TRENDLER

Konuk Yazar: Bir Dolap Kitap - Biri Bana Kitap Özeti Ödevlerini Açıklasın

Görüntülenme 606

0
Konuk Yazar: Bir Dolap Kitap -  Biri Bana Kitap Özeti Ödevlerini Açıklasın

Bir kitap okuyunca ne yaparsınız? Son sayfayı da bitirip, “SON” yazısını görüp, kapağı kapattığınızda ne hissedersiniz? Ben, eğer çok da severek bir solukta okuduğum bir kitabı bitirdiysem, “Vay be!” derim, “Ne maceraydı.” Gözümü kapar, biraz daha kitabın bende bıraktığı etkinin tadını çıkarırım. Birkaç gün kitabın kahramanları kafamın içinde gezinir. Etrafımdaki kişilere öneririm; kitabın konusundan söz ederim. Sonra biter. Belki bir gün yeniden okurum o kitabı ya da bir nedenle yine aklıma düşer, anımsarım. O kadar.
Gelin görün ki ben şu “kitap özeti çıkarma” işini bir türlü AN-LA-YA-MI-YO-RUM! Duyuyorum; okullarda çocuklara ödevler veriliyor. Bir kitap veriliyor. Al bunu oku. Anla. Sonra özetle. En sinir olduğum lafsa şu: “Ana fikri ne?”Burada, Bir Dolap Kitap’ta yaptığımız şey de bence bundan öte bir şey değil. Bizim Dolap’a ilk yazıyı yazdığımız anda aklımızdan geçen şey şuydu: Biz bazı kitaplar okuyoruz; hoşumuza gidiyor ve başkalarıyla da paylaşıyoruz. Belki beğenip başka okumak isteyenler de çıkar…

Ben bu işin mantığını çözemiyorum. Tamam, çocuklara kitap okuma alışkanlığı kazandırmak amaçlanıyor olabilir. Okuduğunu anlasın, yorumlasın. Fakat iş özet çıkarmaya gelince, benim rastladığım örneklerde çocuklar bunu bir dayatma olarak algılıyorlar. Zorunluluktan yapılan, eziyetli bir iş gibi görüyorlar. O kitap kimi zaman zaten tercihleri dışında seçilmiş bir kitap oluyor. Güç bela okuyup bitiriyorlar ve o koskoca kitabı özetlemek Çin işkencesine dönüyor.

kitap-odevi

Onun yerine sınıfta hep birlikte okunsa, birlikte tartışılsa, kitabın kahramanıyla özdeşlik kurulmaya çalışılsa, konuya başka başka olasılıklar eklense… O kitabın içine girilip oradaki hikaye yaşanmaya çalışılsa…

Bir Dolap Kitap’a ilköğretim çocuklarında ne kadar çok e-posta geliyor bir bilseniz.
“Filanca kitabın konusu değil de özeti var mı sizde?”
“Falanca kitabı da okuyup bize kısaca özetler misiniz?”
“Söz ettiğiniz kitapların özetlerinin olduğu bir bölümünüz var mı?”
“Şu kitap kaç sayfa? Ödevime yazacağım ama kitap bende yok, sayfa sayısını bilmiyorum. Söyler misiniz?”

İnternette sırf bu çocukların derdine derman olan feci siteler var: Kitap özeti siteleri. Çocuklar o sitelere girip gerkli kitapları bulup, özetini bir güzel ediniyorlar. O yüzden sayfa sayısını bize soruyorlar; çünkü bırakın kitap hakkında biraz olsun düşünmeyi, o kitabı okumamışlar bile.

Çok canımı sıkıyor bu durum. Keşke biri bana gelip mantıklı bir açıklama getirse ve anlayabilsem.

Daha dün, Türkçe sınavından zayıf not alan bir çocuğun öğretmeninin konuyla ilgili yorumlarını duydum ve ağzım açık kaldı. Öğrencinin velisi öğretmene gidip sınav kağıdını görmek istemiş. Sorulardan biri, klasik “Okuduğunuz metnin ana fikri nedir?” imiş. Öğrenci de buna bir yargıda bulunmuş; o istenen ana fikrin de yer aldığı bir yargıymış bu. Ama öğretmen bunu sıfır (0) olarak değerlendirmiş. Gerekçesi öğrencinin burada kendi fikrini de işin işine kattığı yolundaymış. Halbuki yazarın düşüncesinin ne olduğunu söylemek zorundaymış.

Yaklaşım buysa, kimse bu çocuklardan kitap okumalarını, kitapları sevmelerini ve ileride edebiyatla sıkı fıkı olmalarını beklemesin zaten. Bir şey okuyup, üzerine kendi yargılarını ekleyerek sindirmeyeceksen ve herkes o yazarın düşüncesini körü körüne benimsemek zorunda olacaksa (doğru olan, not alınan durum buysa) kitap okumasınlar zaten.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Kitap ödevleri, kitap özetleri olsun mu olmasın mı? Olacaksa doğrusu bu mu, yoksa nasıl olmalı?

 

Kaynak: http://www.birdolapkitap.com/2012/12/19/biri-bana-kitap-ozeti-odevlerini-aciklasin/

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!