuza başarısız olabileceğini ya da tökezleyebileceğini ama buna rağmen her şeyin yoluna gireceğini öğrenmesi için fırsatlar sunmaktır. Bekledikleri kadar iyi performans sergileyemediklerinde, yaşadıkları kayba odaklanmak yerine önemli olanın o tecrübeden ne öğrendikleri olduğunu açıklayın (takdire değer birçok şey öğreneceklerdir). Zihniyetlerini olumlu şekilde, fırsatları görmeye ve gelişmeye yönelik eğitmek çok önemli. Kendi başarısızlıklarınızla nasıl başa çıktığınız da büyük önem taşıyor. Hatalarınıza gülüp geçebiliyor musunuz? Kaybın üzerinde durmadan kazanımlarınıza odaklanabiliyor musunuz? Çocuklar her zaman, gördüklerini duyduklarından daha iyi öğrenirler.

13.”Seninle kalmak istiyorum”

Çocuklarınızın size yakın olmayı istemelerinde yanlış hiçbir şey yok. Ama bu durum sorunlar yaratmaya başlarsa sorun haline gelir. Ayrılık kaygısını, siz onlardan uzakken başlarına bir şey geleceği korkusu oluşturur. Sizden ayrılma korkusu gerçek fakat geçicidir. Orada olmadığınız halde iyi olduklarını fark ettiklerinde kaygıları da azalır. Bu ne kadar erken olursa, o kadar çabuk sakinleşirler. Sizden ayrılma konusunda yaşadıkları endişe bir süre devam edebilir, bu ikiniz için de üzücü bir durum olsa da (bunu ben de yaşadım), bu endişe önceki ayrılıkları içeren duygusal hafızadan kaynaklanır. Duygusal anılarımız çok kuvvetlidir, otomatik olarak ve aniden tetiklenirler. Eğer geçmiş ayrılıklar üzücüyse, benzer ayrılık durumlarında bu anılar tetiklenir. İyi haber, beyin tecrübe aracılığıyla öğrenir. Bu yüzden, vedalaştıktan sonra ne kadar çok sakinleşme deneyimi yaşarlarsa, yakın zamanda iyi olacaklarını öğrenmeleri de çok sürmez. Bu nedenle çok uzun süren bir veda yaşamamak oldukça önemli (ne kadar uzayabildiklerini biliyorum, sonuçta insanız ve böyle şeyler olabiliyor). Üzüldüklerinde, bunun ne kadar zor olabileceğini anladığınızı bilmelerini sağlayın. Onaylandıklarını hissetmeleri gerekiyor. Sonrasında, onları kucaklayın ve kendinizden emin bir şekilde vedanızı kısa tutun. Siz tereddüt ederseniz o da eder. Benzer olarak, iyi olacaklarına inanırsanız onların da buna inanma olasılığı artar. Beyinleri onlara güvende olmadıklarını söylüyor – sizin sakinliğinizi ve inancınızı ‘ödünç almaları’ gerekiyor ki bu durumla başa çıkıp zorlu ve cesurca şeyler yapabilsinler.  

14.”Yoruldum”

Kaygı, çocukları müdahaleci düşüncelerle geceleri ayakta tutabilir ve bu fiziksel olarak yorucu olabilir. İç sesleri onlara sürekli geri planda kalmalarını söylerken gündelik hayatlarına devam etmeye çalışmak yorucu ve cesurcadır. Farkındalık, kaygıya ve beraberinde getirdiği fiziksel sonuçlara karşı güçlü kalmalarına yardımcı olur. Farkındalık, amigdaladaki hareketliliği azaltır (kaygıyı başlatan kısım) ve prefrontal korteksteki (beyindeki sakinleştirici kısım) etkinliği artırır.  

15.”Kimse benimle oynamak istemiyor”

Bu, oyun alanında çocukların yaşadığı sıradan sorunlardan birine işaret olabilir fakat aynı zamanda kendini geri tutan kaygılı bir çocuğa da işaret edebilir. Kaygılı çocuklar, en azından bir grup içinde kendilerini güvende hissedene kadar oyunlara dahil olmaktan kendilerini alıkoyabilirler. Gruba kabul edilip edilmeyecekleri kesin olmasa da (diğer çocukların ne kadar kibar olduğuyla da ilgili bu), endişeli çocuklar genelde davet edilmeyi beklerler. Çünkü, yanlış anlaşılma ya da reddedilme ihtimalleri korkutucudur. Önemli bir gerçekse, kaygılı çocukların sıklıkla akranları tarafından çok sevildiğidir. Hassasiyetleri, empati becerileri ve duygusal zekaları onları harika birer arkadaş yapan özelliklerdir aynı zamanda. Birbirleriyle etkileşime geçtikleri an diğer çocuklar da bu özelliklerin farkına varır. Diğer çocukların yalnızca onları tanımak için fırsata ihtiyacı var.

Ve son olarak…

Çocuklar ve ergenler, içlerinde bir şeylerin yolunda gitmediğini her zaman anlarlar, ancak bazen doğru kelimeleri bulmak zordur. Onları seven yetişkinler olarak, zorlandıklarını gördüğümüzdeki çaresizlik hissi sarsıcı olabilir. Neler olduğunu nihayet anladığımız zaman, deneyimledikleri şeyi anlamlandırabilmeleri için gerekli güvenliği ve rahatlığı onlara sağlamaya başlayabiliriz. Bunu yaparak, üzerinde durdukları temelleri sağlamlaştırabilir; dünyayı keşfetmeye, ona ilham vermeye ve kendi yerlerinin önemini anlamaya devam etmeleri için yeterince güvende ve cesur olmalarına yardım edebiliriz.  

 

Yazının birinci bölümü için: https://www.egitimpedia.com/kaygili-cocuklara-nasil-yardimci-olabilirsiniz-1-bolum/

Kaynak: https://www.heysigmund.com/anxiety-in-children-things-kids-say-that-could-mean-im-anxious/

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!