TRENDLER

Nasıl Küresel Sorunları Çözebilen Dünya Vatandaşları Yetiştirebiliriz?

Görüntülenme 628

0
Nasıl Küresel Sorunları Çözebilen Dünya Vatandaşları Yetiştirebiliriz?

“Dünyada yaşanan en büyük problemler neler?”

Bu soruyu öğrencilere sorduğumda savaştan, iklim değişikliğinden ve daha pek çok sorundan bahsediyorlar. Yaklaşık bir yıl önce, Connecticut orta okulu öğrencileri böyle bir liste yaptı. Onlardan bu problemleri çözebildiğimizi hayal edebilenlerin ellerini kaldırmasını istedim. 45 öğrenci içinden sadece bir avuç öğrenci yapabildi bunu.

Küresel sorunları çözmeye yönelik eğitimler veren ve öğrencilerin daha adil ve sürdürülebilir bir dünya için “çözüm üreten” insanlara dönüşmelerini sağlayan araçları onlara sunan 25 yıllık bir eğitimci olarak bir ortaokul sınıfında daha önce hiç bu kadar fazla umutsuzlukla karşılaşmamıştım.

Ne mutlu bana ki onların umutsuzluklarını “alt etmeyi” başardım. Yaptığım şey şuydu: Onlardan gözlerini kapatmalarını, çok yaşlı olduklarını ve artık hayatlarının sonuna yaklaştıklarını hayal etmelerini istedim. Onlara çok farklı bir dünya tarif ettim. Bütün büyük problemlerimizi çözdüğümüz bir dünya. Sonra onlardan, bir çocuğun onlara gelip dünyayı daha iyi bir hale getirmek için ne yaptıklarını sorduğunu hayal etmelerini istedim. Onları bu çocuğa cevap vermeye davet ettim. Gözleri hala kapalıyken, onlara tekrar aynı soruyu sordum: Problemlerimizi çözdüğümüzü hayal edebiliyor musunuz? Bu kez sadece birkaç öğrenci elini kaldırmadı.

Açıkçası bu öğrencilerde, umut ve başarma hissini uyandırmamın çok da uzun sürmemesi beni çok rahatlattı. Ancak bu deneyim, eğitim sistemimizin öğrencilerimizin kendi geleceklerini şekillendirmelerini sağlayacak bir şekilde değişmesi gerektiğine olan inancımı daha da güçlendirdi.

Yüzleşmek durumunda olduğumuz büyük sorunlar ve eylemsizliğin korkunç sonuçları göz önüne alındığında, biz eğitimciler öğrencilere çok önemli bir şey borçluyuz: İleriki yaşamlarında kendilerine seçtikleri kariyerler aracılığıyla, üretim, tarım, enerji, ulaşım ve sağlık sistemleri içindeki adaletsizlikleri ve yıkıcı öğeleri dönüştürmek için gereken görevlere katılma konusunda hazırlıklı, bilgi sahibi ve güçlü bir şekilde mezun olmalarını sağlamak.

Bu ortaokul sınıfındaki çocukların umutsuzluğunun ironik olan tarafı, yaşadığımız tüm felaketlere rağmen aslında insanlık tarihinde hiç olmadığı kadar az şiddetin, az ayrımcılığın ve az acımasızlığın olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Buna, küresel olarak iletişim kurma ve işbirliği yapma kapasitemizi de ekleyin. Ve de elimizin altındaki bilgisayarlardan ulaşabildiğimiz uçsuz bucaksız bilgiyi. Bu gözle bakınca çocuklarımızın kendini umutlu ve heyecanlı hissetmeleri için her türlü sebep mevcut. Problemlerimizi çözmek için hiç bu kadar güçlü bir pozisyonda olmamıştık. Öğrencilerimizin şunu bilmeleri gerekiyor: Her bir öğrenci, çok geç olmadan daha adil, sürdürülebilir ve insancıl bir dünya yaratma konusunda çok önemli bir rol oynayabilir. İşte bu yüzden onlara; eleştirel düşünen, yaratıcı, inovasyon yapan ve meslektaşlarıyla işbirliğine açık insanlar olmalarını sağlayan bir eğitim sunmak tamamen bizim elimizde.

Peki bunu nasıl yapabiliriz? İşte sizi iki fikir.

1. Gerçek Bedel

“Gerçek Bedel”, öğrencilerin her gün bir günlük kullanım maddesini – mesela bir giysiyi, bir elektronik aleti, bir yiyeceği vs. – analiz ettiği ve aşağıdaki soruları sorduğu bir eğitim aktivitesi.

  1. Bu şeyin, bireysel bir tüketici olarak senin, diğer insanların, hayvanların ve çevrenin üzerindeki hem pozitif hem de negatif etkileri  neler?
  2. Hangi sistemler bu şeyi destekliyor, teşvik ediyor ve sürdürülmesini sağlıyor?
  3. Hangi alternatifler daha az ya da daha çok zarar veriyor? Alternatiflerin daha da yaygınlaştırılması için hangi sistemlerin değişmesi gerekiyor?

“Gerçek Bedel” esnek bir aktivitedir. Edebiyat, fen bilimleri, matematik, sosyal bilimler ve hatta yabancı dil, sanat, ekonomi ve diğer pek çok konuya uyarlanabilir. Sınıf olarak yapılabilir, bir ödev ya da bir proje olarak yapılabilir. Yukarıdaki soruları cevaplama sürecinde öğrenciler daha eleştirel ve yaratıcı düşünen, daha vicdanlı seçimler yapan ve değişim yaratma konusunda daha motive olan insanlara dönüşürler. Bu aktivite aynı zamanda işbirliğini ve problem çözmeyi teşvik eden projeleri de beraberinde getirebilir ki bunlar eğitimde ulaşılmak istenen hedeflerin başında gelir.

Birkaç yıl önce bir lisede, Gerçek Bedel aktivitesini Çin’de yapılan pamuklu kumaştan bir tişörtle yaptık. Her ne kadar spesifik olarak o tişört hakkında çok şey bilmesek de pamuklu kumaş üretimi hakkında bildiğimiz çok şey var: Pestisitler çok yüksek oranda kullanılıyor, Asya’da pamuklu kumaş üretiminde çocuk işçiler çalıştırılıyor, pek çok fabrikanın çalışma şartları çok kötü, kullanılan boyalar fazlasıyla toksik ve bu boyalar hayvan testlerinde bilinci yerinde olan tavşanların gözlerinin içine damlatılıyor. Ayrıca bu toksinler bizim su yollarımızı sarıyor.

Pozitif etkiler de var. Bir tişörtün üretimi ve dağıtımı çok sayıda insana iş imkanı sağlıyor. Ve kullanıcılar bu ürünü uygun fiyatlara alabiliyorlar. Ancak daha iyi etkileri olan ve daha az zarar veren bir alternatifi olup olmadığını soruduğumda, öğrenciler bunun olabileceğini ve olması gerektiğini fark etti. Bu konuşmadan sonra öğrencilerden biri şöyle dedi: “Bunu anaokulundan itibaren öğrenmemiz gerekiyordu!” Bu öğrenci, sağlıksız ve adil olmayan sistemler hakkında bilgimiz olmadan onları değiştiremeyeceğimizi anlamıştı.

2. Çözüm Takımları

Tartışma grupları liselerde sık kullanılan yöntemlerden biridir ve öğrenciler bunlardan harika bir şekilde eleştirel düşünmeyi, konuşmayı ve ikna etme becerileri öğrenirler. Müzakerede öğrenciler, bir sorunun ya da görüşün bir tarafında ya da diğer tarafında yer alırlar. Ama bunun yerine şunu hayal edin: Öğrenciler çözüm takımları olarak birlikte çalışıyor ve ister okullarındaki ister ülkelerindeki ya da dünyadaki gerçek problemlerimize inovatif ve uygun maliyetli çözümler üretiyorlar. Neden okulunuzda böyle takımlar kurmayasınız ki?

Gençler, değerli ve anlamlı şeyler yaptıkları bir eğitime hasretler. Okullarda bu tür eğitimler verdikten sonra pek çok teşekkür mektubu alıyorum. Bir sekizinci sınıf öğrencisi şöyle yazmıştı: “Sizin eğitiminizde geçirdiğim bir hafta hayatımın en ilham verici bir haftası oldu benim için. Tek bir insanın dünyaya yardım etmek için ne çok şey yapabileceğini anlamamı sağladınız.”

Bu mektup kulağa çok pozitif gelse de ben çok depresif buluyorum. Benim eğitimlerimle geçirdiği bir hafta, bir ergenin hayatındaki en ilham verici hafta olmamalı. Bütün eğitim hayatı ona ilham vermeli. Bütün öğretmenleri ona ilham vermeli. Ve hiçbir çocuk daha iyi bir dünyaya katkıda bulunma kapasitesinden ve sorumluluğundan asla şüphe etmemeli.

 

Kaynak: http://www.edutopia.org/blog/educating-global-problem-solvers-zoe-weil

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!