TRENDLER

Sanat Çalışması Yaparken Beyninizde Neler Olur?

Görüntülenme 663

0
Sanat Çalışması Yaparken Beyninizde Neler Olur?

Boş zamanımın çoğunu çizim yaparak geçiriyorum. Gündüzleri mesleğim olan gazeteciliği icra ediyorum, ama onun dışındaki tüm boş zamanımda ben bir sanatçıyım, daha doğrusu, bir karikatüristim.

Molalarımda çizim yapıyorum. İşe gitmeden önce kahvemi içtiğim kafede çizim yapıyorum. İşten eve giderken 20 dakika süren otobüs yolculuklarımda ise küçük bir dergi çizimini tamamlamaya çalışarak kendime meydan okumayı seviyorum.

Sık sık çizim yapıyorum, çünkü eğlenceli ve keyifli bir aktivite. Ancak bu sevgimin altında yatan daha derin bir sebep olduğunu da düşünmüyor değilim. Yaratmak, zihnimi boşaltmamı sağlıyor. Duygularımı anlamama yardımcı oluyor. Ve bir şekilde daha sakin ve huzurlu hissetmeme yol açıyor. 

Tüm bunlar beni şu soruya yöneltti: Ben çizim yapıyorken beynimin içinde neler olup bitiyor? Nasıl bu kadar iyi hissettirebiliyor? Kendilerini birer sanatçı olarak görmüyor olsalar bile diğer insanları yaratıcılığa nasıl teşvik edebilirim?

Meğer sanatla uğraşırken zihinlerimizde ve bedenlerimizde ne çok şey olup bitiyormuş!

Alabama Birmingham Üniversitesi’nde nörobilim profesörü ve Amerikan Sanat Terapileri Derneği’nin eski başkanı Christianne Strang, “Yaratıcılık, sağlığımızı korumamız ve kendimizle ve dünyayla bağ kurmamız açısından oldukça önemli,” diyor.

Bu düşünce tüm yaratıcı ifade biçimleri için geçerli: Çizim, resim, kolaj ya da heykel yapmak; şiir yazmak, pasta süslemek, örgü örmek, gazete kupürleri ve resimlerden defter hazırlamak… Sınırlama yok!  

Drexel Üniversitesi’nde profesör ve sanat terapisti olan Girija Kaimal, “Yaratıcılığınızı – yani birbiriyle ilişkisiz şeyler arasında bağlantı kurma ve yeni iletişim yolları hayal etme becerisi – harekete geçiren her şey sizin için iyidir,” diyor. 

Kaimal, sanatın herkes için olduğuna ve beceri seviyeniz ne olursa olsun, sanatla düzenli olarak uğraşmanız gerektiğine inanıyor.  İşte sebepleri:

Daha umutlu bir gelecek hayal etmenize yardım eder

Sanatın hayal gücümüzü esnetme yeteneği, mağarada yaşadığımız zamanlardan bu yana sanat yapmamızın sebeplerinden biri olabilir, diyor Kaimal. Evrimsel bir amaca da hizmet ediyor olabileceğini ekliyor. Kaimal, sanat yapmanın, gelecekte karşımıza çıkabilecek problemleri yönetmemize yardım ettiğini ileri sürüyor. Bu teorisini Ekim ayında yayınlanan Journal of the American Art Therapy Association’a da (Amerikan Sanat Terapisi Birliği Dergisi) yazmış.  

Teorisi, son birkaç yıl içinde gelişen bir fikre dayanıyor: Beynimizin sürekli tahmin yürüten bir makine olduğu fikrine. Kaimal, “Beyin bir sonraki hamlemizle ve daha da önemlisi hayatta kalmak ve başarılı olmak için yapacağımız bir sonraki hamleyle ilgili tahminde bulunmak için sahip olduğu bilgileri kullanır,” diyor.  

Resim yaparken bir dizi karar verirsiniz. Hangi çizim aletlerini, hangi rengi kullanacağınız ve aklınızdakileri kağıda nasıl dökeceğiniz gibi. En sonunda da resmi yorumlar ve anlamını çözmeye çalışırsınız.

“Yani beynimiz her gün, her dakika bilinçli veya bilinçsizce, neyle karşılaşacağını tahmin etmeye ve kendini buna hazırlamaya çalışıyor,” diyor.

Kaimal, sanatın neler yapabileceğine sanat terapisti olarak görev yaptığı klinikte depresyonla mücadele eden bir öğrencisi ile çalışırken şahit olmuş. “Ümidini kesmişti. Ders notları çok kötüydü ve kendini çaresiz hissediyordu,” diye hatırlıyor.

Bir seans sırasında, öğrenci eline bir parça kağıt almış ve tüm sayfayı siyaha boyamış. Kaimal hiçbir şey dememiş.

“Simsiyah sayfaya şöyle bir baktı ve bir süre gözlerini üstünden kaldırmadı,” diyor Kaimal. “Ardından, ‘Vay canına! Çok karanlık ve kasvetli görünüyor.’ dedi,” diye aktarıyor.

Kaimal, devamında adeta mucizevi bir şey gerçekleşti, diyor. Öğrenci etrafına bakınmış ve eline pembe renk heykel kili alarak çiçek yapmaya başlamış. Bunun üstüne Kaimal’a dönüp, “Biliyor musun? Bu çiçekler bana baharı hatırlatıyor,” demiş.

Bu terapi seansı ve sanat aracılığıyla, öğrenci olasılıkları hayal etme ve hayata karşı ümitsiz olduğu mevcut anın ötesinde bir gelecek görme şansına erişti, diyor Kaimal.

“Hayal kurmak hayatta kalmaktır,” diyor. “Bizi, olasılıkları hayal etmemiz ve bu olasılıklardan sağ çıkmamız için hazırlıyor.”   

Beyninizin ödül merkezini harekete geçirir

Sanatla uğraşmak, ”Ne çizeceğim? Nasıl materyaller kullanacağım? Ya bitiremezsem? Ya çok kötü olursa?” gibi sorular sebebiyle birçok insan için can sıkıcı bir hal alabilir. Ancak araştırmalar gösteriyor ki, tüm bu endişelere rağmen “herhangi bir görsel anlatım yoluna başvurmak beynin ödül mekanizmasını harekete geçiriyor.” Kaimal ekliyor, “Bu, sanat yaparken kendinizi iyi hissettiğiniz ve beyninizin bu aktiviteyi keyif veren bir tecrübe olarak algıladığı anlamına geliyor.”

Kaimal’ın da içinde bulunduğu bir araştırma ekibinin ortaya koyduğu bu teori, 2017 yılında The Arts in Psychotherapy (Psikoterapide Sanat) adlı dergide yayınlandı. Bir mandalayı boyama, karalama yapma ve boş bir kağıda resim çizme olmak üzere üç aktiviteyi tamamlayan 26 katılımcı ile gerçekleştirdikleri araştırmada, katılımcıların beyinlerindeki ödül merkezine (medial prefrontal korteks) giden kan dolaşım hızını ölçtüler. Ölçümün sonucunda araştırmacılar, katılımcıların sanat yaparken beyinlerindeki bu bölüme yönelik kan akışında bir hızlanma olduğunu gözlemlediler.

Bu çalışma, sanat yapmanın bağımlılık, yeme bozukluğu ve duygudurum bozukluğu gibi beyindeki ödül yollarını etkileyen sağlık sorunlarıyla mücadele eden insanlara fayda sağlayabileceğini ileri sürüyor.

Stres seviyesini azaltır 

Sanat terapisi alanında yapılan araştırmalar henüz yeni yeni ortaya çıkıyor olmasına rağmen, sanat yapmanın stres ve endişeyi azaltabileceğine dair kanıtlar mevcut. 2016 yılında yayınladıkları bir makale için, Kaimal ve bir grup araştırmacı 39 sağlıklı yetişkinin kortizol düzeylerini ölçtü. (Kortizol, vücudun strese tepki vermesine yardımcı olan bir hormondur.)

Araştırmacı ekip, bir sanat terapisti ile stüdyo ortamında 45 dakika boyunca sanat aktiviteleriyle uğraşan katılımcıların kortizol düzeylerinin önemli ölçüde düştüğünü gözlemledi. 

Çalışma aynı zamanda, kendini “deneyimli sanatçı” olarak tanımlayan kişiler ile tanımlamayanlar arasındaki sağlık sonuçlarında hiçbir farklılık olmadığını gösterdi. Yani, beceri seviyeniz ne olursa olsun, sanatla birlikte gelen tüm güzel şeyleri hissedebilirsiniz!

An”a odaklanmanıza yardımcı olur

Kaimal’a göre sanat, insanı enerjik olarak zirvede tutmaya ve akış (flow) haline geçilmesine yardımcı oluyor. “Sanat icra ettiğinizde kendinizi, tüm farkındalığınızı kaybediyorsunuz. Tamamiyle o anın içinde var oluyorsunuz; öyle ki, zaman ve mekan algınız kapanıyor adeta,” diyor.

Pek bu “akış” halindeyken beyninizin içinde ne olup bitiyor? Kaimal, “Beyninizdeki rahatlama, odaklanma ve zevk alma ağları aktive oluyor,” diye açıklıyor.

Peki hangi sanat etkinliklerine yönelmelisiniz?

Görünen o ki, bazı sanat türleri sağlığınıza diğerlerinden daha fazla yarar sağlıyor.

Kaimal, kile şekil vermenin uğraşması çok keyifli bir aktivite olduğunu söylüyor. “Hem ellerinizi hem de beyninizin farklı kısımlarını aynı anda kullanabildiğiniz duyusal bir deneyim,” diyor. “Yaratma sürecinde dokunma hissinizi, üç boyutlu uzay algınızı, görüş yetinizi ve biraz da işitme becerinizi kullanarak kendinizi ifade ediyorsunuz. Tüm bu vücut bölümlerini aynı anda kullanmak oldukça faydalı.” 

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki; bir şeklin içini boyamanın – özellikle de önceden hazırlanmış geometrik mandala şekilleri – ruh halinizi olumlu bir şekilde etkileme olasılığı, boş bir kağıdı ve hatta kare bir şeklin içini boyamanın muhtemel etkisinden daha fazla. Amerikan Sanat Terapisi Birliği Dergisi’nde 2012 yılında yayınlanan bir araştırma, kare bir şeklin içini veya boş bir kağıdı boyamaya oranla mandala içine boyama yapmanın endişe seviyesini önemli ölçüde azalttığını buldu. 

Strang, ifade yöntemlerinin veya sanat türlerinin birbirinden daha iyi ya da üstün olmadığının altını çiziyor. “Bazen eve gidip resim yapmak isteyebilirsiniz. Bazı günlerde ise eskiz çizmeyi ister canınız,” diyor. “Size neyin iyi geldiğini hissediyorsanız, dilediğiniz zaman diliminde onu yapın.”

Duygularınızı anlamaya çalışın

Şunu belirtmek önemli: Eğer ciddi bir zihinsel sağlık sıkıntısı yaşıyorsanız, profesyonel bir sanat terapistinin rehberliğine başvurmalısınız, diyor Strang. 

Bununla birlikte, eğer kendi yaratıcılığınızla bağ kurmak, endişelerinizi azaltmak ve mücadele becerilerinizi geliştirmek için sanat yapıyorsanız, bunu nasıl yapabileceğinizi öğrenin, diye ekliyor. 

Strang, “Bırakın çizgiler, şekiller ve renkler duygusal tecrübenizi görsel bir ifade biçimine dönüştürsün,” diyor. “Bedeninizde hissettiğiniz duyguları, anılarınızı kullanın. Çünkü kelimeleriniz sizi çoğu zaman anlamıyor.” 

Strang’in bu sözleri, bana kalemimi ve eskiz defterimi çıkarmak için çantama uzandığım sayısız anı düşündürdü. Çoğu zaman, nasıl hissettiğimi anlatmak için çizimlerimi ve düşüncelerimi kullanıyordum. Aslında yaptığım şey, kendime yardım etmekti. Ve bu, bana rahatlama hissi veriyordu. 

 

Kaynak: https://www.kqed.org/mindshift/55169/what-happens-in-your-brain-when-you-make-art?utm_medium=Email&utm_source=ExactTarget&utm_campaign=20200119+MindShift+Newsletter+Subscribers&mc_key=00Qi000001bsow9EAA&fbclid=IwAR0NqP8TTwp7cWOiXCXPdMk1tlc5A3Nvw4_hWvpeDuqSvBeac4kpuFZOFb8

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!