TRENDLER
Fethiye Şenel
Fethiye Şenel

TÜM YAZILARI

Üstün Yetenekli Çocuklar ve Mükemmelliyetçilik

Görüntülenme 758

0
Üstün Yetenekli Çocuklar ve Mükemmelliyetçilik

Henüz 6. sınıfa giden bir öğrencim geçtiğimiz hafta “sınav kaygısı” yaşadığını ve son sınavlardan 100 alamadığı için mutsuz olduğunu ifade ederek kendisine yardımcı olmamı istedi. Bu yoğun üzüntüsünün ardından aldığı notu merak ederek sorduğumda; 90 aldığını, notlarının çok düştüğünü ve TEOG ortalaması için endişelendiğini dile getirdi. Bu notun da çok iyi bir not olduğunu anlaması ve kendisini daha iyi ve başarılı hissetmesi için bir takım çalışmalar yaparken, ailesinin de TEOG için notlarını yüksek tutması gerektiği konusunda kendisini yönlendirdiğini, son notlarını onların da çok düşük bulduğunu ifade etti.

İlgili dersin öğretmeni ile konuştuğumda onun ifadesi de öğrencinin notlarının “oldukça” düştüğü yönündeydi. Zaten mükemmelliyetçi bir yapısı olan öğrencimin duygusal anlamda kendisini hoyratça hırpalaması üzerine bir de aile, öğretmen ve sistem tarafından benzer duygusal baskı altında bırakılması durumu, içten içe daha karmaşık bir hale gelmesine sebep oluyor.

Mükemmelliyetçilik özellikle üstün yetenekli öğrencilerde, çeşitli alan ve zamanlarda tekrar eden bir problemdir. Problem sözcüğünü kullanıp kullanmama konusunda tereddüt etsem de, kişinin hem en yüksek standartlara ulaşmaya çalışması hem de hiç hata yapmaması gerektiğine inanması oldukça zarar verici bir süreç olduğundan, bu sözcüğün yerinde kullanıldığına karar verdim.

“Normal” düzeyde gerçekci bir mükemmelliyetçilik aslında kişiyi sıkı çalışmaya ve başarıya götürdüğü için olumlu bir özellikken, bu durumun aşırıya kaçması (ulaşılması olanaksız ve gerçek dışı standatlar belirlemek), kişilerin kendilerinden ve başarılarından sürekli kuşku duymalarına, kendi başarılarını değersiz görmelerine ve dolayısıyla kendilerini de “değersiz” hissetmelerine neden olmaktadır. Bir öğrenci bir testte sadece tek bir yanlış cevap verse bile buna takılıp diğer yaptığı tüm doğru soruları görmezden geliyorsa, hazırladığı bir raporun yeterince “mükemmel” olmadığını düşündüğü için üzerinde defalarca çalışarak teslim tarihinden daha geç bir tarihte getiriyorsa ve bu sefer zamanlama konusunda olması gerektiği kadar iyi olmadığını düşünüyorsa, gitarla çaldığı şarkı bir türlü kendisine göre olması gereken “mükemmellikte” olamıyorsa, sınavlarda aşırı kaygı sebebiyle kan ter içinde kalıp tüm bildiklerini unutabiliyor, kalp atışları hızlanıyor, avuçları terliyorsa, mükemmelliyetçiliğin yaşattığı durumlar ile ilgili acı çektiğinden bahsedebiliriz.

Yüksek başarı, olumlu benlik algısı ve öz değer saygısıyla birlikte gelişir. Mükemmelliyetçiler iyi iş çıkardıklarında aşırı heyecan duyarlar ve kendilerini de muhteşem hissederler. Ancak bunun tersi bir durum söz konusu olduğunda pek de gerçekçi olmayan bir “başarısızlık” için utanç duyarlar, çok mutsuz olurlar. Başarıyı; aileden, eğlenceden, uykudan veya benzer herhangi bir şeyden çok daha üstün bir yere koyarlar ve hem kendilerinden hem de diğerlerinden beklentileri oldukça yüksektir. Başarıya verilen yüksek değer, bir noktada mükemmelliyetçiler için, onları başarısızlığa götüreceğini düşündükleri yeni deneyimlerden kaçınma şeklinde ortaya çıkabilir ve oldukça yetenekli oldukları alanlardan bile uzak durmayı tercih edebilirler. Kendilerinden hata beklemedikleri için kendilerini sürekli eleştirmeleri gibi, başkalarından da hata beklemezler ve grup çalışmalarında çok zorlanabilirler. Diğerlerinin işlerini de kendileri yapmak isterler, görev paylaşımı yapamazlar ve onların yaptıklarını sürekli kontrol etme ihtiyacı hissederler. Bu nedenle genellikle tatmin oldukları ilişkileri kuramazlar ve öfkeli tavırlar sergileyebilirler. Çevrelerinden onay ve takdir görmek için yüksek standartlara ulaşmaları gerektiğine inandıkları için bu standartlara ulaşamadıklarında da başkaları tarafından yargılanma korkusu onları depresyona sürükleyebilir.

Mükemmelliyetçilikle Nasıl Baş Edilir?

Öncelikle mükemmelliyetçiliği eğitimcilerin ve ailelerin fark etmesi gerekir. Sınıf atmosferini rahatlatmak için espriler yapmak, öğrenme ortamını daha esnek ve eğlenceli hale getirmek, mükemmelliyetçi öğrenciler üzerindeki tehdidi azaltmaya yardımcı olur. Öğrencilerin güçlü ve zayıf yönlerini belirlemek ve kendimizden de örnekler vererek her konuda başarılı olunamayacağının altını çizmek gerekir. Yaptıkları hataları kabul etmek başarısızlık duygularını azaltır. Başkalarına yardım etmeyi ve onlardan yardım istemeyi öğretmek iyi gelecektir.

Bu yapıdaki öğrenciler yapılandırılmış, sakin çalışma ortamlarında kendilerini daha iyi hissederler. Öğrencileri birbirleri ile kıyaslamaktan sakınmamız gerekir. Bu tarz öğrencilere yeniden başlamayı, hatalardan nasıl öğrendiğimizi model olarak öğretmemiz çok önemli. Onlara her görevi hatasız yapabilmenin imkansız olduğunu anlatabilmeliyiz. Zorlayıcı konularda da adım atmaları için onları teşvik edici, olumlu öğrenme ortamları oluşturmaya çaba göstermeliyiz. Mükemmelliyetçi yapıdaki çocuklar kafalarının içinde birçok düşünce taşır. Onlara düzenli zaman ayırıp konuşmak da daha dengeli bir zihin yapısı için yardımcı olacaktır. Özellikle aileler, bu yapıdaki çocuklarla düzenli yürüyüşler yapabilir. Yürüyüş hem stres azaltır, hem de sohbet edebilme fırsatı sağlar. Kendi kendilerine olumlu düşünme biçimi geliştirmelerini ve olumlu konuşma yapmalarını öğretmek işe yarayacaktır. Bir öğrencide kendisine ve sosyal çevresine zarar verici düzeyde bir mükemmellik söz konusu olduğunda mutlaka bir danışmandan yardım alması için yönlendirilmesi gerekir.

Fethiye Şenel

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!