Eğitim Sistemini Dönüştüren Ülkeler – 1 : Portekiz

0
4561

Ülkenin eğitim sistemi, yaygın bir verimsizlik ve fırsat eşitsizliği ile yüz yüze bulunuyor. Ancak Portekiz bugün okulları yeniden düzenleme ve modernleştirme yolunda yürüyor: Okullar, yeniden herkese daha iyi eğitim olanakları sağlayacak biçimde sınıflanıyor.

TEMEL GÖSTERGELER:

Portekiz toplumu uzun yıllardan bu yana düşük eğitim düzeyiyle göze çarpmaktadır. 1970’lerin ortası gibi yakın bir tarihte, çalışma yaşındaki her beş Portekizliden biri okur-yazar değildi. Liseyi bitirmiş olanlarsa, her 20’de birden daha azdı. 

  • 1995 yılında, Portekizli öğrencilerin yalnızca yüzde 52’si liseden mezun oldu. (OECD ülkeleri ortalaması aynı yüzde 74 idi.)
  • Portekizli öğretmenler, diğer bir çok OECD ülkesine kıyasla, sınıfta daha az zaman harcadılar: 1996 yılında Portekizli ilkokul öğretmenlerinin sııfta ders verme süresi ortalama 783 saatken, OECD ortalaması 817 saat; ortaokul öğretmenleri içinse sırasıyla 644 ve 716 saatti.
  • Yüksek sınıfta kalma oranları bir çok öğrenciyi okuldan soğuttu.1997’de, ilk ve ortaokul çocuklarının yüzde 15.3’ü sınıfta bırakılmıştı. Lise düzeyinde ise (10-12. sınıflar) oran bunun iki katında fazlaydı (yüzde 36.6).
  • 2000 yılında yapılan PISA* testleri, okuma becerisi bakımından Portekiz’in OECD ülkeleri arasında en geri durumdakilerden biri olduğunu açığa çıkardı. Portekiz 470 ortalama puanıyla Yunanistan’ın gerisinde kaldı. Testte çıta olarak kabul edilen 2. aşamanın altında kalan Portekizli öğrencilerin oranı, katılımcı ülkeler arasında en yüksek olanlardan biriydi.

SONUÇLAR:

PISA 2000, eğitim politikası üzerine ulusal düzeyde tartışmaları ve geniş kapsamlı reformları gündeme getirdi. Alınan kararların en önemlisi; okulları yeniden düzenlemek, olanakları yetersiz bir çok küçük okulu kapatmak ve yeni okulların inşası yolunda yaygın bir programı devreye sokmaktı.

  • 2006 ile 2010 arasında; öğrenci sayısı 10’dan az  veya sınıfta kalma oranı ortalamadan yüksek olan 2500’den fazla ilkokul kapatıldı. Geriya kalanlar genişletildi ve ayrıca, daha iyi olanaklar sağlayan yeni okullar inşa edildi.
  • Eğitim çağında bulunan nüfustaki azalmaya karşın, Portekiz eğitim bütçesini istikrarlı biçimde, gayrı safi milli hasılasının belli bir oranında tutmayı sürdürdü: 1995 yılında GSMH’den eğitime ayrılan oran yüzde 4.9 iken, 2008 yılında yüzde 5.2’ye yükseldi. Bunun sonucunda, ilk ve orta öğretimde öğrenci başına harcama tutarı artmış oldu.
  • Lise mezunlarının oranı, yüzde 80 olan OECD ortalamasının hala altında olmakla birlikte, 2000 yılındaki yüzde 52’den, 2008 yılında yüzde 63’e yükseldi. Çalışma çağındaki nüfusun yarısından çoğunun ancak ilkokul düzeyinde eğitim görmüş olmasına karşın, 25 yaşın üzerinde 8.000 kadar öğrenci, 2008 yılında lise diplomasına kavuşturuldu. Bu, 2005 yılında ilan edilen “Yeni Fırsatlar” programı sayesinde gerçekleştirildi.
  • 2009 yılında, aynı program sayesinde, yine 25 yaşın üzerinde 50.000’den fazla öğrenci lise mezunu olmaya hak kazandı. Bunun sonucunda, yüzde 82 olan OECD ortalamasını da aşan bir oran yakalandı ve 2009 ‘da lise mezunlarının oranı Portekiz’de yüzde 96’ya sıçradı.
  • 2009 yılında uygulanan PISA testlerinde Portekizli öğrencilerin okuma dalındaki puanı, 2000 yılındaki 470 puandan 489’a yükseldi. Matematikte, 2003’te 466 olan puan 487’ye ve fen bilimlerinde 2006’daki 474’ten 493 puana ulaştı. 

Daha geniş olanaklar ve yeni fırsatlar sağlama yolunda okulları yeniden düzenlemek

2000 yılı PISA testlerinden alına kötü sonuçlar, dikkatleri Portekiz eğitim sisteminin başlıca eksiklikleri üzerine çekti. Köylerdeki ilkokulların çoğu çok küçük ve yalıtılmış durumdaydı. İlçe ve kentlerdeki okullarsa çoğunlukla çok kalabalıktı ve ikili eğitim uygulaması kendini dayatmaktaydı. Özellikle yetersiz sosyal koşullardan gelen öğrenciler, sıklıkla sınıfta kalmakta, sonunda, bir çoğu okuldan atılmaktaydı.

Eğitim üzerine ülke düzeyinde başlatılan tartışma, geniş kapsamlı reformların önünü açtı. Bunlardan en göze çarpan bir tanesi, merkezi bir eğitim projesinde birleştirmek üzere, okulların dağılımını yeniden düzenleme kararıydı. Bu türden tipik bir “okullar kümesi”, tek bir ortaokula öğrenci gönderen 5 ile 10 arasında okul öncesi birim ve ilkokuldan oluşturulmuştur. Her okul kümesi, bir direktör tarafından yönetilmektedir. Bu yöneticinin atanmasında söz sahibi olanlar; öğretmenlerden oluşan bir kurul, öğrenci velileri, öğrenciler, yerel yöneticiler diğer topluluk ve kurum temsilcileridir.

Eğitim Bakanlığı ile yerel yönetimler, okul kümelerinin oluşturulmasında birlikte çalışmaktalar. Yani okulların inşa edilmesinde; bölgedeki öğrencilerin sayısı, coğrafi etmenler ve nüfus göstergeleri dikkate alınıyor. Daha geniş olanaklarla donatılmış olmasıyla, bu okul kümeleri, çalışmanın örgütlenmesi ve öğretmenlerin işbirliğinin gelişmesine yardımcı oluyor. Böylece, öğrencilere daha iyi ve kapsamlı bir hizmet sunulmuş oluyor.

Bu uygulamaya koşut olarak, Portekiz, öğretmen ücretlerini de yükseltmiş bulunuyor. Öğretmen ücretleri, diğer sektörlerde çalışan üniversite mezunlarına göre yüzde 19 daha yüksektir. Aynı zamanda, çalışma süreleri de uzatılmış durumdadır: Bir ilkokul öğretmeni 1996’da 783 saat ders verirken, 2008’de 855 saat, 2009’daysa 875 saat ders vermektedir. 1996’da 644 ve 2008’de 752 saat ders veren bir ortaokul öğretmeniyse, 2009 ‘da 770 saat derse girmektedir.

Bilgi ve İletişim Teknolojisine (ICT – Information and Communications Technology) yapılan yatırımların olumlu bir sonucu olarak, eğitimde bilgisayar destekli uzaktan öğrenmeden (e-learning) yararlanılmaktadır. Tekli (tam gün) eğitim ve ders dışı etkinlikler yaygınlaştırılmıştır. Matematik, Portekizce, fen bilimleri ve ICT öğretmenlerine düzenli olarak hizmet-içi eğitim verilmektedir. Okulları ve öğretmenleri geliştirmek üzere bir çok yeni sistem devreye sokulmuş, öğrencilerin okuma yeterliklerini artırmak ve okuma alışkanlığını edindirmek amacıyla, bir Ulusal Plan ilan edilmiştir.Portekiz’de bugün tüm 4., 6. ve 9. sınıf öğrencileri, matematik ve Portekizce derslerinden yıllık değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. 2009 yılı Ağustos ayı itibariyle, okuldan ayrılma yaşı 18’e yükselmiş bulunmaktadır.

Nüfusun tamamına yayılan, eğitimin düzeyindeki bu yükselmeye bağlı olarak, anne babaların beklentilerinde de bir yükselme gözlenmektedir. Reformlar, öğrencilerin başarısının artmasına gerçekten yardımcı olmaktadır. İlk veya orta okullarda, sınıf tekrarı yapmak zorunda kalan çocukların oranı keskin bir düşüş göstermiştir: 9. Sınıf öğrencilerini örnek alırsak, söz konusu oran 2005 yılındaki yüzde 21.5’ten, 2009 yılında yüzde 12.8’e düşmüş durumdadır.

2009 yılında uygulanan PISA testlerinde Portekizli öğrenciler, başarı düzeyleri hala OECD ortalamasının altında kalsa da, tüm alanlarda iyileşme kaydettiklerini gösterdiler. Test sonuçları ayrıca, çocukların sosyo-ekonomik kökenlerinin öğrenme becerileri üzerindeki etkisinin azaldığını da göstermektedir. Bu da, genel olarak, daha eşitlikçi bir eğitim düzeninin kurulmakta olduğuna işaret etmektedir.

* PISA: Programme for International Student Assessment (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı), OECD tarafından dünya genelinde uygulanan bir çalışma olup, kurum üyesi olan ve olmayan çeşitli ülkelerin 15 yaşındaki okul çocukları arasında, matematik, fen bilimleri ve okuma becerileri alanlarında yürütülmektedir. Program 2000 yılında başlatılmıştır ve her üç yılda bir yinelenmektedir. Programın yürütülmesinde, eğitim politikalarının ve sonuçlarının iyileştirilmesi yaklaşımı esas alınmaktadır. 2009 yılı PISA çalışmalarına, 65 ülke ve bölgeden 15 yaşında 470,000 öğrenci katılmıştır. 2010 yılında da, dokuz ülkeden 50,000 öğrenci daha çalışmaya dahil edilmiştir.

Derleyen: Mehmet Karakelle

Kaynak: http://www.pearsonfoundation.org/oecd/portugal.html

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here