TRENDLER
Recep Karataş
Recep Karataş Hacettepe Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik

1980 yılında Diyarbakır'da doğdu. Lisans ve yüksek lisansını Hacettepe Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik bölümünde tamamladı. Özel eğitim dâhil olmak üzere (MEB bünyesindeki) birçok kademede psikolojik danışman olarak görev yaptı. Öykü yazarlığıyla başlayan yazı serüveni, eğitim ve çocuk/ergen psikolojisi üzerine yazdığı yazılarla devam etti. Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) gönüllüsü olarak yüzlerce anne-babaya "Etkili Ebeveynlik" üzerine eğitimler verdi.

Yüksek lisans sonrası Bilişsel Davranışçı Terapi, Pozitif Psikoterapi, Aile Danışmanlığı alanlarında uzun dönemli eğitimlere katıldı. Sürdürdüğü psikolojik danışmanlığın yanı sıra hayatına üç lisan ve üç enstrüman sığdıran yazarın ayrıca "Mutluluğu Anlamak" adında bir kitabı bulunmaktadır.

TÜM YAZILARI

Bilinçli Çocuklar Yetiştirmek; Peki Ama Nasıl?

Görüntülenme 1666

0
Bilinçli Çocuklar Yetiştirmek; Peki Ama Nasıl?

Hepimiz çocuğumuzun, gerek okulda gerek aile içinde aldığı eğitimle bilinçli bir birey olarak toplumda hak ettiği yeri almasını arzularız. Eğitim konusundaki duyarlılığımızın, sahip olduğumuz bilinç seviyemizle orantılı olduğunu söyleyebiliriz. Buradan hareketle eğitim-bilinç ilişkisi üzerinde durmanın faydalı olacağına inanıyorum. Eğitim kavramı, üniversitelerimizde kabul gören tanımı itibariyle “Bireyde istendik davranışlar meydana getirme süreci” olarak karşımıza çıkmakta. Bilinç ise kişinin, duygularına, algılarına ve bilgisine bağlı olarak kendini ve dış dünyayı anlama, tanıma ya da bilme yetisi olarak ele alınabilir. Bilinçli olmak demek de, farkında olmak ve bu farkındalık ışığında anlamlı tutum ve davranışlar geliştirmektir bir anlamda. Bu yazıda eğitimi, “bireye bilgi aktararak bu bilgileri bilince dönüştürmesine öncülük etme süreci” olarak ele alacak, ailede verilen “eğitim”in çocuğun bilinci üzerinde nasıl rol oynadığı ve bilince dönüştürülemeyen bir bilgi aktarımının kifayetsizliği üzerinde duracağım. Tabii bu süreçte çocuğa bilinç kazandırmada temel belirleyicilerin (ve birinci elden sorumlu kişilerin) anne-baba olduğu gerçeğini unutmadan.

Bilinçli anne-babaların çocuk yetiştirirken temel önceliklerinden biri de çocuğunun da kendileri gibi bilinçli olmasıdır. Burada “bilinç” kavramıyla ne anlatıldığına bakacak olursak; öncelikle “bilinçli anne-baba” derken; çocuk yetiştirme konusunda belli bir bilgi birikimine sahip, yeniliğe açık, okuyan, araştıran, öğrenen ve bu sayede edindiği bilgi birikimini uygulamaya koyarken davranışlarıyla da bunu destekleyen anne-babalardan söz edildiğini kolaylıkla anlarız. Anahtar cümle olarak “sahip olunan bilgi birikimini uygulamaya koyarken bunu davranışlarla destekleme” cümlesi öne çıkarılabilir. Yani çocuğa sadece bilgi vermek değil, bu bilgiyle pratikte ne yaptığını da çocuğa göstermektir.

Şöyle ki; neticede hepimiz yerlere çöp atılmaması gerektiği “bilgi”sine sahibizdir. Fakat sahip olduğumuz bu bilgiye rağmen sokaklarımız hâlâ istenilen düzeyde temiz değilse buradaki sorunun, verilen “bilgi”nin “bilinç”e dönüştürülememesinde yatmakta olduğunu söyleyebiliriz. Şunu unutmayalım ki her çocuk, kendisine verilen kimi bilgileri hayatına aktarırken yetişkinlerin bu bilgiyle pratikte ne yaptığına bakacak ve davranışlarına da ona göre yön vermeye çalışacaktır.

“Dediğimi yap, yaptığımı yapma”

Yedi yaşındaki çocuğuna yalan söylemenin kötü bir davranış olduğunu söyleyen anne telefonda arkadaşıyla konuşurken misafirinin olduğunu söyler. Çocuk (evde misafir olmadığını görünce) annesinin arkadaşına doğruyu söylemediğine şahit olur. Çocuk, anneden yalan söylemenin kötülüğüne ilişkin almış olduğu önceki bilgilerle uyuşmayan bu durumu kendi kendine nasıl açıklar?

Benzer şekilde, arka koltukta oturan çocuğuyla trafikte seyreden baba, çocuğuna  kötü söz söylemenin ne kadar çirkin bir davranış olduğunu söylemiştir defalarca, fakat o sıra önündeki sürücüye bağıra bağıra söylediklerine tanık olan çocuk söylenenle yapılan arasındaki çelişkiden kurtulmak için nasıl bir yol izleyecektir?

Kitapla, kütüphaneyle veya kitapçıyla çok da fazla alışverişi olmayan bir anne-baba düşünün şimdi de. Çocuğa, kitap okursa daha başarılı olacağı bilgisini vererek ondan kitap okumasını istemektedirler. Elbette birçok anne-baba çocuğunun kitap okumasını ister, fakat çocuk kitap okuma bilincine anne-babalarının söylemlerinden çok eylemlerine ve tutumlarına bakarak ulaşır yahut ulaşamaz. Anne-babası okuma yazma bilmeyen* veya hiç kitap okumayan ama kendisi kitap kurdu olan çocuk yok mu diye sorulabilir elbet. Fakat bu tür örnekler çoğunluğu oluşturmadığı gibi bu tür sorular da sorumluluk almak istemeyen anne babaların sığındığı bir liman olmaktan öteye geçemiyor maalesef.

Ne Yapmalı?

Aslında hepimiz çocuklarımıza yararlı olduğunu düşündüğümüz bilgileri bir şekilde veriyoruz, fakat görüldüğü gibi bilinç kazandırmak veya bilinçli olmak bambaşka bir olay. Bilinçli olmak, kişinin daha önce farkında olmadıklarının, bilgi edinme sonrası farkına varması ve bu bilinçlenme sonrasında olumlu yönde davranış değişikliğine gitmesi demektir.  Bilinçli olmasını istediğimiz çocuğa bilgiyi elbette vermeliyiz fakat çocuk, hayat pratiğimizi, alışkanlıklarımızı, davranışlarımızı gözlemleyerek kendine göre bir “bilinç” oluşturacaktır.

Günlük hayatımızın çocuk tarafından sürekli kaydedildiğini unutmamalıyız. Her yaptığımızı, her söylediğimizi, olaylar ve durumlar karşısındaki tutumlarımızı ve tepkilerimizi gözlemleyen çocuk, tüm bunlardan kendine bir anlayış oluşturmaya çalışır. Televizyonda izlenen bir haber için yapılan basit bir yorum bile bu anlayışın şekillenmesinde rol oynar kimi zaman. Bu yüzden çocuktan beklediğimiz ama çocuk tarafından bir türlü yerine getirilmeyen hususlarda müsebbip ararken öncelikle kendimizden başlamalıyız.

Son tahlilde şunu söyleyebiliriz: Çocukların ihtiyacı olan şey bilgiden ziyade bilinçtir, kuru kuru bilgi verilmesi değil. Bilinçli bir çocuk yetiştirdiğiniz takdirde çocuk kazandığı bu bilinçle zaten bir arayışa girecek ve ihtiyacı olan bilgileri kendine özgü bir biçimde edinecek, bu yeni bilgilerle bilincini tekrar tekrar revize ederek hayatına yeni anlamlar katacaktır.

 

Recep KARATAŞ

Psikolojik Danışman

[email protected]

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!