TRENDLER

Robotlar Çocuklarımızın İşlerini Ellerinden mi Alacak?

Görüntülenme 772

0
Robotlar Çocuklarımızın İşlerini Ellerinden mi Alacak?

Birçok çocuk gibi oğullarım, Toby (7) ve Anton (4) da robotlara kafayı takmış durumdalar. Mutlu ve yardımsever robotlar, yatmadan önce bir çırpıda bitirdikleri çocuk kitaplarında, ejderha ve dinozorlardan bile daha sık karşılarına çıkıyor. Bir gün Toby’ye çocukların robotları niçin bu kadar sevdiklerini sordum.

“Çünkü onlar senin için çalışır,” dedi.

Günün birinde onun robotlar için çalışmak zorunda kalabileceğini ya da korkarım, onlar yüzünden çok da çalışamayacağını söylemeye dilim varmadı.

Bu yenilmez makinelerin yükselişiyle kafayı bozanlar sadece Elon Musk, Bill Gates ve Stephen Hawking değil. Evet, robotların zekamızı alt etme ve insan ırkını yok etme potansiyelleri mevcut. Ama yapay zeka öncelikle, oğullarım 20’li yaşlarına geldiklerinde sayısız mesleği işe yaramaz hale getirebilir.

Çocuklarımızın gelecekteki kariyerlerine yönelik bu açık tehdidi görmek için Marty McFly (Geleceğe Geri Dönüş filmindeki genç karakter) olmaya gerek yok.

Diyelim ki sizin hayalinizde kızınızın Yale Üniversitesi Tıp Fakültesine gidip radyoloji uzmanı olması yatıyor. Neden olmasın? Salary.com sitesine göre New York’taki radyoloji uzmanları yılda yaklaşık 470.000 dolar kazanıyor.

Ama yapay zeka, taramaları daha iyi okudukça bu meslek birden bire şüpheli hale geliyor. Arterys isimli yenilikçi bir şirket bu duruma bir örnek teşkil ediyor. Kalpten geçen kan akışının manyetik rezonans görüntülerini sadece 15 saniyede analiz eden bir program geliştirdiler. Bu analiz insanlar tarafından 45 dakikada yapılabiliyor.

Kızınız belki de cerrah olmak istiyordur, ama bu meslek de pek güvende sayılmaz. Scientific American dergisine göre robotlar hasarlı organları ve kanserli dokuları çıkarmada hali hazırda zaten cerrahlara yardım ediyorlar. Geçen sene STAR isimli bir robotik cerrah prototipi, canlı bir domuzun parçalanmış bağırsağını onarmayı içeren bir testte insan cerrahlardan daha iyi iş çıkardı.

Belki de kızınız kurumsal bir avukat olmak için hukuk fakültesine doğru yönelir. Bu meslek için de gökyüzü pek parlak değil. Normalde doküman incelemesi gerektiren yasal herhangi  bir meslek de (ki çoğu avukatın yaptığı şey budur) zarar görebilir.

JP Morgan Chase & Company de dahil olmak üzere birçok şirket, yasal yazıları tarayıp, hangi dokümanın gerekli olduğunu anlayabilen yazılım programlarını zaten kullanarak fatura edilecek bir sürü iş saatinden tasarruf ediyor. Örneğin Kira Systems isimli bir yazılım şirketi, bazı avukatların dokümanları incelemeye ayırması gereken zamanı yüzde 20 ila 60 oranında azalttığını açıkladı.

Mesleki olarak hayatta kalma konusunda, çocuklarıma gazeteciliğin ayrıcalıklı olduğu garantisini vermek isterdim, ama belli ki bu da bir hayal. Associated Press zaten borsa verileri ve bazı üniversite sporları haberlerini Automated Insights isimli bir firmanın yazılımını kullanarak veriyor. Geçtiğimiz yıl da beyzbol alt ligi haberlerinin hazırlanma görevini “robot gazetecilere” devretti.  

Diğer cazip işler ne durumda, örneğin pilotluk? Geçen bahar, Darpa olarak bilinen İleri Savunma Projeleri Ajansı (Defense Advanced Research Projects Agency) tarafından geliştirilmiş bir robot yardımcı pilot, bir simülasyon uçağını uçurdu ve yere indirdi. 2015′teki bir araştırmaya göre, Boeing 777 pilotlarının, ortalama bir uçuşun sadece yedi dakikasında gerçekten uçmakla ilgili bir şeyler yapıyor olmalarını hiç şaşırtıcı bulmuyorum. Sürücüsüz arabalar çağına doğru ilerlerken, pilotsuz uçaklar geride kalır mı hiç?

1987 yapımı ünlü Borsa filmindeki Gordon Gekko karakterini işten atma konusunda elinden gelenin en iyisini yapan robotların olduğu bir Wall Street var artık. Bloomberg‘e göre büyük bankalar, bahis önerebilen, önlemler alabilen ve robot ekonomistler gibi davranabilen yazılım programları kullanıyorlar. Bu robotlar para politikalarını tahmin etmek için merkez bankası yorumlarını çözümlemek adına doğal dil işlemeyi kullanıyorlar. Dünyanın en büyük fon şirketi BlackRock, bu yılın başında bazı yüksek ücretli hisse senedi toplayıcısı olarak çalışan insanlar yerine bilgisayar algoritmalarını getirdiğini duyurarak olay yarattı.

Sizce ben mi paranoyağım? Yoksa yeterince paranoyak değil miyim? Oxford Üniversitesi, Mühendislik Bilimleri tarafından 2013’te yayımlanan bir çalışma, sigorta acenteliği, spor hakemliği ve kredi memurluğu gibi bazı mevcut mesleklerin yüzde 47’sinin on ya da yirmi yıl içinde otomasyonun kurbanı olma riski taşıdıklarını tahmin ediyor.

McKinsey Global Institute daha bu hafta, önümüzdeki on iki yıl ve sonrasında Amerikan işçilerinin üçte birinin yapay zeka yüzünden işlerini değiştirmek zorunda kalacaklarını belirten bir rapor yayımladı.

Biliyorum, çocuklarının kariyerlerini ‘robot-geçirmez’ bir hale getirip getiremeyeceğini merak eden tek ebeveyn ben değilim. Sanırım işe, kendi çocuklarıma büyüdüklerinde ne yapmak istediklerini sorarak başlamalıyım.

Oğlum Toby, insanları memnun eder, doğuştan eğlencelidir ve de arabalara ve filmlere meraklıdır. Bana ya bir Uber şoförü ya da bir aktör olmayı istediğini söyledi. (Bu iki mesleğin geleceğinin birbirine ne kadar benzediğini anlayamayacak kadar küçük maalesef.) 

Uber sürücülerinin, gökyüzündeki o büyük ve muhteşem otoparkta görevlendirilmeye doğru ilerledikleri bir sır değil. Firma, 2019-2021 yılları arasında 24,000 sürücüsüz Volvo spor aracı içeren filoyu hizmete sokmayı planladığını duyurdu.

Ya aktörler? “Gelecekte bilgisayarlar tarafından üretilecek bazı oyuncuların, ifade nüanslarını ve duygusal derinliği yakalayabilmesi düşünülemez gibi görünebilir,” diyor Amerikalı oyuncu Dwayne Johnson. Ancak Hollywood zaten güney Silikon Vadisidir. Film yapımcılarının Rogue One: Bir Star Wars Hikayesi filmi için 1970’lerdeki halleriyle Carrie Fisher’ın Prenses Leia ve Peter Cushing’ın Grand Moff Tarkin karakterlerini yeniden canlandırmak için nasıl bilgisayar grafikleri kullandıklarını düşünün.

Küçük ama güçlü oğlum Anton ise futbolcu olmak istediğini söyledi. Robot futbolu kulağa çılgınca gelebilir, ama olamaz mı?

Anton ayrıca asker olmak istediğini de söyledi. Bahsettiği şey piyade olmaksa asker olmaktan vazgeçebilir. Rusya yakın zamanda RoboCop’a benzeyen bir insansı robot asker olan Fedor‘u görücüye çıkardı. Bu “uzay savaşına hazır” android, silah kullanabiliyor, araç sürebiliyor, ilk yardım uygulayabiliyor ve tabi ki asker selamı verebiliyor. Aslında dünyadaki tüm ordular böyle güçlü robotlar geliştirme yarışındalar. Bir İngiliz istihbarat uzmanı, Amerikan ordularının 2025 yılına kadar insanlara göre daha fazla robot askere sahip olacağını öngördüğünü açıkladı.

Tekrar etmek istiyorum, bütün bunlar şimdi oluyor, 25 yıl sonra değil. İş dünyasının o zaman nasıl olacağını kim bilebilir. Gelecekte, gezegendeki en zeki yaratıklar bile biz olmayabiliriz.

Makine zekasının insan zekasını yakaladığı, hatta geçtiği “dehşet verici” nokta için fütüristlerin kullandığı bir terim var: “Tekillik” Evet, bizi yönetebilirler. Bizi öldürebilirler. Elon Musk şöyle diyor: “Yapay zeka potansiyel olarak, nükleer silahı ele geçirmiş teröristlerden daha tehlikeli.”

Durum bu kadar vahim mi gerçekten? “Robotların Yükselişi: Teknoloji ve İşsiz bir Gelecek Tehdidi” adlı kitabın yazarı Martin Ford’a göre yapay zeka şöyle işliyor: Makinelerin öğrenmesi, eski makinelerin yerine yeni makineleri koymayı ve işçileri bir endüstriden diğerine sürüklemeyi getirmiyor. Bunun yerine, bizim yerimize geçecek yeni makineler getiriyor. Kaçtığımız her yeni endüstride peşimizden gelen makineler… 

Ford’un kitabı beni dipsiz bir kuyuya atmıştı adeta. Kendi çocukları (Tristan, 22, Colin, 17, ve Elaine, 10) hakkındaki endişelerini öğrenmek için ona ulaştım.

Robot ekonomilerin en kırılgan mesleklerinin, tahmin edilebilir, tekrar gerektiren ama çok fazla eğitim isteyen işler olduğunu söylüyor Ford. “Bilgiye dayalı birçok iş gerçekten rutinden ibaret. İster bir rapor almak olsun, ister sayısal bir analiz olsun, bir bilgisayarın başına oturup bir uygulamayı tekrar ve tekrar çalıştırmaktan bahsediyorum.”

Yaratıcı düşünceye dayalı meslekler, korunmanın keyfini sürecek gibi duruyor (Ford’un büyük oğlu biyomedikal mühendisliği alanında yüksek lisans yapıyor). Aynı şekilde empati ve insanlar arası iletişim üzerine olan meslekler de öyle (küçük oğlu psikolog olmak istiyor).

Öyle bile olsa yaratıcı düşünme becerisi tek başına kurtarıcı olamayabilir. Ford, Mayıs ayında Google’s AlphaGo yazılımının, dünyanın en karmaşık oyunu olarak kabul edilen Go’da 19 yaşındaki bir Go ustasını yendiğini öğrendiğinde telaşa kapıldığını söylüyor. 

“En iyi Go oyuncusuna dahi sorsanız, size ne yaptıklarını anlatamazlar,” diyor Ford. “Bunu bir “duygu” olarak tanımlarlar. Bir sezgi alanına girmek hali. Ama yine de bir bilgisayar dünyadaki herkesi yenebileceğini ispatlayabildi.”

Bir umut ışığı ararken internette Albert Wenger’in bir konuşmasına rastladım. Etkili bir teknoloji yatırımcısı olan Wenger, “Temel Gelir Garantisi” kavramını tanıtıyordu. “Evrensel Temel Gelir” olarak da bilinen bu parlak fikir, robotların hakim olduğu bir ekonominin bir gün sınırsız miktarda harika şeyler yaratabileceğini ve aynı zamanda bizi angarya ve demoda işlerden özgürleştirirken, devlet desteğiyle büyüyen çocuklarımızın bolluklarla dolu bir hayatı yaşamanın keyfini sürmelerini sağlayacağını savunuyor.

Bu fikir, yalnızca teknolojinin gücünü anlamakla kalmayıp aynı zamanda iyilik için kullanılacağına inanmaya bayılan Silikon Vadisi elitlerine ait. Onların bakış açısıyla, geleneksel işlerin olmadığı geleceğin yapay zeka dünyasında, herkes haftalık ya da aylık bir maaş alacak (özetle herkes için refah).

Ekonomist David Autor tarafından yapılan bir başka konuşmada, çalışma hayatının ölümüyle ilgili haberlerin oldukça abartıldığından bahsediliyor. Örneğin ATM’lerle tanışmamızdan 50 yıl sonra bankalarda o zaman olduğundan daha fazla kişi çalışmaya başladı. Bilgisayarlar, insanların “müşterilerle ilişkileri pekiştirme, problemleri çözme, kredi kartı, hisse senedi ve yatırımlar gibi yeni ürünleri tanıtma” gibi daha bilişsel işlere yönelmelerini sağlayıp onları, 20 dolarlık banknotları saymak gibi sıkıcı işlerden de kurtardı.

Sonuçta bilgisayarlar bazı şeylerde gerçekten çok iyiler ve şimdilik, bazılarında da berbatlar. Oğlum Anton bile bunu seziyor. Bir gün ona robotların insanlardan daha akıllı mı yoksa daha aptal mı olduğunu sordum. “Daha aktal” dedi uzun bir sessizlikten sonra. Anlayamamıştım tekrar sordum. “Daha akıllı ve daha aptal,” diyerek gülümsedi.

Şaka yapıyordu. Ancak kısa bir süre sonra röportaj yaptığım MIT’de yönetim teorisyeni olan Andrew McAfee‘ye göre haklıydı.

Anton’un diğer kariyer hedefleri – şarkı yazarlığı – üzerine konuşurken Dr. McAfee bilgisayarların zaten birçok insandan daha iyi melodiler oluşturabilecek kadar akıllı olduklarını söyledi. “Kulağımıza hoş gelecek şeylerin kurallarının neler olduğunu biliyoruz. Ancak bu müziğe, yazdığı sözlerle insanlar arasında yankı uyandırabilecek ve insanlık durumları hakkında bir şeyler düşünmesini sağlayacak bir dijital bir söz yazarı çıkarsa, işte o zaman gerçekten şaşkına dönerim.”

Dr. McAfee’ye 10 yıl sonra hala var olacak mesleklerin neler olabileceğini de sordum. “Sanırım sağlık koçluğu geleceğin büyük bir endüstrisi olacak. Müşterilerine iyi hizmet veren restoranlar, her ne kadar tabletten daha çok çeşit söyleyebiliyor olsak da, hiçbir yere gitmeyecekler. Elleriyle bir şeyler yapmaya ilgi duyan insanlara bir şey olmayacak. Robot bir tesisatçı için daha çok ama çok yolumuz var.”

 

Çeviri: Ayşegül Sarığolu

Kaynak: https://www.nytimes.com/2017/12/11/style/robots-jobs-children.html

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!