“Keşke Annemin Telefonu Hiç İcat Edilmemiş Olsaydı!”

0
1062

Cep telefonlarının, hayatımızı son derece kolaylaştıran muazzam gereçler olmalarının yanı sıra zararları olduğunu da biliyor; hemen hemen her gün bu konu hakkında bir haber okuyoruz. Tüm bu haberlere rağmen, neredeyse hepimiz, telefonumuzu elimizden düşürmemekte ısrar ediyoruz.

Peki ya çocuklarımız, cep telefonu kullanımımızın onlara gerçekten ne hissettirdiğini anlatsa?

Amerika, Louisiana’da bir ilkokulun 2. sınıf öğrencileri, öğretmenin verdiği bir ödev içeriği olarak, tam da bu konuyla ilgili duygularını anlatıyorlar. Öğretmen Jen Beason, çocuklara neyin icat edilmemiş olmasını isteyebileceklerini soruyor. Sınıftaki 21 öğrenciden dördünün cevabı ise “cep telefonu” oluyor. Üzerine kocaman bir çarpı ve yanına üzgün bir surat şeklinde resmettikleri, “Telefonu sevmiyorum, çünkü annem babam hep telefonda”, “Annemin telefonundan nefret ediyorum, keşke bir telefonu olmasaydı” gibi yazıların sosyal medya üzerinden yayınlanmasıyla ileti 261.000 kereden fazla paylaşılıyor.

Abbey Fauntleroy isimli bir başka öğretmen de konuyla ilgili yapığı paylaşımda, ailelerinin özellikle Facebook’ta geçirdikleri zamandan çocukların oldukça muzdarip olduklarını, onlarla konuştukları vakitten çok daha fazlasını sosyal medya platformlarında geçirmeleri sebebiyle ne kadar üzüldüklerini dile getiriyor.

Bu çarpıcı yansımanın üzerine, teknolojik alışkanlıklarını yeniden gözden geçirmek zorunda olduklarını anlayan aileler, ikinci sınıfa gidecek yaşta çocukların kurdukları cümlelerin sertliğinden, onların seslerini ne kadar uzun zamandır duymazdan geldiklerini fark ettiklerini ve bu olayın, telefonları bırakıp çocuklarla daha fazla ilgilenmek için önemli bir hatırlatıcı olduğunu belirtiyorlar.

Geçen sene Mayıs ayında yayınlanan bir çalışmaya göre, ebeveyn-çocuk ilişkisinde teknoloji bağımlılığı tabanlı iletişim kopuklukları, bebekler ve küçük çocuklarda da huzursuzluk ve öfke patlamaları şeklinde kendini gösteriyor. Bu sebeple, çocuğu henüz tam cümle kuracak veya yazı yazacak yaşta olmayanların da, çocuklarından aldıkları sinyalleri daha çok düşünmesini gerekiyor.

Amerikalı baba Beau Stermer, 2 yaşındaki oğluyla geçirdiği vakit esnasında telefonu çaldıkça ve kendisi cevap verdikçe, çocuğunun ondan uzaklaştığını fark ettiğini belirtiyor. Bu etkiyi anladığı günden beri, çocuğuyla oynarken telefonuna kesinlikle bakmama kararı aldığını belirten baba ekliyor: “O an onunla oynamaktan daha önemli bir şey olmamalı!”

Cep telefonunuza bağımlı mısınız?

Telefon bağımlılığı, esasen pek yeni bir konu değil. Konuyla ilgili vurgulanması gereken en önemli nokta ise, cep telefonunu bağımlı şekilde kullanmasından yakınılan gençlerin ve çocukların, aslen ailelerini model almış olması.

Peki kullanımı nasıl sınırlayabilirsiniz? Uzmanlar, evinizde “telefonsuz bölgeler” oluşturmanızı öneriyor. Bu bölgelerde telefonunuzu “Rahatsız Etme” moduna alıp, sadece acil arama bekleyebileceğiniz aile fertleri ya da iş yeri numaraları gibi telefonları atamak, bir süreliğine teknolojik iletişimden uzak kalmanın en kolay yolu.

 

Hazırlayan: Team Behind It

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here