Proje Temelli Öğrenme De Neyin Nesi?

0
2490
Proje bazlı öğrenme, bir adet gerçek dünya problemi belirlemek ve ona çözümler üretmek yoluyla gerçekleşen bir öğrenme eylemidir.

Eğitimde proje temelli öğrenmeyi kullanmanın en zor tarafı ne biliyor musunuz? Onu birine anlatmak. Ne zaman birine proje temelli öğrenmenin tanımını sorsam, verdiği cevap o kadar karmaşık oluyor ki bir süre sonra dinlemekten sıkılmaya başlıyorum. Size bu konuda yardımcı olmak için konuyla ilgili bir “asansör konuşması” hazırladım. Amacım proje temelli öğrenmenin ne olduğunu açık ve net olarak anlayabilmeniz.

Asansör konuşması, bir apartmanın içindeki asansörde birinci kattan ikinci kata çıkarken geçen zaman içinde birine verebileceğiniz bir ya da iki cümlelik kısa ve öz cevaptır. Bu hikayeyi çok severim ve öğrencilerimle de sık sık kullanırım. Çünkü konunun ana fikrine gelmek ve bir şeyin özünü kısa ve net bir biçimde açıklamak, günümüzün yoğun konuşma ve yazma dünyasında hayati bir değer taşıyor.

Sonuç olarak asansörün kapısı açılır, içeriye biri girer ve birden size şu soruyu sorar: “Proje temelli öğrenme de neyin nesi?” Neden bu soruyu sorar bilemeyiz ama bu hikayede karşınızda cevabınızı heyecanla bekleyen biri olduğunu hayal edin.

Ve siz de hemen cevap verirsiniz: “Proje temelli öğrenme, bir adet gerçek dünya problemi belirlemek ve ona çözümler üretmek yoluyla gerçekleşen bir öğrenme eylemidir. Çocuklar ne öğrendiklerini dersin sonunda değil, ders boyunca yaşadıkları yolculukta gösterirler.”

“Bu kadar mı?” diye sorar karşınızdaki kişi.

“Hayır” diye cevap verirsiniz. “Daha fazlası da var, ama ineceğiniz kata geldik ve zamanımız bitti.” Başını sallayarak size hızlıca teşekkür eder ve gider. Bu tanımın aslında nasıl proje temelli öğrenmenin gerçek zenginliğini içermediği düşüncesiyle sizi baş başa bırakır.

Sonuç olarak sadece bu tanıma bakarsak, proje temelli öğrenmenin belli başlı yönlerini içermediğini görürüz.

Daha Ayrıntılı Bir Tanım

Şimdi sadece siz ve ben kaldığımıza göre, şu tanımı biraz daha açalım ve bu öğrenme yönteminin gerçek gücünü tam olarak “fethedelim”.

Proje temelli öğrenme, farklı konuları aynı anda öğrenme eylemidir. Sürekli devam eden bir öğrenme şeklidir. Öğrencilere bir gerçek dünya problemini (yerel ya da global) belirlemeleri (araştırmalar yoluyla), iddialarını desteklemek için kanıtlar kullanarak bu probleme çözümler üretmeleri ve 21. yüzyılın araçlarını kullandıkları bir multimedya yaklaşımı ile bu çözümü başkalarına sunmalarına rehberlik etmekle gerçekleşir.

Çocuklar konu içinde yolculuk ederken neler öğrendiklerini gösterirler, öğrendikleri şeylerle etkileşime geçerler, birbirleriyle işbirliği yaparlar ve hem kendilerini hem de birbirlerini değerlendirirler. En sonunda, ne öğrendiklerini göstermek için bir sınava girmek ya da ortaya bir ürün koymak zorunda değillerdir.

Bu tanımın, doğru tanıma bir öncekinden daha yakın olsa da, asansördeki insanın sıkıntıdan bayılmasına (şu an siz de aynı hissi yaşıyor olabilirsiniz) sebep olabileceğini fark etmişsinizdir. Ve herhalde bir önceki tanımın, her ne kadar bu yöntemin müthiş etkisini fazla kısa anlatsa da, çok daha etkili olduğuna karar vermişsinizdir.

Çünkü proje temelli öğrenme, onun yöntemlerini seven öğretmenler tarafından uygulandığında müthiş bir şeydir. Proje temelli öğrenme yöntemini kullanarak öğretmek çok heyecan vericidir ve sizin heyecanınız öğrencilerinizi de heyecanlandırır.

Bir Öğrenme Hikayesi Yaratmak

Yine de, birbiriyle bağlantısız dersleri öğretmenin günlük angaryasından kendimi koparmam biraz zaman aldı. Bir beceriyi öğreten günlük derslerden bahsediyorum. Birbirinden bağımsız ve tek bir öğrenme hikayesi ünitesi altında toplanamayan derslerden.

Ama artık sıkılmıştım ve öğrencilerimin de sıkıldığından endişe etmeye başlamıştım.

Proje temelli öğrenme yöntemiyle öğretmek, Disneyland’daki atmosferle bir lunaparkın atmosferi arasındaki farka benziyor. Lunaparklar da eğlenceli elbette ama Disneyland’da bindiğiniz her şeyde farklı bir hikayenin içinde dalıyorsunuz. Duvarlar, tavanlar, yerler… Tüm dekorlar “mutlu sonu” destekler nitelikte.

Proje temelli öğrenme ile öğretmek de buna benziyor. Derslerden bir hikaye yaratıyor. Çözülmesi gereken bir problem ya da geliştirilmesi gereken bir aktivite ile ilgili bir hikaye. Öğrenme, çözümün sunumuna uzanan yol boyunca gerçekleşiyor.

Sonuç olarak proje temelli öğrenme örneğin Washington Anıtı’nın replikasını yapmak değildir. Kendi anıtınızı tasarlama konusunda sizi onurlandıracak birini bulmak ya da araştırmalar sonucu kendi anıtınızı tasarlamak ve en sonunda yetkili bir kurumu bu anıtı inşa etmesi için ikna etmektir.

Proje temelli öğrenme genel olarak şu öğeleri temel alıyor:

  • Canlandırma
  • Gerçek dünya senaryoları
  • Harmanlanmış öğrenme türleri
  • Çoklu okuma türleri
  • Otantik değerlendirmeler
  • Sınıfa gerçek dünya uzmanlığını taşımak
  • Çoklu becerileri değerlendiren üniteler
  • Araştırma ve birçok konuyu birden kavramayı gerektiren üniteler
  • Öğrenciye seçme hakkı
  • İş birliği
  • İletişimin birçok yöntemi (yazmak, sözel anlatım, görsel anlatım, yayınlamak vs. )

(Kısa bir not: Bu listeyi görünce panik olmayın! Dersinize proje temelli öğrenme demeniz için bu öğelerin her birine ihtiyacınız yok. Bunlar, uğrunda çaba göstermemiz gereken öğeler, başarmak için kendinizi paralamanız gereken değil!)

Biraz da kişisel görüşlerime yer vermek istiyorum: Proje temelli öğrenme, herkese eğitim verme misyonumuza değer verir. En temel işlerimizden birinin öğrencileri tahmini geleceğe hazırlamak olduğunu asla unutmaz. Öğrencilerin standart bireyler olmadığını, standart bir yolla öğrenmediklerini ve eğer inovasyonu geliştirmeyi hedefliyorsak onların standart bir tutumla değerlendirilemeyeceğini bilir.

Proje temelli öğrenme, sizden öğretmeniz gereken şeyi değiştirmenizi istemez. Ama sizden öğretmeniz gereken şeyi öğrencilerinize iletmeniz için bir araç tasarlamanızı ister. Eğer proje temelli öğrenme bir tiyatro oyunuysa, o zaman matematik ya da fen ya da tarih – ya da her ne öğretiyorsanız – son perde inene kadar tüm sahneleri yönlendiren şeyin kendisi olur.

Öğrencilerinizle birlikte yarattığınız öğrenme hikayesi, nihayetinde proje bazlı öğrenmeyi oluşturur. Yine de önceden hazırlıklı olmakta fayda var. Planlar yaparsınız, tonlarca ön çalışma yaparsınız, ama süreç bir kez başlarsa, hazırladığınız öğrenme hikayesini bir kez çocuklarınızın eline teslim ederseniz, onlar bu hikayeyi okuduğunuz kitapların çok ama çok daha ötesine götüreceklerdir.

 

 

 

Kaynak: http://www.edutopia.org/blog/what-heck-project-based-learning-heather-wolpert-gawron?utm_source=facebook&utm_medium=post&utm_campaign=blog

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here