REKLAMI KAPAT
TRENDLER
Müjdat Ataman
Müjdat Ataman Hacettepe Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği / Ankara Üniversitesi Yaratıcı Drama

Lisans eğitimini Hacettepe Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği bölümünde, Türkçe Öğretmenliği yan alanı ile yüksek lisans eğitimini de Ankara Üniversitesinde Yaratıcı Drama alanında tamamladı. Bilkent Üniversitesi Hazırlık Okulunda (BLIS) ve Özel İzmir SEV Okullarında öğretmenlik ve yöneticilik yaptı. İstanbul'da Tarabya İngiliz Okulları İlkokul Müdürlüğü görevinde bulundu.

Çağdaş Drama Derneği İzmir Şubesinin kuruluşunu ve başkanlığını yürüttü. Forum Tiyatro, sınıfta yaratıcılık, çocuk yazını, alternatif eğitim konuları üzerinde çalışıyor. Eğitim kurumları, sanat akademileri, dernekler ya da çeşitli kuruluşların gereksinimlerine yönelik, konulu atölyeler gerçekleştiriyor. Eğitimpedia yazarıdır. PEGEM Akademi tarafından yayımlanan "Yaratıcı Yazma için Yaratıcı Drama", "Yaratıcı Türkçe Dersleri", "Eğitim Gerçeğimiz" ve "112 Öğretmenliğime Notlar" kitaplarının yazarıdır. Koza Yayınlarından çıkan 4. Sınıf Türkçe kitabı yazarlarındandır. "Türkçe Öğretiminde Yeni Yaklaşımlar", "Yaratıcı Yazma", "Sınıfta Yaratıcılık", "Yaratıcı Dramanın Yöntem Olarak Kullanılması" konularında bildiriler sundu ve seminerler verdi. Halen Fide Okulları'nda Okul Müdürü olarak görev yapıyor.

TÜM YAZILARI

Yanıtını Bildiğimiz Soruları Sormaktan Ne Zaman Vazgeçeriz?

Görüntülenme 478

0
Yanıtını Bildiğimiz Soruları Sormaktan Ne Zaman Vazgeçeriz?

“Akşamları yatmadan önce dişlerimizi fırçalıyoruz, akşamları ne yapıyormuşuz?”, sınıftan aynı anda ritmik bir haykırış, “dişlerimizi fırçalıyormuşuz”. Söylenilen tümceyi tekrar ettirme bize özgü bir öğrenme yöntemi olsa gerek. “Dengeli beslenmek önemli midir?” Koro devreye girer ve nedendir bilinmez hep uzatarak söylenir: “Eveeetttt.”  Bu uzun soluklu yanıtla şu kanıya varabilir miyiz; bu sınıfta her öğrenci dengeli beslenmenin önemini kavramıştır. Sınıflarda duymaya alıştığımız bu tür soruların çokluğu, öğrencilerimizi düşünmeden uzak tutuyor genellemesine varabilir miyiz?

Bir Türkçe dersi sınavınının (beşinci sınıf) okuma-anlama bölümünde, öğrencilere aşağıdaki paragraf verilmiş ve bu metinle ilgili sorular sorulmuştur.

“Her erkek penguen, Mayıs ve Haziran ayları boyunca süren zorlu Antarktika kışında yumurtasını ayağında taşır. Babasının sıcaklığına sığınan yumurta, buz gibi soğuktan hiç etkilenmez. Bu sırada dişi penguen beslenmek için denize gider. Yavrusu yumurtadan çıkana kadar da dönmez.

Baba penguen, kış boyunca yumurtasını taşırken sadece sert soğuğa katlanmaz. Aynı zamanda kış karanlığını da yaşar. Her şeye rağmen yumurtasını sıcak tutmak için çabalar, karnını doyurmak için bile durmaz. Anne penguen Temmuz ayında evine döndüğünde yavru, yumurtadan zaten çıkmıştır. Erkek penguen de artık gönül rahatlığı ile yemek yemeye gidebilir.”

Bu sınavın okuma-anlama sorularını tahmin edebilir misiniz? Okumaya devam etmeden biraz düşünün ve bu pragrafla ilgili neler sorulmuş olabileceğini tahmin etmeye çalışın. Bu okuma-anlama paragrafı için öğrencilere sorulan sorular ve bu soruların sınav puanları aşağıdadır:

1 ) Metindeki olay nerede geçiyor? (5P.)

2 ) Penguen yumurtasını soğuktan kim koruyor?(5P.)

3 ) Yavru penguenler yumurtada iken anne penguen nerededir?( 5P.)

4 ) Metnin konusu nedir?(5P.)

 

“Metinde olay nerede geçiyor?” sorusu, “milli” sorumuz olmakla birlikte bana göre milli sorunumuzdur. Metnin ilk tümcesinde yer alan “Antarktika”yı bulmak ve soruyu yanıtlamak en alt öğrenme düzeyinde yani bilgi basamağındadır. Bu soruda, hatırlamadan bile söz edemeyiz çünkü paragrafın giriş tümcesinde yer alan bir bilgi, altta aynen soru olarak yer almaktadır. Diğer sorularda aynı şekilde öğrencilerin neredeyse hiçbir zihinsel aktiviteye gereksinim duymadan yanıtlayabilecekleri düzeydedir. Aynı okuma-anlama metni ile ilgili aşağıdaki soruları sorabilir miydik?

1 ) ”Babasının sıcaklığına sığınan yumurta” tanımlamasını düşününüz, sıcaklığına sığınmak kalıbını insanlar için uyarlayarak bir tümce yazınız.

2 ) Metinden yola çıkarak penguenler ve insanların yaşama biçimini karşılaştırıp yorumlayınız.

3 ) Toplumsal rollerimizi (annelik, babalık, abilik, ablalık vb.) düşünerek, toplumsal rollerimizi belirleyen ölçütlere bir örnek yazınız.

4 ) Yazar aynı metni penguenler için değil de insanlar için yazmış olsaydı, son cümleyi nasıl tamamlardı?

 

Bu soruların sınavda sorulamayacağını çünkü bu soruların puanlamasının çok güç olduğunu mu düşünüyorsunuz? Buradan şu çıkarımda bulunabilir miyiz? Öğretmenlerin sınıfta alt düşünme becerilerine uygun soru sormalarının ana nedeni ölçme-değerlendirmesinin kolay olmasıdır. Sanırım bu sadece öğretmenlerin değil aynı zamanda Milli Eğitim için basılan kitapların da, Milli Eğitim tarafından hazırlanan sınavların da ortak sorunudur. Öğrencilerin bilişsel gelişimlerine destek olmak istiyorsak, zihinsel aktiviteleri üst basamaklara taşıyarak bu anlamsız döngüyü kırabiliriz, nasıl mı?

Soracağınız sorular öğrencilerinizin düşünmelerini sağlasın yeter. Öğrencilerinizi bilişsel olarak zorlayacak sorular sorabilemeniz için eğitim uzmanı olmanıza, kalıplar ezberlemenize, sorduğunuz soruların Bloom’un taksonomisinde hangi seviyede olduğunu bilmenize gerek yok. Sorularınız, öğrencilerinizin çıkarım ve genelleme yapmalarına, eleştiri-savunma yapmalarına, yaratıcılıklarına ortaya çıkarmalarına olanak versin yeter. Sınıfınızda uygulayabileceğiniz basit önerilerle üst düzey düşünme becerilerine ilk adımı atabilirsiniz. Aşağıdaki soruları bir kartona yazarak sınıfınıza asabilir ve yeri geldiğinde öğrencilerinize sorabilirsiniz.

En Önemlisi

Bir dersin sonunda öğrencilerinize: “Bu derste öğrendiklerinizi düşünün, size göre işlediğimiz bu dersin en önemli kısmı neresiydi, neden?” sorusunu yöneltmek öğrencilerin dersle ilgili çıkarım yapmalarına ve işlenen konuyu zihinsel süzgeçlerinden geçirmelerine fırsat sağlayacaktır. Örneğin: Matematik dersinde kesirlerle ilgili bir konu işlediniz. Dersin sonunda öğrencilere, “Bu dersin en önemli kısmı neresiydi?” diye sormanız, öğrencilerin dersle ilgili can alıcı bölümü düşünmelerini sağlayacaktır.

Yaşamda Karşılığı

Dersin bir yerinde dersi bölerek, işlenen konunun yaşamda ne işimize yarayacağını sorabilirsiniz. Örneğin: Türkçe dersinde başlık-içerik ilişkisini işlerken öğretmenin, “Başlık-içerik ilişkisini bilmek yaşamda bize nasıl bir katkı sağlar?” diye sorması öğrencilerin gerçek yaşamla bağ kurmalarına yol açacaktır.

Ben Böyle Düşünmüyorum

İşlediğiniz bir ders sırasında “Ben böyle düşünmüyorum” yazısını gösterip, öğrencilerinize söz hakkı verebilirsiniz. Bu sayede öğrencilerinizin anlattığınız konu ile ilgili karşı bir düşünce geliştirmelerine olanak sağlayabilirsiniz. Örneğin: Fen Bilgisi dersinde, “Yenilenebilir enerji kaynakları önemlidir, gün geçtikçe kirlenen dünyamız için de bir çözümdür” çıkarımının ardından “Ben böyle düşünmüyorum” bölümüne geçilip, RES’lerin toprak verimliliğini azaltması sorunu hakkında bir öğrencinin konuşmasına olanak verilebilir.

İlişki Kur

Öğretmen ders işlerken istediği bir noktada dersi durdurup, işlenen konu ile vereceği örnek arasında öğrencilerden ilişki kurmalarını isteyebilir. Örneğin: Sosyal bilgiler dersinde sivil toplum örgütleri konusunda ders işleniyor. Öğretmen dersin uygun bir bölümünde “siyaset” sözcüğünü vererek öğrencilerinin sivil toplum örgütleri ile siyaset arasında bir ilişki kurmalarını isteyebilir. Bu tür sorular öğrencilerin ıraksak düşüncelerini geliştirmelerine de olanak sağlayacaktır.

Bunu Kimse Düşünemedi 

Öğrencilerin yaratıcılıklarını kullanabilecekleri anda öğretmen dersi durdurup, “Bunu kimse düşünmedi” yazısını öğrencilerine gösterip, onlardan işlenen konu ile ilgili yeni bir çıkarım yapmalarını bekleyebilir. Örneğin: 3. Sınıf hayat bilgisi dersinde öğretmen mevsim konusunu işledikten sonra öğrencilere kimsenin bilmediği beşinci mevsimin adını ve özelliklerinin ne olduğunu sorabilir.

Daha Farklı Olabilirdi

Dersin işlenişinde öğretmen anlatımına ara verip, “Konuyu daha farklı nasıl işleyebilirdim?” sorusunu öğrencilere sorabilir. Böylece öğrencilerin ders işleniş süreçlerini değerlendirmelerine olanak vermiş olur. Örneğin: Paragrafı anlama konusunda verdiğiniz paragrafların öğrenciler tarafından çözümlenmesini istediniz. Dersin sonuna doğru öğrencilerinize, “Bu dersi daha farklı nasıl işleyebilirdik?” diye sorabilirsiniz.

Örnekler çoğaltılabilir, biçim farklılaştırılabilir. Yeter ki biraz zorlanalım, biraz zorlayalım. Düşünme becerileri gelişmiş öğrenciler bilgiden anlam oluşturacak, bilgiyi sorgulamadan kabul etmeyecek, bilgiyi kendileri için anlamlı hale getirecektir. Öğrencilerin düşünmelerini sağlayacak sorular sormanın yeri sadece sınıf da değil. Trafikte ilerlerken mendil satan bir Suriyeli çocuğun yanından öylece geçebilir ya da soracağınız bir soruyla çocuğunuzun göç olgusunu, çocuk işçiliği konusunu, eşitlik konusunu sorgulamasını sağlayabilirsiniz. Suriyeli bir mülteci çocuk ile karşılaştığınızda çocuğunuza soracağınız soru ne olurdu?

 

Müjdat Ataman

[email protected]

Yorum Yazın
Yazarın Diğer İçerikleri
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!