TRENDLER

Kaygılı Öğrenci İle Çalışmak

Görüntülenme 1069

0
Kaygılı Öğrenci İle Çalışmak

Çocuklar en iyi koşullarda bile biraz kaygı taşırlar. Bir çocuk riskleri abartmaya ve belli durumlarla başa çıkma yeteneğini küçümsemeye başladığında, endişe seviyesi kendisi ve çevresi için rahatsız edici hale dönüşür, öğretmen için de çocuğu sakinleştirmek baş edilmesi zor bir durum olabilir.

Kaygının birçok yüzü vardır. Bazı çocuklar açıkça stresli görünür, bazıları kaygılarını bir örtü altına saklar ve sessizce evhamlanır. Kimileriyse bu kaygıyı öfke şeklinde dışa yansıtır. Kimisi onu kaygılandıran durumdan/zamandan uzaklaşmak için çeşitli yöntemler geliştirir. Tırnak ya da dudak yeme, parmak emme, saçı ile oynama, derste sürekli konuşma, ders düzenini bozan hareketler, mastürbasyon, sık tuvalete gitme isteği, sürekli bir şekilde elindeki ile oynama, sık sık masasındaki eşyaları yere düşürme, vücudunu sürekli hareket ettirme isteği, sizi ve sınıfı konudan/durumdan uzaklaştıracak gündemler getirme gibi…

Çocuk herhangi bir fiziksel rahatsızlığı olmamasına rağmen sık sık kendisini kötü hissettiğini, eve gitmek istediğini söyleyebilir. Bazen endişe çocuk için gerçekten fiziksel şikayetlere de yol açabilir. Öğretmenlerin süreç boyunca gözlemci olup çocuğun kaygısının rutinleri öğrendikçe azalıp azalmadığı; hangi zamanlarda/durumlarda kaygısının arttığı; onu kaygılandıran şeylerin ne olduğu; mizaç olarak mı kaygılı olduğu ya da çocukta bir kaygı bozukluğundan söz etmenin doğru olup olmadığı gibi sorulara cevap aramaları gerekir. Aile ile görüşmeler yapmak, karşılıklı gözlemleri paylaşmak ve ortak bir yol haritası oluşturmak kaygılı çocuklar için her durumda işe yarar olacaktır.

Düzen ve rutinleri bilmek kaygı seviyesi yüksek çocukları oldukça rahatlatır. O gün neler yapacaklarını, neler ile karşılaşacaklarını bilmek isterler. Sınıf içinde o günkü program konuşulsa da kaygılarını unutmayabilir ya da süreci grup ile birlikte takip etmekte zorlanabilirler. Bu nedenle, görünen bir yerde asılı olan ders programını takip etmeyi öğrenciye öğretmek ya da masasının üzerine ders programınının bir kopyasını yapıştırmak rahatlatıcı olacaktır.

Çocuklar en çok rutinleri değiştiğinde, yeni bir durum (gezi, konuk öğretmen, dersi farklı bir alanda yapmak vs.) ile karşılaştıklarında kaygılanırlar. Yeni, çocuklarlar için belirsizliklerle doludur. Bu yüzden yeni bir durumla karşılaştıklarında çocukların kaygılanmaları normaldir. Ancak özellikle kaygılı çocuğun “yeni” ile karşılaşmadan önce öğretmeni tarafından durum ile ilgili açıklayıcı bir şekilde bilgilendirilmesi, onun aklındaki belirsizliklere cevap bulmasını sağlayacaktır. Tüm sınıfa bilgilendirme yapıldığı esnada kaygısı dolayısıyla sizin söylediklerinizi dinleyip anlamlandırması çocuk için zorlayıcı olabilir ve grup içinde aklına gelen soruları sormakta zorlanabilir. Yeni durum ile karşılaşıncaya kadar aklına gelen soruları size sorabileceğini ve gerektiğinde ona destek olacağınızı bilmesi çocuğu rahatlatacaktır. Gerektiğinde aileyi bilgilendirip evde onların da sizin açıklamalarınıza uygun açıklamalar yapması istenebilir.

Kaygılı çocuklarda “hata yapacağım” endişesi yüksektir ve yaptıkları hatanın sonunda başlarına en kötü senaryoların geleceğini düşünürler. Bu nedenle öğretmenin sınıf içinde hatalar olabilir mesajını vermesi, yapılan hataları konuşurken çabaya vurgu yapılması, öğretmenin “ben de hata yapabilirim” mesajını vurgulaması, kendi kaygılandığı durumlarla ilgili paylaşımda bulunması ve bununla nasıl baş ettiğine dair açıklamalar yapması hem tüm grubu hem de kaygılı çocukları rahatlatır.

Kaygılandığı Zamanlarda Öğrenciyle Konuşmak

Kaygı anlarında çocuk aslında sizi dinlemek ister, ama beyni buna izin vermez. Bu nedenle biraz durmak, acele etmemek, hemen çözüme gitmeye çalışmamak gerekir. Çünkü sizi dinleyemez, dinlese de anlayamayabilir.

  • Derin nefes alıp vermek sinir sisteminin tepkisini tersine çevirmeye yardımcı olabilir.
  • Kaygı korkutucudur. “Rahat ol”, “kaygılanma”, “güven bana”, “endişe edecek hiçbir şey yok’ gibi cümleler öğrencinin kaygısının azalmasına yardımcı olmaz. Öğrenciye endişenin tamamen normal olduğunu ve herkesin zaman zaman bunu deneyimlediğini söylemek gerekir. Kaygılı çocuklara onları anladığınız mesajını vermeniz önemlidir.
  • Çocuk sakinleştiğinde nasıl hissettiği, ne düşündüğü ve onu kaygılandıran şeyin ne olduğu ile ilgili konuştuktan sonra olası çözümleri birlikte konuşup, uygun olanının denenmesine karar verilebilir.

Rahatlatıcı Teknikler

Çocuğa bazı basit tekniklerle sakinleşebileceğini söyleyip birlikte kaygılandığı zamanlarda kolayca yapabileceği teknikleri listeleyebilirsiniz. Derin nefes almak, 10’dan geriye saymak, yüzünü yıkamak, resim yapmak, mola vermek, sevdiği bir şeyi düşünmek, sarılmak, su içmek, sevdiği bir kitabı okumak, kendisi ile cesaret verici konuşmalar yapma vb. Hangisinin onun için en uygunu olacağına birlikte karar verdikten sonra öğrenci o tekniği uygulamayı alışkanlık haline getirene kadar kaygılandığı zamanlarda öğretmenin ona seçtiği tekniği uygulamayı bir süre hatırlatması gerekir.

Kademeli Maruz Bırakma

Öğrenci yapabileceğinin üstünde bir performans için zorlanmamalıdır. Kaygılandığı durumlar ile ilgili küçük adımlar atması, yapamadığında bir daha denemesi teşvik edilmelidir. Örneğin; öğrenci sınıf içinde söz almakta çekiniyorsa önce evet/hayır sorularına yanıt vermesi için desteklemek, bunu yapabildiğinden emin olduğumuzda açık uçlu sorulara geçmek, yapabildiğini gözlemledikten sonra küçük grupta konuşması için motive etmek ve bunu da yaptıktan sonra tüm gruba bir konuşma yapmasını teşvik etmek daha iyi olabilir (Grubun karşısında bir ya da iki arkadaşı ile birlikte konuşmak onu rahatlatabilir). Her adımı, o adımı gerçekleştirmek artık kolaylaşana kadar kullanabilirsiniz. O zaman bir sonraki adıma geçmeniz gerektiğini anlayabilirsiniz.

Cesur Davranışı Onaylama/Görme

Kendisi için zor olan bir şeyi denediğinde, çabaladığında ya da tepkilerini kontrol ettiğinde farkettiğimizi ve onayladığımızı söylemek, duygumuzu paylaşmak çocuğa iyi gelecektir (Omzuna dokunma – göz kırpma olabilir).

Küçük Grup Aktiviteleri

Kaygılı çocuklar için büyük grup içinde kendilerini ifade etmek ve öğrenmek zorlayıcı olabilir. Küçük grup çalışmalarında daha katılımcı olabilirler ve daha rahat öğrenebilirler. Öğrenci, yapılan küçük grup çalışmalarında söz almaya daha fazla teşvik edilebilir.

Ekstra Zaman

Kaygılı öğrencilerin bir çalışmaya başlaması ya da bir soruya cevap verme süresi daha uzun olabilir. Bu nedenle çalışmasını daha uzun zamanda bitirebileceğini ve bir soruya cevap vermesi için öğretmeninin onu daha fazla bekleyebileceğini bilmesi rahatlatıcı olur.

Opsiyonları Daraltmak

Kaygılı çocuklar karar vermekte zorlanırlar. Bir seçim yapmaları gerektiğinde seçenekleri kısa tutup seçim yaptırmak daha kolay olur.

Tutarlı Olmak

Öğretmenin öğrencinin kaygılandığı durumlarda yaklaşımının değişmemesi ve kaygılı olan çocuğa diğer tüm öğretmenlerin de aynı şekilde yaklaşımı gerekir. Çocuğun kaygısı ile ilgili kızgın ya da bıkkın cevaplar/tepkiler vermek kaygısını artırır.

Güvence Vermeyi Azaltmak

Öğrencinin kaygı seviyesi okul-sınıf rutinlerine alıştıktan, yeni durum ya da değişen rutin ile uyum sağlayıp yapabildiğini gördükten sonra azalmaya başladığı halde öğrenci, öğretmenin ilgisini çekme isteği ile kaygıları devam ediyor gibi davranabilir. Öğretmen bu durumdan emin olduktan sonra öğrenci ile sürekli olarak tekrarladığı tepkileri hakkında (onu utandırmadan) konuşup, “Bundan sonra sana günde iki kere ders programını hatırlatabilirim” ya da “Bu hafta günde bir kez revire gidip dinlenebilirsin” gibi net bilgilendirmeler yapılabilir. Bu, çocuğun yavaş yavaş bağımsızlaşmasını sağlayacaktır.

Akran İletişimini Desteklemek

Kaygılı çocuklar akranları ile iletişim başlatma ve sürdürme konusunda zorlanabilirler. Bu nedenle kaygılı çocuğun kendisine yakın hissettiğini gözlemlediğimiz arkadaşı/arkadaşları ile iletişiminin artması için yardımcı olmak, onların oyunlarına katılıp birlikte oynamaya özendirmek ve öğretmek, grup çalışmalarında birlikte görevlendirmek, oturma planında gerekli düzenlemeler yapmak, arkadaşı/arkadaşları ile okul dışında da bir araya getirmelerini aileye önermek yardımcı olabilir.

Akran İş Birliği

Gönüllü ve yapabilecek bir sınıf arkadaşı, kaygılı öğrenciye çok zorlandığı zamanlarda görevleri ve okul rutinlerini takip etmekte yardım edebilir.

Sosyal Becerilerini Desteklemek

Yıl boyunca öğrencinin sosyal becerilerini geliştirmesi için uygun ortamlar yaratmak, model olmak ve yapmayı denemesi için motive etmek, öğrencinin sosyal uyumunu artıracak ve kendini daha rahat hissetmesini sağlayacaktır.

  • Beden dili becerileri (göz teması, duruş, yüz ifadesi)
  • Ses niteliği becerileri (ton, yükseklik, hız)
  • Konuşma becerileri (selamlaşmak, tanışmak, konuşmayı başlatmak ve sürdürmek)
  • Arkadaşlık becerileri (yardım önermek, davet etmek, katılmak için izin istemek)
  • Kendine güven becerileri (yardım istemek, sataşma ve zorluğa karşı durabilmek)

Bir çocuğun, olumsuz duygularına eşlik eden, onu tüm duyguları ile kabul eden ve seven, zorlandığı zamanlarda koruyucu ve yardımcı bir öğretmeni olduğunu biliyor olmasından daha kıymetlisi yoktur.

 

Diğdem Kaplan

Psikolojik Danışman

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!