REKLAMI KAPAT
TRENDLER
Murat Moroğlu
Murat Moroğlu Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı

1982 yılında Adana'da doğdu. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölümü eğitimini 2002-2006 yılları arasında gerçekleştirdi.

2003-2006 yılları arasında Çağdaş Drama Derneğinin Yaratıcı Drama Liderliği / Eğitmenliği programını tamamlayarak "Yaratıcı Drama Lideri/Eğitmeni" unvanını aldı. Ankara'da farklı eğitim kurumlarında (Okul öncesi), Gazi Üniversitesi Vakıf Kolejinde (2009-2013) ve Özel Doğaç Yaratıcı Drama Liderliği/Eğitmenliği Kursunda (2013-2018) eğitmen olarak çalıştı. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü İlköğretim Bölümü Yaratıcı Drama Tezsiz Yüksek Lisansı programını (2017) bitirdi.

2012 yılından bu yana çeşitli internet sayfalarına "Çocuk Edebiyatı ve Yaratıcı Drama" ilişkisine yönelik yazılar yazıyor. Yaklaşık iki yıldır öğretmenlerle, ailelerle ve çocuklarla "Nitelikli Çocuk Edebiyatı" üzerine söyleşiler gerçekleştiriyor.

Fide Okulları'nda Yaratıcı Drama Öğretmeni olarak görev yapıyor.

@murat.moroglu

TÜM YAZILARI

Peki, Domuzların Bundan Haberi Var Mı?

Görüntülenme 2633

0
Peki, Domuzların Bundan Haberi Var Mı?

Ülkemizde nitelikli çocuk edebiyatına yönelik son dönemlerde çok anlamlı işler yapılıyor. Var olan bu nitelikli kültür üzerine çevirilerle farklı bakış açıları getiriliyor ve birçok çalışma yapılıyor. Bunların içinde elbette niteliksiz ve vasıfsız çalışmalar olduğu gibi “çocuğun birey olmasına ve yaşam deneyimine katkı sağlayacak” çalışmalar olduğunu da bilmemiz gerekiyor.

Ancak ülkemizde nitelikli çocuk edebiyatı alanından “bağımsız, özgürlükçü, çocuğun ve yetişkinin gelişimini destekleyen” bir alan olarak bahsetmek istiyorsak bazı duvarlarımızı da sorgulamak, sarsmak ve yıkmak gerekiyor.

Bu duvarlardan bir tanesi de “Domuz” karakteri. Domuz hiçbir şekilde Türkiyeli bir yazar, çizer, yayınevi ve hatta işin kuramsal çalışmalarını yapan kişilerce de değinilmemiş ve hatta değinilmek istenmeyen bir konu. İnanış ve kültür açısından “domuz” bir kere ötekileştirilmiş, harcanmış ve lanetlenmiştir. Bundan dolayı da çocuklara yönelik yazılan ve çizilen bir sanat yapıtında olması söz konusu değil. Çünkü bir ülkenin, bir toplumun ve bir  kültürün temelini oluşturan yegane ve güçlü şey “inanma, sahiplenme ve koruma” psikolojisi. Toplumumuzda anne-babadan tutun da öğretmene, milli eğitime, siyasal güce değin birçok etmen bazı duvarların güçlenmesinde önemli rol oynar. Domuzun kitaplarda olmamasının temel nedeni de budur. Domuz iyi değildir, domuz iyi örnek oluşturmaz, domuz… 

Oysa domuz sadece bir hayvandır tıpkı diğerleri gibi… Sapla samanı karıştırmak gibi bir şey sanırım. İşin komik tarafı domuzların bundan haberi yok! Sağlık açısından ya da inanış açısından gerekçeler söylemek “domuz” un bir sanat eserinde olmasına engel değildir. İnekler, köpekler ve birçok canlı da eminim ve biliyorum ki başka kültürler için de anlamlı, özel ve değerlidir ya da değildir. Bu açıdan bakarsak kitaplarda kahraman yaratmak bir süre sonra zorlaşacaktır. Dolayısıyla eğer evrensel tutumlar ve görüşler açısından bakacaksak da duvarlarımızı ve önyargılarımızı oluşturan ne olursa olsun sorgulamakta fayda var. Çünkü nitelikli kitapları yaratan ve ortaya çıkaranlar, bireyin, toplumun ve dünyanın gelişiminin anlamlı olmasını destekler. Fakat böyle düşünürken “kendi duvarlarımızın içinde hapsolmak” nitelikli işlerin ortaya çıkmamasına ya da adı geçen değişimin ve dönüşümün kendi içinde anlamlı olmamasına neden olur.  

Aslında bu yazıda “domuz” karakteri bir örnek. Temel olarak anlatmak istediğim şey şu: Nitelikli çocuk edebiyatı bağımsız, evrensel düşünebilen, yaratıcı, ötekileştirmeyen, toplumsal ve dünya sorunlarına duyarlı olan ve en önemlisi de kendisinin farkında olan ve neden-sonuç ilişkisi kurabilen bireylerin oluşumuna katkı sunar. Bunun için yazarlar, çizerler, editörler bir araya gelir ve estetik birey için kitaplarla anlamlı adımlar atarlar. Ancak ülkemizde bu konuda “üç maymun” davranışı söz konusu. Nitelikli çocuk edebiyatı ile ilgilenen birçok kişi bu konuyu es geçer, görmezlikten gelir.

Ancak bir gelişimden ve dönüşümden bahsetmek istiyorsak, bunu kendimize nihai hedef olarak seçmişsek o zaman bazı duvarlarımızı sarsmak gerekecektir. Bunu da, 

“Ama bizim inancımız…”

“Ama bizim kültürümüz…”

“Ama bizim değer yargılarımız…” gibi cümleler kurmadan yapmalıyız. Kısacası “amasız”, evrensel ölçütler ve değerler üzerinden konulara eğilmemiz ve nitelikli çalışmalarımızı bu açıdan ele alarak yapmamız gerekmektedir.

Ez cümle “kendi değer yargılarımızın kaygısıyla yola çıkarak yapılmak istenen sanat mıdır?” ve “bu sanat yapıtının işlevselliği nedir?” soruları tartışılmalıdır. 

Bu yargıları kırmak için “Olivia Saves The Circus (Olivia Sirki Kurtarıyor)” gibi, karakterleri domuz olan kitapların çevirileriyle işe başlanabilir.

 

Murat Moroğlu

Yaratıcı Drama Eğitmeni

@murat.moroglu

[email protected]

 

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!