TRENDLER

Okulların Yeniden Açılışını Planlamak

Görüntülenme 645

0
Okulların Yeniden Açılışını Planlamak

Okulların yeniden açılması, belli bir tarihe karar vermekle ve “hadi iş başına” demekle bitecek bir süreç değil. Çünkü son derece anlaşılır bir şekilde çoğu ebeveyn çocuklarını okula göndermekten korkuyor. Aynı şekilde okul çalışanları da benzer endişeleri paylaşıyor. Yani okulları yeniden açmak için temel adım ebeveynleri, öğrencileri ve çalışanları “artık görev başına dönmenin güvenli olduğu” konusunda ikna etmektir. Bunun kolay olmayacağı ortada, çünkü elimizdeki bilgiler Covid-19’un bizi uzun bir süre bırakmayacağına işaret ediyor. Yani 18 ay ya da daha fazla sürede aşının bulunacağı pek olası gözükmüyor, yani enfeksiyon riski pusudaki bir kaplan gibi bizi bekliyor olacak.

Bu da bizim risk yönetimi konusunda stratejiye ihtiyacımız olacağı anlamına geliyor ki bu da titiz bir düşünme süreci gerektiriyor. Bu tür bir stratejinin, sınıf boyutlarını kısıtlamak, teneffüslerin zamanlarını değiştirerek kalabalık grupların oluşmasını engelemek ve belki de belli yaş gruplarının eğitimini aşamalı bir şekilde uygulamak gibi sosyal mesafe önlemleriyle harmanlanması gerekiyor.

Aynı zamanda binaların düzenli aralıklarla köşe bucak temizliği ve maske gibi çeşitli koruyucu ekipmanların temini için kaynak aktarımına da ihtiyaç olacaktır.

Okulların süreç yönetimi konusunda tecrübeli olmaları ise bizim için bir avantajdır, çünkü okullar güvenliği sağlama ve okuldaki davranışlar gibi karmaşık sorunlarla doğaları gereği her zaman uğraşırlar. Fakat şu an öncesiyle hiç  benzerliği olmayan bir durum var ki bu da devletten en iyi uygulamalar konusunda rehberlik almayı gerektiriyor. Çünkü özellikle okulların, faaliyet alanlarını ve tecrübelerini aşan kamu sağlığı yönergeleri ve koruyucu ekipmanın yeterli sayıda temini gibi konularda rehberlik almaları önemli bir husus. İşte bütün bunlar, risk yönetimi ve okulun her bir üyesinin güvenliğini sağlayarak  zilin tekrar çalabilmesi için güven ortamı sağlayacaktır.

Bunlar iki nedenden ötürü gerekli. İlki ve en açık olanı; eğitim sisteminin en temel ilkelerinden birinin, çocukların ve bütün çalışanların güvenliği ve refahı olmasıdır. İkincisi ise; Covid-19 ile mücadelede bütün ulusal stratejinin enfeksiyon oranını düşürmeye dayanmasıdır. Yani bulaşma oranlarında bir patlama yaratıp yaratmayacığından emin olmaksızın, alınan bir kararla okulları açmaya başlamak bu zamana kadar atılan bütün adımları anlamsız kılacaktır.

Bilim insanları bir aşı üretme çabası içerisindeyken, 18 ay daha okulları kapalı tutamayacağımız da aşikar. Okulların devam eden kapalılık halinin çoğu çocuğa zararı vereceği de önemli bir gerçek. Özellikle eğitim başarısında diğer çocukların gerisinde kalan dezavantajlı çocuklar için bu büyük bir problem yaratacaktır, çünkü bu çocuklar öğretmenlerin günlük desteği olmaksızın, düzgün bir internet bağlantısına ve online kaynaklara erişim sağlayan dijital platformlara sahip olmadan günlerini evde geçiriyorlar. Okullar bu koşullarda bile en iyisini yapıyor, fakat düzenli bir etkileşimden uzaktayken çocukların başarabileceklerinin de bir sınırı var. Daha uzun karantina, daha derin problemler yaratacaktır, tabiri caizse, eğitimde zengin daha zenginleşiyorken, yoksul daha da yoksullaşıyor.

Bir de eğitim hayatlarında kritik dönemde olan yaş grupları var.  Özellikle Eylül’de ortaokula başlayacak şuanki 4. sınıflar ve Eylül’de liseye başlayacak olan 8. sınıflar bu kritik dönemdeki sınıflardır. Bu çocukları okula ne kadar erken geri getirebilir ve onlara ihtiyaçları olan eğitimi sağlarsak, okulun getirdiği rutinleri ve pratikleri verirsek, onlar için o kadar iyi olur.

Fakat bunların hiçbiri tepeden inmeci bir yaklaşımla başarılamaz. Yani zillerin çalması mümkün olduğunda, yapılması gereken, akıl ortaklığı sağlamak ve ebeveynlerin ve okul çalışanlarının içini rahatlamaktır. 

Aktif bir şekilde düşünerek okullara güvenli dönüşü şimdiden hazırlamamız gerekmektedir, yoksa bizlerin karar verdiği değil, bize dayatılan bir süreç olacaktır. 

Bu meselenin endişe verici olduğu gerçeğinden kaçamayız. Herkes  çocuklarının ve kendilerinin enfekte olmasından ve hastalığı yayarak daha fazla insanın ölmesine neden olmak konusunda endişe duyuyor.

Bu şartlarda güveni sağlamak çok çetin bir mesele, fakat tek uygun yol da bu. Planlama yapabileceğimiz, diğer ülkelerin süreci nasıl yönettiğini izleyebileceğimiz ve makul bir strateji geliştirebileceğimiz fırsatlara sahibiz. Elbette sürekli değişen senaryolar herhangi bir planın kesin çözüm olmasını olası kılmıyor. Bu yüzden süreci akılcı bir şekilde ele alıp, tüm olasılıklara dair sorular sorduğumuzda, bütün bu titizce ilerletilen süreç bizim korkuyu ve endişeleri iyi bir şekilde yönetmemize yardım olacaktır.

Dwight Eisenhower’a atfedilen sözdeki gibi  “Planlar değersizdir, ama planlama her şeydir.”

Okulların nihai olarak açılmasına dair bir planlama yapmanın hayatiliğinden bahsetmek felaket telllalığı yapmak anlamına gelmiyor,  bu sadece normalliğe geri dönüşün ve eğitimin sosyal işlevinin hiç bu kadar önemli olmadığı bir zamanın yolunu hazırlamaktır.

Çeviri: Batur Kılıç

İngilizce Öğretmeni

Kaynak: https://www.tes.com/news/schools-must-start-thinking-about-how-reopen

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!