REKLAMI KAPAT
TRENDLER

Okulunuzun Yeniden Açılma Planı Ne Kadar Güvenli? İşte Dikkat Etmeniz Gerekenler -1

Görüntülenme 2017

0
Okulunuzun Yeniden Açılma Planı Ne Kadar Güvenli? İşte Dikkat Etmeniz Gerekenler -1

Dünya çapında okullar çocukları sınıfa geri getirme süreciyle cebelleşirken, ebeveynler – ve tabii öğretmenler – güvenlik konusunda endişeliler. Alanlarının önde gelen çocuk doktorları, bulaşıcı hastalık uzmanları ve eğitim uzmanlarından okulların geri dönüş planlarını değerlendirme konusunda fikir aldık.

İşte öğrendiklerimiz: Sıfır risk diye bir şey yok, ancak belli başlı uygulamalar okulda bir salgın riskini azaltabilir ve öğrencileri, öğretmenleri ve aileleri güvende tutmaya yarayabilir.

Eğer çocuğunuzu sonbaharda veya ilerleyen aylarda okula göndermeyi düşünüyorsanız, hem kendi ailenizin içinde bulunduğu riski hem de virüsün çevrenize yayılma riskini değerlendirmekle işe başlayabilirsiniz. Amerikan Öğretmenler Birliği, bir bölgedeki koronavirüs test sonuçlarının yüzde 5’inden fazlası pozitifse, yüz yüze eğitimi güvenli bulmadığını belirtiyor.

Aileniz nispeten sağlıklıysa ve yerel vaka sayıları da iyi gözüküyorsa, okulları yeniden açma planının temel unsurlarını nasıl tartacağınızı aşağıda açıkladık.

1) Okula gidiş: Servise binme

Dikkat etmeniz gerekenler: Sınırlı kapasite ve fiziksel mesafe. Ayrıca maske kullanımı 

Okul servisleri virüs yayılımı için çeşitli riskler teşkil eder: Çocuklar genellikle yetersiz havalandırmaya sahip kapalı bir alanda uzun süre bulunurlar.

Northwestern Üniversitesi’nde çocuklarda bulaşıcı hastalıklar uzmanı olarak görev yapan Dr. Tina Tan, ”Okula giden çocuklar için en iyi seçenek, onları okula ebeveynlerinin bırakmaları,” diye konuşuyor. Bunun dışında yürüyebilir ya da bisikletle gidebilirler. 

Epidemiyolog ve Amerika Bulaşıcı Hastalıklar Derneği sözcüsü Ravina Kullar, bunların birçok aile için geçerli seçenekler olmadığını ve servislerin daha güvenli hale gelmesi için kapasitenin yüzde 50 ile sınırlandırılabileceğini söylüyor. Çocuklar ile sürücü arasında en az 2 metre mesafe olmalı ve herkes maske takmalı. İdeal olarak, öğrencilerin oturacakları koltuklar önceden belirlenmeli ve üzerlerine kimin oturacağı yazılmalı, diyor.

Oregon Health & Science Üniversitesi’nde çocuk bulaşıcı hastalıkları uzmanı olarak görev yapan Dr. Judith Guzman-Cottrill, havalandırmayı iyileştirmek için, “Mümkünse servisin camları açık kalsın” diye öneride bulunuyor. Hava akımı virüsün etkisini zayıflatıyor ve böylece enfeksiyon riski azalıyor.  

Ulusal Okul Hemşireleri Birliği başkanı Laurie Combe ise “Öğrencilerin servise binmeden önce elleri dezenfekte edilmelidir” diyor. Combe, servisin girişine bir dezenfektan makinesi monte edilmesini öneriyor.

2) Okula Giriş Kuralları

Dikkat etmeniz gerekenler: Hasta çocukların ve öğretmenlerin evde kalmasını gerektiren net kurallar

Uzmanlarımız katılıyor: Okul açılış planları, COVID-19 belirtisi taşıyan çalışanların ve öğrencilerin kesinlikle evde kalması gerektiği mesajını evlere taşımalı.

Ohio Devlet Üniversitesi’nde epidemiyolog olan Dr. William Miller, “Hastalanırsak hiçbir koşul altında dışarı çıkmamamız ve evde kalmamız gerektiğini hepimiz öğrenmeliyiz,” diyor. Büyük bir kültürel değişimin söz konusu olduğunu, çünkü pek çoğumuzun “hastalıktan daha güçlü çıkmaya alışık olduğunu ve bazen çocuklarımızdan da bunu beklediğimizi” belirtiyor.

Bunu uygulamanın kusursuz bir yöntemi yok. Bazı uzmanlar okulların mesajlaşma yöntemine güvenebileceğini söylerken diğerleri okulların belirtileri gözlemlemesi gerektiğini belirtiyor.

Laurie Combe, okulda semptom kontrolünün hatasız işlemeyeceğini, ancak yine de ebeveynler için hastalandıkları takdirde çocuklarını evde tutmaları gerektiği mesajını pekiştireceğini söylüyor. “Eğer müsait personeliniz varsa, en iyisi insanları binaya girişte kontrol etmek olacaktır.”

Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri, okulların şu anda yaygın semptom taramaları yapmasını tavsiye etmiyor. Velilerin çocukları okula göndermeden önce evde kontrol etmelerini öneriyor. 

Michigan Üniversitesi’nde bulaşıcı hastalık uzmanı ve başhekim olarak görev yapan Dr. Preeti Malani, “sadece bir baş ağrısı ya da karın ağrısı gibi” çok hafif de olsa belirti gösteren her çocuğun evde kalması gerektiğinin altını çiziyor. Ebeveynler hastalandığında onlarla birlikte çocuklar da evde kalmalı, diye ekliyor Miller. Ancak, ekonomik nedenlerden ötürü bunu yapmak birçok aile için çok zor olabilir. 

Öğretmenler ve diğer çalışanlar hastalıktan ötürü işe gelemezlerse “okul politikaları ücretli izin ya da para cezası vermemek gibi uygulamalarla onları desteklemeli,” diye konuşuyor Malani. 

Semptomatik çocukların evde kalmalarını teşvik etmek için bazı okulların katılımı ödüllendiren ve devamsızlığı cezalandıran devamsızlık politikalarını yeniden gözden geçirmeleri gerekebilir. 

Hala tartışılıyor: Ateş ölçümü 

Bazı uzmanlar okullarda günlük ateş ölçümü yapılmasını savunuyor. Ateşi 38 derecenin üstünde olan çocuklar eve veya muayene için doktora gönderilmeli, diye konuşuyor bulaşıcı hastalık uzmanı Dr. Dial Hewlett.

Buna karşın, Malani gibi bazı uzmanlar ise duruma şüpheyle yaklaşıyorlar. Koronavirüs taşıyıcısı olan bazı çocukların yüksek ateş gibi belirti göstermedikleri durumlar olabildiğini ve ateş ölçümlerinin gerçek vakaları tespit etmede başarılı olmadığını ve kaynak israfı olacağını iddia ediyorlar. Combe, kızılötesi ateş ölçme cihazlarının doğruluğundan şüphe duyuyor.

3) Maske takma

Dikkat etmeniz gerekenler: Hem çocuklar hem de yetişkinler için sürekli ve zorunlu maske kullanımı 

Maskelerin okulu yeniden açma planının en önemli kısımlarından biri olduğu konusunda tüm uzmanlarımız hemfikir.

Tan, özellikle de “çocukların en az 2 metrelik mesafeyi koruyamadıkları durumlarda” önemli olduğunu vurguluyor.  

Miller, öğretmenlerin ve personelin maske takmasının hayati derecede önem taşıdığını ekleyerek “havadaki partiküllerin yayılma mesafesi yetişkinler için çocuklardan daha fazla,” diye açıklıyor. Bazı araştırmalara göre, yetişkilerden çocuklara virüs bulaşma olasılığı çocuklardan yetişkinlere virüs bulaşma olasılığından çok daha yüksek.   

Ancak maskeler, nefes almayı etkileyen sağlık sorunları olan, işitme güçlüğü çeken insanlarla etkileşimde bulunan veya çok küçük yaştaki çocuklarla çalışan insanlar da dahil olmak üzere herkese uygun değil. Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri, yaşça küçük ve engelli öğrencilerin bulundukları okullar için ağız kısmı şeffaf olan maskelerin kullanımını öneriyor. 

Hewlett, özellikle küçük çocukları göz önünde bulundurarak okuların “maskeleri çıkarıp rahat bir nefes alacak” zaman aralıkları planlaması gerektiğini belirtiyor. Bu küçük molaların tercihen açık havada verilmesi gerektiğini de ekliyor. 

Hala tartışılıyor: Yüz koruyucu siperlik  

Bazı eğitimciler, küçük çocuklar için sadece şeffaf, plastik bir yüz koruyucu siperlik kullanımını savunuyor. Bu siperlikler daha konforlu, yüze dokunmayı daha da zorlaştırırken yüz ifadelerini görmeyi kolaylaştırıyor. Ancak, Miller’ın belirttiğine göre yüz siperliklerinin enfeksiyon riskini azalttığına dair elle tutulur bir kanıt yok. Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri de siperlikleri yüz maskelerine bir alternatif olarak önermiyor. 

Yüz maskeleri ve gözlükler maskelere ek olarak kullanılabilir, bilhassa öğretmenlerin gözlerini korumaları için. Amerikan Öğretmenler Birliği’nden Dr. Anthony Fauci’ye öğretmenlerin sınıfta ne takmaları gerektiği sorulduğunda, “Kesinlikle maske takmalılar, varsa göz koruyucu ve eldiven,” diye yanıtlıyor. 

4) Sınıfta: Sosyal mesafe ve gruplar

Dikkat etmeniz gerekenler: Birbirinden en az 2 metre mesafede sıralar, küçük sınıf boyutları ve gruplar

Fiziksel mesafe, tıpkı bir markette ya da bir toplantıda olduğu gibi okulda da koronavirüsten korunmanın temel taşı.

İdeal olan, sıraların birbirinden en az 2 metre mesafede yerleştirilmesi. Hewlett, bazı okulların geleneksel sınıfları konferans salonları, müzik odaları ve spor salonları gibi daha büyük alanlara taşımayı düşündüğünü söylüyor. Tan ise dersleri mümkün oldukça açık havada yapmayı tavsiye ediyor.

“Bunu yapmanın tek bir doğru yolu yok,” diyor Tan. Okullar, sahip oldukları alanları mevcut duruma en iyi şekilde adapte etmeye bakmalı.

Uzmanların önerdiği çözümlerden biri, öğrencileri gruplara bölmek ve kademeli ders programları oluşturmak. Bu durumda her sınıf kendi içinde bir grup oluşturur ve diğer çocuklarla temasa geçmez. Amaç, her bir kişinin maruz kaldığı insan sayısını minimuma indirmek ve “herhangi bir alandaki insan yoğunluğunu azaltmak,” diyor Miller. 

Malani, resim ve müzik gibi branş dersleri öğretmenlerini bu grupların sınıflarına getirmeyi teklif ediyor. Böylelikle, öğrenciler koridordan geçmek ve birbiriyle temas riskine girmek durumunda kalmazlar. 

Miller, “Bu küçük sınıf grupları güvende kalırsa, içerideki herkes de güvende olur,” diyor. 

Grup sisteminin bir parçası olarak birçok okul kademeli programa geçmeye hazırlanıyor. Bu programlara göre, örneğin bir grup öğrenci okula Çarşamba ve Cuma günleri giderken diğeri Salı ve Perşembe gidiyor, Pazartesileri ise gruplar sırayla değişiyor. Bir diğer seçenek grupları sabahçı ve öğlenci olarak ikiye bölmek. 

Hala tartışılıyor: Şeffaf pleksi koruyucu bölme

Pleksiglas (plastik cam) bölmeler Avrupa ve Asya’da birçok okulda kullanıldı. Ancak, Miller’a göre pleksiglas verileri yetersiz. “Bölmeler tavana kadar uzanmadığı takdirde hava akımı etrafından dolaşacaktır.” Malani, pleksiglas bölmelerin ön büro, resepsiyon ya da insan trafiğinin yoğun olduğu bölgelerdeki güvenlik kulübeleri gibi yerlerde işe yarayacağını belirtiyor. 

Devamı gelecek…

Yazının ikinci bölümünde neler var:  Biri hastalanınca ne yapmalı? Yüzeyleri nasıl dezenfekte etmeli? Hava dolaşımı, öğle yemeği, atıştırmalıklar, teneffüs, spor salonu ve spor etkinlikleri…

Çeviri: Zeynep Topal

Kaynak: https://www.kqed.org/mindshift/56430/how-safe-is-your-schools-reopening-plan-heres-what-to-look-for?fbclid=IwAR3ZwD7tjmIDJXZLQ6hnzi9BAyS4Q6Ig63AegRk7f3XJdRP7oS4_gHJBkcs

Görseller: Rose Wong


Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!