TRENDLER
Fethiye Şenel
Fethiye Şenel

TÜM YAZILARI

Üstün Zekalı mı Değil mi?

Görüntülenme 649

0
Üstün Zekalı mı Değil mi?

Bugünlerde üstünlüğün tanımını yapan literatüre göz atıldığında, kafamız karışabiliyor çünkü üstünlük ve üstün kişiler ile ilgili sayısız tanım var.  – A. Zigler & K. A Heller

 “Zeka” kavramını anlamak ve tanımlamak için oldukça fazla çalışma yapılmış ve çeşitli kuramlar geliştirilmiştir. Yalnızca tek bir teoriyi doğru kabul etmek diğerlerini yok saymak gibi bir durum söz konusu olamaz. Bu bağlamda işimiz çok güç olmakla birlikte en azından farklı bileşenleri biraraya getiren ölçme ve değerlendirme sistemlerini kullanarak doğru tanılama yolunda içimizi rahatlatacak bir yol seçebiliriz. Tanılamayı çocukların yaşamları boyunca üstlerine yapışacak olan bir etiketleme olarak değil, onları doğru yönlendirmemizi sağlamak ve uygun programların doğru planlanması için gerekli birer araç olarak görmemiz ise oldukça önemlidir.

Günümüz ebeveylerinin aklı tanılama konusunda çok karışık. Çevreden duyduğumuz temelsiz bilgileri çocuğumuzun zeka kıpırtısı davranışları ile birleştirip “yavrum üstün zekalı galiba!” yorumunu yapıştırıveriyoruz. 2,5 yaşındaki oğlum, gece “gözüm acıyor, gözüm acıyor” diye ağlayarak uyandığında aramızda geçen diyolog şu şekilde oldu:

– Sabah doktora gidip neden acıdığını anlayalım, tamam mı?

-Tamam anne, neyeye didiyoyuz?

-Göz doktoruna.

-Göz doktoyu mu? Ayz doktoyu, ayz doktoyu! ( Eyes: Gözler – İngilizce)

Okulda yeni öğrendiği İngilizce sözcüklerle bu cümleyi kurup gülmeye başladı. Uzun zamandır üstün zekalı çocuklarla ilgili okuduğum hikayeleri ve karşılaştığım örnekleri düşündüğümde “Acaba benim çocuğum da farklı gelişen bir çocuk mu?” diye aklımdan geçirmedim değil.

Yapılan araştırmalar sonucu üzerinde hemfikir olunan tanılama kriterlerine göre oğlum ne yaşından önce yürüdü, ne de erken konuştu ama şimdiye dek olan süreçte aşağıdaki kriterlere uyduğunu gözlemlediğim bazı özellikleri dikkatimi çekmeye devam ediyor. Peki bu gözlemler benim kafamda oluşan “acaba” sorusu için yeterli ipuçları mı?

Elbette her üstün zekalı çocuk sadece 6 aylıkken konuşmaya başlayıp, 8 aylıkken yürümüyor, iki yaşında okumayı öğrenmiyor ve ilkokulda döneminde odasının kapısına yaptığı yeşil-kırmızı ışıklı, masasında düğmesi olan bir düzenekle, yaktığı ışığın rengine göre odasına girip giremeyeceğinizi belirleyen bir mekanizma oluşturmuyor. Ancak bu çocuklarda görülen; belirli alanlarda yaşıtlarından çok daha hızlı öğrenme, keskin bir hafıza ve yüksek muhakeme, motivasyon, yaratıcılık, eleştirel düşünme, sorgulama, erken okuma, problem çözme, yüksek empati,soyut düşünme, aşırı meraklı olma, adil olma, liderlik gibi tüm dünyaca kabul edilen ortak özellikleri yol gösterici işaretler olarak düşünebiliriz.

Okul öncesi dönemde üstün zekalı çocukların çoğunun, karmaşık cümleleri doğru bir şekilde kullanabildiğini, karşılaştırmalar ve bağlaçlar kullanarak cümleler kurduklarını görüyoruz. Karmaşık yönergeleri anlamakta yaşıtlarından daha hızlı davranırlar, sayıları ve alfabeyi bilirler, fazla parçalı yapbozları yapabilirler, geçmiş olaylar ve uzaysal yönlendirmelere dair mükemmel hafıza sergileyebilirler, biçimleri-sembolleri rahatlıkla çözerler, renkleri ve diğer kavramları çok hızlı öğrenebilirler. Üstün zekalı çocukları tanımlarken pek çok zeka kuramı ve yaklaşımdan yararlanılmakla birlikte, uygulanan IQ ve başarı testleri gibi standardize edilmiş testler okul öncesi dönemde kullanılmaz.

IQ testleri ve benzeri ölçme-değerlendirme araçları, aslında her zaman ayrı bir tartışma konusudur. Günümüzde kullanılan IQ testlerinin revize edilmeleri en önemli ihtiyaçlarımızdan birisidir. Ayrıca sadece IQ skoruna bakarak bir karar vermek de,“testlere güvenmiyorum” diyerek onlardan yararlanmayı göz ardı etmek de doğru değildir. Sadece IQ skoruna bakarak çocukların üstün zekalı olup olmadıklarına karar verme alışkanlığının rahatlığından kurtulmanın zamanı çoktan geldi. Bir takım IQ, yaratıcılık, başarı testleri ve benzerleri ile bu çocukların ailelerinden, öğretmenlerinden, kendilerinden ve akranlarından alınan bilgileri de göz önünde bulundurmak, özellikle yaratıcılık ve motivasyon (bir işi sebatla sürdürebilme yeteneği) gibi kriterleri de kesinlikle es geçmemek bu süreçte izlenecek en doğru yoldur.

image001

“Sıradan bir ilkokulda 140 IQ derecesine sahip bir çocuk zamanının çoğunu boşa harcamaktadır. IQ seviyesi 170 olan öğrenci ise tamamını…” – Leta Hollingworth

Okullarda çalışırken sıkça gözlemlediğim konulardan birisi, bir öğrencinin yoğun bir şekilde davranış problemi ve hareketlilik yaşaması sebebiyle öğretmenler odasının gündeminde olmasıdır. Hemen hemen bütün öğretmenlerin bu öğrenci için ortak paylaşımı; öğrenme ortamını esprileri ile bozması, yerinde oturma konusunda sıkıntı yaşaması, grup çalışmalarında iş birliği yapmak yerine bağımsız çalışmak için ısrarcı davranması, akademik olarak başarısız olması, sosyal becerisi ile ilgili sorun yaşaması şeklindedir. Tüm bu belirtilerin ardında neler olabileceğini anlamak üzere yapılan değerlendirmeler bize bu tarz öğrencilerin üstün zekalı olma ihtimallerinin yüksek olduğunu göstermektedir.

Bazı üstün zekalı öğrenciler doğal olarak işbirliği içindedir ve ulaşılması kolaydır. Ancak zekası ve yeteneği yüksek olan bazı öğrencilerin ise derse hazır bulunuşlukları maalesef her zaman öğretmenlerin arzu ettikleri gibi olmayabilir. Öğretmenin gözünün içine bakarak verilen yönergeleri takip etmek yerine yapılan çalışmaları ve ders ortamını sorgulamayı tercih eden bu öğrenciler, özellikle müfredat kendi öğrenme hızlarına uygun ilerlemiyorsa genellikle “sorun çıkaran öğrenci” olabiliyorlar.

Bu anlamda okullara üstün zekalı öğrencilerin doğru tespit edilmesi ve tanılanmasının sağlanması sorumluğu düşmektedir. Aksi takdirde bu öğrencilerin karşılaştıkları kendi seviyelerinin çok altında olan içeriğe verecekleri tepki, öğretmen tarafından yanlış anlaşılacak ve sonuç olarak hem öğrenci, hem öğretmen, hem de aile hayal kırıklığı yaşayacak ve mutsuz olacaktır.

Sonraki yazımda üstün zekalı öğrencilerin içerik anlamında okuldan beklentilerinin nasıl karşılanabileceği ile ilgili farklılaştırma tekniklerinden söz edeceğim.

 

Fethiye Şenel

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!