REKLAMI KAPAT
TRENDLER
Konuk Yazar
Konuk Yazar

TÜM YAZILARI

Pandemi Tarihi ve Eğitim

Görüntülenme 649

0
Pandemi Tarihi ve Eğitim

İnsanlar beklenmedik zorlu durumlarla karşılaştıklarında doğal olarak geçmişte benzer durumları yaşayan toplumların deneyimlerinden faydalanmak isterler.  Covid-19, 191 ülkede okulların kapanmasına ve yaklaşık 1,5 milyar öğrencinin okuldan uzak kalmasına neden oldu. Bu durumla baş edebilmek için de dünya tarihinde görülen pandemilerin eğitime etkileri, neden olduğu kayıplar ve pandemi sonrası bu kayıpları telafi edebilmek için neler yapıldığına bakmak ilk akla gelen yollardan biri. 

Dünya tarihinde salgın hastalıkların ortaya çıkması insanların toplu olarak yaşamaya başlamaları ve hayvanları evcilleştirmeleri ile ortaya çıktığı tahmin ediliyor. İnsanlar üzerinde etkisi ve hakkında ortaya konan eserler açısından veba salgını, salgın hastalıklar arasında liderliği elinde bulundurmaktadır. MS 532’de ortaya çıkan birinci salgında 30 ila 50 milyon insan hayatını kaybediyor ki bu sayının o dönem Dünya nüfusunun yaklaşık yarısını oluşturduğu tahmin ediliyor. İkinci salgın ise 1346 yılında Avrupa’da görülen ve sadece 4 yıl içinde Avrupa nüfusunun üçte birinin hayatını kaybetmesine neden olan, Büyük Ortaçağ Vebası veya Kara Ölüm olarak da adlandırılan büyük salgın. Veba salgınlarının Dünya üzerinde toplumsal yaşam ve siyaset üzerinde tarihi etkileri olmuştur. Ancak bu salgınların eğitim üzerindeki etkileri ile ilgili herhangi bir bilgi bulunmuyor. Bunun nedeni olarak ise ilk iki salgının gerçekleştiği dönemlerde eğitim faaliyetlerinin kitlesel olarak yürütülmüyor olması gösteriliyor. Üçüncü Veba salgını ise 1772 yılında Çin’de ortaya çıkıyor ve özellikle Çin ve Hindistan’da 12 milyon insanın yaşamını kaybetmesine neden oluyor. Bu salgın, Avrupa’da kitlesel eğitim faaliyetlerinin başlamış ve yürütülmekte olduğu dönemde görülüyor ancak  daha önceki veba salgınlarından farklı olarak uluslararası işbirlikleri sağlanması sayesinde Avrupa’da bu salgın çok fazla yayılım göstermeden kontrol altına alınıyor. Bu neden ile eğitim üzerinde de olumsuz etkileri olmuyor. 

İspanyol Gribi Salgını

Pandemiler arasında Dünya tarihi üzerinde belki de en çok etkiye sahip olan İspanyol Gribi Salgını, 1918 ortalarında başlayan ve yaklaşık 500 milyon kişiye yani o dönem Dünya nüfusunun üçte birine bulaşmış olan ve 50 ila 100 milyon arasında kişinin ölümüne neden olan bir salgındır. Salgın 1. Dünya Savaşı’nın devam ettiği yıllarda yaşanmıştır ve bu durum farklı açılardan diğer salgınlardan farklı bir yerde yer almasını sağlamıştır. Örneğin,  salgının çıkış yeri bilinmemektedir. Savaş halinde olan devletler salgının çıkış yeri olarak birbirlerini suçlamışlar ve ilk çıkış yeri hiçbir zaman belirlenememiştir. Salgının, İspanyol Gribi olarak adlandırılması, çıkış noktasının da İspanya olduğu ile ilgili bir algıya neden olsa da bu ismi verilmesinin bambaşka bir nedeni vardır. İspanya’yı diğer ülkelerden farklı kılan şey, tarafsız kalarak Dünya Savaşı’na dahil olmayan bir ülke olmasıdır. Ve bu durum savaşan diğer ülkelerin aksine İspanya’da basın üzerinde bir sansür olmamasına ve salgın ile ilgili haberlerin sadece bu ülkede paylaşılıyor olmasına neden olmuştur. Salgına dair temel haber kaynağının da İspanya olması nedeni ile salgın bu ülkenin ismi ile anılır olmuştur. 

Salgının olumsuz etkilerinin yanı sıra olumlu sonuçları da olmuştur. En önemli olumlu sonucu ise devletlerin sağlık hizmetlerine verdikleri önemin artması ve bu konuda kurumsallaşmaya daha fazla ağırlık vermeleri olmuştur. Salgın sonrasında ABD, Almanya, Çin, İngiltere ve Sovyetler Birliği’nde halk sağlığı ve viroloji ile ilgili kurumlar kurulmuştur. Yine salgın sonrasında toplumsal hijyen kuralları oluşturulmuş ve uygulanmaya başlamıştır. Günümüzde çok sıradan bir uygulama olarak değerlendirilen, okul gibi kurumlarda herkesin aynı bardağı kullanmaması uygulaması bu salgın sonrasında uygulanmaya başlamıştır. 

İspanyol Gribi salgınından Osmanlı İmparatorluğu, özellikle de İstanbul da çok etkilenmiştir. Savaşta olan bir ülke olarak salgının Osmanlı topraklarında yayılmasına da asker hareketliliği neden olmuş, demiryolu ulaşımının olduğu İstanbul, Ankara, Eskişehir ve önemli bir liman şehri olan İzmir başta olmak üzere tüm şehirlerde salgın görülmüştür. 

Bu salgının, eğitim açısından önemli etkilerinden birisi de ilk defa okul kapatma uygulamalarına neden olmasıdır. Savaşın ortasında yer alan Avrupa’da kitlesel eğitim hizmetleri savaş nedeni ile zaten kesintiye uğradığı için okul kapatma uygulamaları konusunda yeterli bilgi yoktur. Ancak coğrafi olarak savaş bölgesinden uzak olan ABD’de düzenli okul kapatma uygulamaları görülmüştür. ABD’de salgın süresinde 3 şehir dışında tüm şehirlerde okullar kapanmıştır. Okul kapatma kararı verilmeyen bu üç şehirde ise öğrenci devamsızlık oranı yüzde 45’e kadar çıkmıştır. Diğer şehirlerde ise bir ya da iki kez okullar kapanmış, bir şehirde (Kansas City) ise bu karar üç kez verilmiştir. Ülke genelinde okulların kapalı kaldığı süre 15 haftaya kadar çıkmış, ortalama ise 6 hafta kapalı kalmışlardır. Osmanlı İmparatorluğu’nun Eğitim Bakanlığı olan Maarif Nezareti de ülke genelinde salgın nedeni ile okulların kapatılması kararı vermiştir. Ancak bu kararın özellikle taşrada ne kadar uygulandığı ve süresinin ne kadar olduğu ile ilgili bilgi bulunmamaktadır. 

Salgınlar Sırasında Okul Kapatmaların Eğitime Etkileri

Yukarıda da bahsedildiği gibi salgınlar nedeni ile okul kapatmalar ile ilk kez karşılaşmıyoruz. 1918 İspanyol Gribi salgınında da çok sayıda öğrenci okuldan uzak kalmıştı. Daha sonrasında Dünya’nın çok geniş coğrafyalarını etkisi altına alan 2. Dünya Savaşı’nda da farklı ülkelerde eğitime ara verilmişti. Bu dönemde sadece İngiltere’de 2 milyon çocuğun okula gidemediği biliniyor. Bu dönemdeki okuldan uzak kalmaların çocuklar üzerindeki etkisi ile ilgili Hollanda’daki çocuklar üzerinde yapılan bir araştırma yapılmıştır. Bu araştırmada 2. Dünya Savaşı sırasında bir veya daha fazla süre okuldan uzak kalan çocukların IQ puanlarındaki değişim incelenmiştir. Araştırma sonucunda çocukların okula geri döndükleri zaman IQ puanlarında düşüş olduğu ancak okula devam ile birlikte bu düşüşün hızla ortadan kalktığı belirlenmiştir. 

Ancak günümüzdeki okuldan uzak kalmaların çocuklar üzerindeki etkileri bu verilen örneklerdeki zamanlardan farklı olacaktır. Bunun en önemli nedeni ise okulun son 50 yılda çocukluk döneminin bir merkezi haline gelmesidir. Günümüzde Dünya genelindeki çocukların yüzde 90’ı ilkokula kayıtlıdır, 1920 yılında ise bu oran sadece yüzde 40’tı. İçinde bulunduğumuz süreçte yaşadığımız gibi bir okuldan uzak kalma uygulamasının ise yakın zamanlarda bir örneği olmadığı için çocuklar üzerindeki etkisinin neler olabileceği konusunda da kesin bir öngörüde bulunmak maalesef mümkün değil. Yine de yakın zamanlarda daha küçük ölçekli okuldan uzak kalma uygulamaları ve bu uygulamaların sonuçları ile ilgili araştırma verilerinin bizim için yol gösterici olabileceği söylenebilir. Bu konudaki güncel araştırmaların en sıklıkla karşılaşılanları, çocukların okuldan uzakta geçirdikleri yaz tatillerinin öğrenmeleri üzerindeki etkisini araştıran çalışmalardır. Farklı ülkelerde, farklı sürelerde yaz tatili uygulamalarının çocukların bilişsel becerileri üzerindeki etkisi  IQ puanları değerlendirilerek incelenmiş ve farklı sonuçlar ortaya çıkmıştır. Tüm bu araştırmaların sonucunda çocukların IQ puanlarında çoğunlukla azalma olduğu ve bu azalmanın 2-2,5 puan arasında olduğu belirlenmiştir. 

Çocukların okuldan uzak kalma nedenlerine verilebilecek örneklerden birisi de öğretmen grevleridir. Bu konuda Kanada ve Belçika’da yapılan öğretmen grevleri nedeni ile okuldan uzak kalan çocukların sınav puanlarında düşüş olduğu belirlenmiştir. Bu konuda daha uzun vadeli bir çalışma olarak, sıklıkla öğretmen grevi gerçekleşen Arjantin’de, grev süresince 88 günlük okuldan uzak kalma yaşayan çocukların, 30 – 40 yaşlarındaki iş yaşamları araştırılmıştır. Araştırma sonucunda okuldan uzak kalan bu çocukların yetişkinliklerinde akranlarına göre yüzde 2-3 daha az kazanç elde ettikleri ve işsizlik oranının bu grupta daha fazla olduğu belirlenmiştir. Okulda geçen zamanın azlığının etkisi yanında daha fazla okul zamanının çocukların eğitimi üzerindeki etkisini değerlendiren veriler bulunmaktadır.  Örneğin, matematik, dil ve fen alanlarında haftalık toplam ders saatinin Danimarka’da, Avusturya’dan yüzde 55 daha fazladır ve bu farklılığın çocukların bu alanlardaki başarıları üzerinde yüzde 6 düzeyinde bir farklılığa neden olduğu belirlenmiştir.  

Şüphesiz okuldan beklenti sadece çocukların bilişsel becerileri ve zeka puanlarında artış sağlaması değildir. Sabır, azim, davranışlarının sonuçlarını fark etme, kendisinin ve başkalarının duygularını tanıma ve yönetme gibi sosyal-duygusal beceriler çocuğun başarısının merkezinde yer almaktadır. Ve özellikle erken çocukluk döneminde bu becerilerin gelişimi üzerinde içinde bulunulan çevre dolayısı ile de okul ve okulda geçirilen zaman çok kritiktir. Okuldan uzak geçirilen süreçte çocukların bu becerileri öğrenmeleri ve geliştirmelerinde de önemli sıkıntılar yaşayacakları söylenebilir. 

Okulların kapatılması uygulamalarının bir diğer çok önemli etkisi ise toplumsal fırsat eşitliği üzerindeki olumsuz sonuçlarıdır. Çocukların günün önemli bir bölümünü okulda geçirmeleri, ebeveynler üzerindeki yükün azalmasını ebeveynlerin özellikle de annelerin çalışıp ekonomik yaşamda yer almaları için kritik öneme sahiptir. Özellikle yoksul ülkelerde çocukların eğitime erişim ve eğitimden faydalanma oranları zaten düşükken bir de bu şekilde uzun süreli okul kapatma uygulamalarının olması, o ülke çocuklarının okulun sağlayacağı fırsatlardan daha fazla yoksun kalmasını sağlayacaktır. 

Okul kapatma uygulamaları tüm toplumları etkilerken özellikle  dezavantajlı çocuklar ve aileleri için, kesintili öğrenme, zayıf beslenme, çocuk bakımı sorunları ve çalışamayan ailelerin ekonomik maliyeti daha ağır olacaktır. Örneğin sosyo ekonomik olarak düşük düzeyde bulunan Afrika ülkelerindeki ebola salgını süresince eğitime verilen ara sonrasında, çocukların gelir elde etmek için çalışmaya başlamaları nedeni ile okula geri dönüşte ciddi oranda düşüş meydana gelmiştir. Ayrıca okulların kapalı kaldığı süreçte şiddet ve sömürüye daha fazla maruz kalma, erken evlilik vakalarında artış, savaşan topluluklara milis olarak katılma, cinsel saldırıya uğrama ve genç hamilelik oranlarında artış meydana gelmiştir. 

Dr. Cem Akköse

Okul Kurucusu, Eğitimci

@cemakkose

 

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!