TRENDLER
Fethiye Şenel
Fethiye Şenel

TÜM YAZILARI

İyi Liderler Yetiştirme Yolunda Bizler ve Beklentilerimiz

Görüntülenme 510

0
İyi Liderler Yetiştirme Yolunda Bizler ve Beklentilerimiz

Ben bütün sınıfın ben ders anlatırken sessizce beni dinlemelerini istiyorum, dikkatimin dağılmasından hoşlanmıyorum, her öğrencinin dersi yakından takip ederek derse karşı ilgili olmasını ve katılımını bekliyorum. – Bir Branş Öğretmeni

Günümüzde tüm öğrencilerin sınıf içerisinde eğlenceye, rahatlamaya, hareket alanına ne kadar çok ihtiyaç duyduklarını araştırmalarla bize kanıtlayan makaleler yayımlansa da; onlara nefes alacak fırsat bırakıldığında ve olumlu atmosfere sahip bir öğrenme ortamı yaratıldığında, başarılarının ve öğrenmelerinin fazlasıyla arttığına dair yazılar yazılsa da hala kendisinin öğrencilerin “askeri düzen” içerisinde ders dinlemeleri gerektiğini savunan onlarca öğretmen mevcut.

Yukarıdaki örnekte yer alan öğretmen elbette kötü niyetle, öğrencilere zarar vermek amacıyla bu yolu benimsemiyor, ona göre en iyi öğrenme şekli öğrencilerin kendisine pür dikkat konsantre olmaları ve gıklarını bile çıkarmadan soluksuz bir şekilde derslerini tamamlamaları. Ancak bu sayede verdiği değerli bilgileri alabilirler ve kalıcı öğrenme sağlanabilir. Bu beklentide olan öğretmen sayısının gün içerisinde en az üç tane olduğunu düşünürsek, öğrencilerin işinin hiç de kolay olmadığını söyleyebiliriz. (Dikkat eksikliği/öğrenme sorunu olan öğrencileri, farklı gelişen çocukları, üstün yeteneklileri ve benzerlerini bu sınıf içerisinde düşünmesek bile.) Bunun hiç de gerçekçi ve adil bir yaklaşım olmadığını biliyoruz. Eğitimciler olarak bizlere yönelik düzenlenen sempozyum ve çalıştaylarda dahi, tüm gün sürmese de, konunun uzmanına, en öğrenme heveslimiz bile bu kadar keskin bir şekilde odaklanamıyor. Bir küçük konuşma-tartışma molası, biraz eğlenceli, esprili hazırlanmış sunumlar ve çalışmalar olmadıkça çok da verimli bir öğrenme-bilgilenme süreci geçiremediğimizi biliyoruz.

Genellikle okulların misyon ve felsefesi hazırlanırken “geleceğin liderleri”, “global düşünebilen, farklılıklara saygı gösterebilen, erdemli, eleştirel düşünebilen, yüksek problem çözme becerisine sahip, sorgulayan, yaratıcı bireyler yetiştirmek” gibi ifadelere oldukça sık rastlarız. Biz öğrencilerimizi bu değerlere göre yetiştirmeyi hedeflerken kaçımız acaba bu değerleri içselleştirebiliyoruz ve hayatlarında büyük öneme sahip olan rol modeller olarak çocuklarımıza gösterebiliyoruz? Öte yandan tüm bu niteliklere kişilik özelliği olarak hali hazırda pek çok sayıda üstün yetenekli çocuğun doğuştan sahip olduğu araştırmalarla ortaya konmuş bir gerçekken; onların sorgulamalarını, liderlik özelliklerini sınıf içerisinde bir tehdit olarak algılamadan onlara doğru rehberlik edebiliyor muyuz? Bulunduğu ortamda kendini yeterince ifade etme şansı olmayan, esnek bir öğrenme ortamına sahip olmayan, aynı zamanda müfredatın kendisi için yeterince uyarıcı ve zorlayıcı olmadığının farkında olan lider özelliklere sahip bu çocukları sınıf içerisinde yönetmek ve iş birliği sağlamak doğal olarak zorlayıcı bir durum ancak bizim bakış açımızı değiştirmediğimiz sürece onlara ulaşmamız imkansız gibi görünüyor.

Liderlik kavramı, üzerinde saatlerce tartışalabilecek bir kavram fakat kabaca, kişilik ve yapı olarak bir bireyde liderlik ruhu söz konusu değilse bile çeşitli eğitimlerle bu alanda gelişmesi sağlanabilir diyebiliriz. Ancak zaten liderlik ruhuna sahip bireylerin bu özelliklerini açığa çıkaracak tutum ve yaklaşımlarda bulunmak ve bu özelliklerini doğru yönlendirebilmek burada önemli olan noktadır. Lider özelliklere sahip bir kişinin, elindeki gücü kullanabilme kapasitesine bağlı olarak çevresini olumlu veya olumsuz yönde etileyen kişi olduğunun bilincinde olmak ve var olan kapasiteyi olumlu yönde kullanması için önlemler alarak, o kişiyi kazanmak öğretmen için olmazsa olmazlar listesinin en üstünde yer alan becerilerden biri olmalıdır. Mikro düzeyde sınıf ortamını olumsuz bir atmosfere dönüştürebilecek ve çevresini de bu bağlamda etkileyebilecek özelliklere sahip bir lider doğru ele alınmadığında toplum içinde neler yapmaz ki?

Büyük kurumlar, zamanında okul hayatı boyunca sürekli bastırılan, bir şekilde çoğunlukla sönmesine sebep olunan liderlik yeteneğini, dilimizden düşmeyen eğitimlerle geliştirebilmek amacıyla oldukça yüklü bir bütçe ayırıyor. İş hayatına geldiğimizde gerek ailede gerekse okulda ortaya çıkmasını engellediğimiz liderlik özelliklerini yeniden alevlendirebilmek uğruna, yönetici adayları kişisel olarak sürekli kendilerine yatırım yapmak durumunda kalıyorlar. Çok iyi okullardan mezun olmak, çok başarılı işler yapıp para kazanmak kişileri başarılı yapar ancak lider yapamaz. İyi bir lider diğer insanların da refahını ve mutluluğunu düşünür ve var olan gücünü bu yönde kullanır. Dolayısıyla tekrar burada liderlik ruhuna sahip kişilerin (çoğunlukla üstün yetenekli bireylerin) “olumlu yönde” önderlik etmeleri için bütünsel bir yaklaşımla doğru yönlendirilmelerinin gerekliliğinin, tüm eğitimcilerin ve ailelerin sorumluluğunda olduğunu vurgulamak gerekir. Öğretmenlerimizin her birinin iyi bir lider olarak, meslekleri gereği sahip oldukları güç ve karizmalarıyla çocukların içlerindeki liderliği besleyici yaklaşımlarla, onlara ket vurarak karşı cepheye almak yerine, adil ve erdemli olmaları yönünde cesaretlendirerek, onların bu özelliklerinden yararlanma yoluna gitmeleri, gelecekte bu kadar çok zamanımızı alan bir konu için güzel bir başlangıç yapmamızı sağlayacaktır.

Fethiye Şenel

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!