TRENDLER

Pandemi Döneminde İş ve Yaşam Dengesini Korumak

Görüntülenme 181

0
Pandemi Döneminde İş ve Yaşam Dengesini Korumak

Evde eğitimin en zor taraflarından biri, çalışma haliyle ve ev halinin sıklıkla birbirine karışması. Birçoğumuz evden ders verirken dengeyi bulmakta zorlanıyoruz.

İş ve Yaşam Dengesi Nasıl Kurulur?

Güne başlama ve günü sonlandırma rutinleri geliştirin: Sabah rutini olarak tüm perdeleri (gerekirse çalışma ışığını) açmak, evi havalandırmak ve bir fincan kahve yapmak gibi. Gün sona erdiğinde, rutini tersine çevirin: Perdeleri ve ışığı kapatın. Dizüstü bilgisayarınızı kapatarak bir rafa, bir çekmeceye veya tekrar çantasına kaldırma fiziksel eyleminin, çalışma gününü sona erdirmek için bir işaret olduğunu düşünebilirsiniz. Eğer kapısı olan bir “ev ofisiniz” varsa, kapıyı kapatın ve oradan uzaklaşın.

E-postalarınızı ve bildirimlerinizi belirli bir zaman diliminde kontrol edin: Evden çalışmaya başladığımın ilk haftasında, yemeğimi yemeye çalışırken sürekli e-posta bildirimlerimi duyduğumda ağlayacak gibi oldum. Hem verdiğim aranın tadını çıkarmak hem de öğrencilerime yardım etmek istiyordum ve arada kaldım. Yöneticilerle konuştuktan sonra, okulumuzda e-posta yanıtları için ‘gün sonuna kadar’ gibi bir süre verildi ve ben bunu çok faydalı buldum. Bazı öğretmenler için en kolayı e-postaları gün içinde kontrol etmek ve yanıtlamak olabilir – özellikle bir taraftan evde çocuklarıyla uğraşmak zorunda olanlar için. Yine de belli bir süre kısıtlamasının olması, her türlü iletişim sorununun önlenmesine yardımcı olabilir.

Ayrıca, “ev ofisiniz” sadece 3 metre uzaktayken, iş e-postanızı hem telefonunuzda hem de bilgisayarınızda etkin tutmanız gerçekten gerekiyor mu? Cevabınız okul şartları nedeniyle evet olabilir, ancak e-postalarınızı yalnızca bilgisayarınızda kontrol etmeyi daha faydalı bulabilirsiniz. Böylece okul günü sona erdiğinde bilgisayarınızı kapatarak bildirim seslerinden ve posta kutunuzu kontrol etme isteğinizden uzaklaşabilirsiniz 

Önünüzdeki işe odaklanın: Paylaşılan bir belgede öğrencilere geri bildirim yazıyorsanız, tüm cihazları kapatın ki gelen bildirimler dikkatinizi dağıtmasın. Bir görev üzerinde ne kadar süre çalışmayı planlıyorsanız, ona göre zamanlayıcıyı ayarlayın. Ardından bir sonrakine geçin. Kendinize karşı esnek olun — planladığınız sürede bitiremeyebilirsiniz, ancak bir dahaki sefere daha iyi zamanlamaya sahip olacaksınız.

Gün içinde ekrandan uzak molalar belirleyin: Ekrandan uzak molalar vermek – hem işle hem de haberlerle ilgili – ferahlatıcı olabilir. Dışarıda bir yürüyüş yapmak ya da (eğer varsa) evcil hayvanınızla oyun oynamak gibi planlar yapın. Bir iş arkadaşımla her gün açık havada 1,5 kilometre yürüyüş yapmak konusunda birbirimize meydan okuduk. Bu zaman dilimini telefonsuz geçirdiğim için kendimi çok özgür hissettim. Bir arkadaşınızla ya da aile üyelerinden biriyle ekransız bir öğle yemeği yemek de (haftada birkaç gün bile olsa) aynı rahatlamayı sağlayabilir.

Sevdiğiniz bir şey için alan yaratın: Bu, müzik dinlemek, egzersiz yapmak, bir arkadaşınızla FaceTime yapmak, bir bulmacayı tamamlamak veya bir sanat eseri üzerinde çalışmak için zaman yaratmak anlamına geliyor.

Eğer ruh sağlığınız izin veriyorsa, bir gün geç saatlere kadar çalışmayı planlayın: Belki Pazartesi akşamları için böyle bir plan yapmanız haftaya hazırlık yapmanızı sağlayabilir. Ya da belki Cuma günleri geç saatlere kadar çalışmak zihninizi rahatlatarak haftasonunun tadını çıkarmanızı sağlayacaktır. Gerekirse kendinizle anlaşma yapın: Ben Pazartesi günü geç saatlere kadar çalışacağım ve salı günü 16:00’dan sonra bütün günümü ailemle açık havada oyun oynayarak geçireceğim.

Mindfulness (bilinçli farkındalık) çalışmalarını rutininize dahil edin: Bir Mindfulness uygulaması kullanmak, beyninize onu sıfırlamanın zamanı geldiğini hatırlatır. Beş dakika boyunca farkındalıkla nefes alıp vermek bile zihindeki dağınıklığı temizler ve düşüncelerin yeniden düzenlenmesine izin verir. HeadspaceCalm, ya da Insight Timer gibi ücretsiz uygulamalar, hem yönlendirmeli meditasyon çalışmaları hem de meditasyon zamanlayıcısı sunuyor.

Robot” olmanın kendi potansiyelinizi ortaya koymanızı sağlamayacağını fark edin: Mola vermek ve çalışma saatleri ile çalışmadığınız saatler arasına sınırlar koymak, okul deneyiminize canlılık kazandıracaktır. Birçok öğretmen aynı zamanda ebeveyn ya da eştir ve nasıl öğretmen-öğrenci ilişkisi ilgi ve dikkat istiyorsa, diğer ilişkiler de aynı özeni hak eder.

Birçok öğretmen, evden çalışırken kendisini suçlu hissettiğini dile getiriyor. Öğrencilerine eskisi kadar yardımcı olamamak, kendi çocuklarına yeterince destek olamamak ve ilgi gösterememek ya da çabuk sinirlenip başkalarına karşı sabır gösterememek ana sebeplerin başında geliyor. Şu anda yapabileceğimiz en iyi şey, kendimize karşı anlayışlı ve nazik olmak ve bu incelik ve anlayışı başkalarına da yansıtmak. Bu, açık iletişimi gerektirir: Karşınızdakine neye ihtiyaç duyduğunuzu söyleyin (buna okul yönetimi dahil), yapabildiğiniz zaman başkalarına yardım edin ve ihtiyaçların kişiden kişiye değiştiğini unutmayın. Sınırları belirlemek, size hayat boyu faydalı olacak bir beceridir.

 

Çeviri: Özlem Öztürk

Kaynak: https://www.edutopia.org/article/maintaining-work-life-balance-during-pandemic

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!