PISA 2012 ve Matematik Okuryazarlığı

0
4826

Merakla beklediğimiz PISA 2012 araştırmasının “matematik-okuma-fen” sonuçları 3 Aralık 2013’te açıklandı. Problem çözme ve finansal okur-yazarlık değerlendirmelerinin sonuçları ise 2014 başında açıklanacak. Son PISA araştırması öncelikli olarak “matematik okur-yazarlığı” konusuna odaklandı. Peki neden?

OECD ülkeleri matematik eğitimi için her yıl toplam 230 milyar dolara yakın bütçe ayırıyor. Bunda şaşılacak bir şey yok; çünkü matematik hala modern dünyada “başarılı” olmanın altın anahtarı gibi. OECD’nin yaptığı son araştırmalara (1) göre gençlerin sahip olduğu matematik becerileri ile iş dünyasında iyi koşullarda yüksek ücretli pozisyonlara erişimi arasında doğrudan bağlantı var.

Ayrıca ülkeler arasında gayri safi milli hasıla ve matematik okur yazarlığı karşılaştırıldığında, matematik eğitiminde üst sıralarda olan ülkelerin dünya ekonomisinde pastadan daha büyük pay aldıkları; kısaca daha zengin oldukları gözlenmiş. Bu durumda da PISA, ya da eğitimde iyileştirme misyonu ile OECD bu üç yıllık döneme özgü olarak araştırmalarında “matematik okur-yazarlığına” öncelik vermiş.

Günümüz gençliği için matematik okur-yazarlığı “gerçek hayattaki problemleri matematik denklemlerine dönüştürebilme” ve “halihazırdaki bilgiyi yorumlayıp gerçek hayata uygulayabilme” becerileri olarak tanımlanabilir.

Sadece matematik bilgisini ölçmekten çok 15 yaşındaki gençlerin sahip oldukları matematik bilgisiyle neler yapabildiğini yani matematik okur-yazarlığını değerlendirmeyi amaçlayan PISA sonuçlarına baktığımızda ilk bakışta gözümüze çarpanlar şunlar:

-Açıklanan matematik, fen ve okuma becerileri sonuçları arasında en iyi ve en kötülerin arasının en açık olduğu dal matematik. En iyi sonuçları alan Çin-Şangay (613) ve en kötü sonuçları alan Arjantin (338) arasında toplam 225 puan fark var. (2)

-Benzer uçurum bireysel puanlamalarda da gözlemleniyor. Yine iyiler biraz daha iyi ve kötüler epey kötü Tüm dünya ülkeleri göz önüne alındığında öğrencilerin %32 si (OECD ülkelerinde bu oran %24) PISA tarafından 2. Seviye olarak tanımlanan asgari matematik okur-yazarlığı becerisine ulaşamıyor.

-Matematik becerileri çoğu zaman öğrenilebilen bir beceri olmaktan çok kişiye has bir yetenek olarak düşünülse de PISA bulguları aksini ispatlar yönde. Örneğin Japonya ve Güney Kore’de 2. Seviyeye ulaşamayan öğrencilerin oranı %10’un altına düşüyor. Bu dönemin şampiyonu Çin-Şangay’da ise bu oran %4’ün altında. Yani matematik öğrenilebilir, öğretilebilir.

-Tabii önemli olan matematiğin nasıl öğretildiği… PISA 2012’de ilk defa öğrencilerin ulaşabildiği matematik eğitimi ve matematik okur yazarlığı arasındaki bağlantı araştırıldı. Elde edilen verilere göre en yüksek başarıyı klasik matematik eğitimiyle birlikte uygulamalı matematik eğitimi alabilen öğrenciler yakaladı. Sadece uygulamalı matematik eğitimi alanlarda ise belirgin bir başarı gözlenmedi.

-Genel geçer algılarımızı değiştirecek bir bulgu daha. Ülkeler arasındaki gelir farklılıkları ya da öğrenci başına yapılan matematik yatırımı ile matematik okur-yazarlığı arasında beklendiği kadar belirleyici bir ilişki kalmamış durumda. Yani en azından matematik becerilerinin geliştirilmesi için o ülkenin mutlaka bir refah ülkesi olması gerekmeyebilir. İyimser olunması gereken bir nokta.

MATEMATİK VE CİNSİYET FARKLARI

-Evet, tahmin ettiğiniz gibi matematik puanları açısından erkekler kadınların biraz daha önünde. Ancak en yüksek puanları alanlar erkekler arasından çıksa da, en kötü puanları alma konusunda da birinciliği asla kadınlara kaptırmıyorlar. Kısacası matematikte en iyiler de en kötüler de erkek.

-Matematik okur-yazarlığında kadın-erkek farkının en çok gözlemlendiği ülkeler; sosyal hayatta da cinsiyetler arası eşitsizliğin olduğu ve mühendislik vb. gibi mesleklerin erkeklere özgü olarak değerlendirildiği ülkeler. Sosyal hayattaki kadın erkek eşitsizliği azaldıkça matematik becerileri arasındaki fark da kapanmaya başlıyor. Kadınların matematikte en başarılı olduğu alan ise belirsizlik ve data yorumlama…
-PISA 2012, matematik becerilerindeki cinsiyet eşitsizliğinin temel nedeninin kadınlar ve erkeklerin matematiğe yaklaşımındaki farklılıktan kaynaklandığını öne sürüyor. Öyle ki matematik becerilerinin aynı düzeyde olduğu durumda bile kadınların erkeklere göre kendilerinden daha az emin davrandığı, matematiği kendi kimliğinin bir parçası olarak içselleştiremediği gözlemlenmiş. PISA’dan eğitimcilere söylemesi…

OKUMA BECERİLERİ VE FEN OKUR-YAZARLIĞI

Yeri gelmişken diğer konulara da kısaca değinelim.

-Okuma becerileri söz konusu olduğunda denge bu sefer tersine dönüyor. Dil yetenekleri söz konusu olduğunda kadınlar erkeklerden daha başarılı. Üstelik ülke bazında eğitim seviyesi arttıkça kadınlar arayı daha da açıyor.

-Fen okur-yazarlığında kadınlar ve erkekler arasında belirgin bir fark gözlenmemiş.

2014 başında açıklanacak olan problem çözme ve finansal okur-yazarlık sonuçlarını merakla bekliyoruz.

Handan Saatçıoğlu

(1) The New Survey of Adult Skills (OECD, 2013)
(2) Okuma becerileri: Çin-Şangay (570) – Kazakistan (393) / Fen okuryazarlığı Çin-Şangay (580) – Endonezya (382) (OECD, PISA 2012)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here