TRENDLER
D. Pelin Sakın
D. Pelin Sakın

Lisans eğitimini, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Matematik bölümünde tamamladı. İstanbul'da farklı eğitim kurumlarında lise, ortaokul ve ilkokul düzeylerinde matematik öğretmenliği yaptı. Yüksek Lisans eğitimine Yeditepe Üniversitesi Eğitim Programları ve Öğretim bölümünde devam ediyor. Aynı zamanda, Sabancı Üniversitesi EDU "Okul Liderliği" sertifika programını tamamladı.

İTÜ GVO Natuk Birkan İlkokulu'nda çalıştığı dönemde, ilkokul GEMS matematik çalışmalarının uygulamaları ve yeni çalışmaların üretilmesine destek oldu. Fide Okulları'nda, matematik öğretim programının derinleştirilmesi amacıyla sınıf öğretmenleri ile çalışarak müfredat koordinatörlüğü yaptı. Müfredat çalışmalarına veli katılımını dahil eden "Aile Matematiği" yetişkin atölyeleri düzenledi.

Müfredat gelişimi ve takibi alanına odaklanan Sakın, Flipped Learning (Ters Yüz Öğrenme), Tasarım Yoluyla Öğrenme (UbD), Öğrenmede Evrensel Tasarım (UDL) ve Farklılaştırma (Differentiation) eğitim yaklaşımları ekseninde öğretmenlerle içerik üretim ve tasarım çalışmaları yürütüyor.

TÜM YAZILARI

Seçimlerimiz Geleceğe Veri Olacak

Görüntülenme 14598

0
Seçimlerimiz Geleceğe Veri Olacak

Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada gündeme gelen bir tartışmaya tanık olduk. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un, "çalışan annelerin okul öncesi kurumlarına çocuklarını verebilmeleri konusunda olumlu bir haber de yansıyacak” sözlerinin ardından, Bakanlık okul öncesi eğitime yüz yüze devam etme kararı aldığını açıkladı. Bir yanda okullar açılmazsa “çocuklara kimin bakacağı” tartışılıyordu, bir yanda da öğretmenler “biz bakıcı değiliz” şeklinde konuşuyordu. Yetişkin meseleleri yine çocukların eğitim hakkı ve niteliğinin konuşulması gerektiği bir zamanda tartışılmış oldu.

Devlet sorumluluklarını yerine getirmekte “güçlük” çektiğinde, eksik ya da hatalı uygulamalarla karşılaştığımızda doğal olarak reaktif davranıyor, bu esnada esas konuşmamız gerekenleri kaçırabildiğimizi düşünüyorum. Bir çocuğun eğitim ihtiyacını yetişkinler üzerinden tanımlamayı ne zaman bırakacağız? Okul öncesi eğitim, her çocuğun sadece çocuk olduğu için hakkıdır. Ebeveynin iş durumu ya da öğretmenin “bakıcılığı” tartışmaları, çocukların içinde bulunduğu koşulları ağırlaştırmaktan başka ne fayda sağlayabilir? 

Öğretmenliğin bakıcılık olup olmadığı, bakıcılığa ve öğretmenliğe nasıl baktığınızla ilgilidir. “Okul öncesi öğretmeni bakıcı değildir” demek, hangi öğretmene kendisini daha iyi hissettirebilir? Gerçekten sormak istediğimiz soru bu mu yoksa söylemeye çalıştığımız, bizi de ilgilendiren kararlarda ihtiyaçlarımızı dikkate almanızı istiyoruz demek mi?

Yapılan her işin, seçilen her mesleğin gereklilik ve yeterlikleri, değerleri ve standartları var. On yıldır öğretmenlik yapıyorum. Pandemiyle birlikte yaptığım iş değişmeye ve dönüşmeye başladı. On yılda aldığım yolu, dört ayda aldım. Yeni durumlarla, gelişen teknolojiyi anlamak ve uygulamakla baş başa kaldım. Çocukken evdeki radyoyu kırıp içini açmıştım, o gün gördüğüm manzara neyse, uzaktan eğitim ile birlikte onu gördüm. Her yerde kablolar, piller, motorlar bilmediğim pek çok araç gereç, ne yapacağımı şaşırdım. Öte yanda, öğrencilerime en az eskisi kadar erişim, her biriyle iletişim kurma ve  her birine temas etme kaygısıyla baş etmek zorunda kaldım. 

Her gelişim döneminin bir kemik ağrısı oluyor. Her birimizin yaşadığı zorluk farklı. Karşılaştığımız kargaşayı anlamak ve yaşantımızı devam ettirmek için çaba gösteriyoruz. Bugünkü problemler karşısında geliştireceğimiz çözüm önerileri ve seçimlerimiz, gelecek kuşaklar için birer veriye dönüşecek.

 

D. Pelin Sakın

dygplnskn@gmail.com

 

 

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!