Şeker Çocuklarımızın Depresyona Girmesine Neden Olabilir mi?

1
326

Çocuklarımız şekere bayılıyor. Bir külâh dondurma, bir parça şeker, bir dilim doğum günü pastası onların sevinçten havalara uçmasına yetiyor. Ancak Bilimsel Raporlar’da yayınlanan yeni bir araştırma şekerin aslında kendimizi üzgün ve depresif hissetmemize neden olabildiğini ortaya koyuyor.

Sağlık alanında çalışanlar yıllardır bizleri şekerin diyabet, kalp rahatsızlıkları, obezite, alerji ve hatta kaygı bozukluğuna sebep olabileceği konusunda uyarır. Dünya çapında şeker tüketiminin artmasıyla birlikte zihinsel bozuklukların arttığını gözlemleyen uzmanlar, şeker ve depresyon arasındaki ilişkiyi araştırmak istedi. Örneğin Amerikalılar, şeker ilave edilmiş gıdaları Dünya Sağlık Örgütü’nün tavsiye ettiğinden üç kat daha fazla tüketiyor (buna meyve, sebze ve sütte doğal olarak bulunan şeker dahil değil.)

Araştırmacılar, araştırmaya katılanların şekerli gıda ve içeceklerden aldıkları şeker miktarından yararlanarak, duygu durumu bozukluklarını tahmin ettiler. Anketler yoluyla, 8.000 kişinin 22 yıldan daha fazla bir süre için diyetlerini ve doktor ziyaretlerinin izini sürdüler. Katılımcıların yedikleri şeyler ve gördükleri tedaviler, araştırmacıların şeker alımıyla sağlık sorunları arasında bir ilişki kurmasını sağladı.

Araştırmacılar, duygu durumu bozukluğu olmayan ve günde 67 gramdan fazla şeker tüketen kimselerin beş yıl içinde duygu durumu bozukluğu yaşama riskinin günde 40 gram ya da daha az şeker tüketenlere göre %23 daha fazla olduğunu belirledi. 67 gram şekerin nasıl bir miktar olduğunu anlamak çok önemli; bu miktar yaklaşık altı tatlı çörek (“donut”) ya da üç çubuk çikolataya tekabül ediyor. Yani, aslında bir kişi için hayli fazla bir şeker miktarı! Bu miktar aynı zamanda önerilen günlük şeker miktarından %25 fazla. Amerikan Kalp Derneği’ne göre, iki ilâ 18 yaş arasındaki çocukların günlük en fazla 25 gram eklenmiş şeker tüketmesi gerekiyor ki bu da yaklaşık altı çay kaşığı şekere denk düşüyor.

Araştırmada incelenen ilk beş yıllık bilgilerde hemen ortaya çıkan şeker ve depresyon arasındaki bağlantı, sonra da tutarlılığını sürdürdü. Bu risk, sosyoekonomik konum, fiziksel aktivite, içki ve sigara kullanımı, diğer beslenme alışkanlıkları, vücuttaki yağ oranı ve fiziksel sağlıktan bağımsızdı. Araştırmacılar ayrıca çok fazla şeker tüketen ve duygu durum bozukluğu olan kimselerin beş yıl sonra yeniden depresyona girme risklerinin daha az şeker tüketenlere göre daha fazla olduğunu da buldular.

Araştırmacılar daha sonra, duygu durum bozukluğuna sahip olmanın insanların tatlıya düşkünlüğünü etkileyip etkilemediğine baktılar. Bunun sonucunda, duygu durum bozukluğu yaşayan insanların daha sonra şeker alımını artırdığına dair, ters yönde bir bulguya rastlamadılar.

Şeker ve depresyon bağlantısı üzerine yakın tarihlerde yapılmış başka araştırmalar da bulunuyor. 2002 yılında Depresyon ve Kaygı dergisinde, araştırma yapılan altı ülkede, rafine şeker tüketimi ve yüksek depresyon oranları arasındaki bağlantıyı gösteren bir araştırma yayınlandı. 2014 yılında yapılan bir araştırmada araştırmacılar, şeker ilave edilmiş ya da yapay tatlandırıcı kullanılmış içeceklerin insanın kendisini depresif hissetme riskini artırdığını ortaya koydu. Nihayet, 2015 yılında yapılan ve Amerikan Klinik Beslenme Dergisi’nde yayınlanan bir araştırma, yüksek oranda eklenmiş şeker tüketen kimselerin depresyona girme ihtimallerinin daha yüksek olduğunu ama yüksek oranda doğal şeker tüketenlerde durumun böyle olmadığını gösterdi.

Uzmanlar şekerin depresyona sebep olduğu sonucuna varma konusunda çok hazır değiller ama araştırma sonuçları kesinlikle bir kaygı uyandırıyor. En iyisi, şeker tüketimi konusundaki önerileri dikkate almak ve küçük çocukların günlük şeker tüketimi konusunda dikkatli olmak gibi görünüyor. İşin en zor yanı, şekerin hepimizi sinsice kandırabilmesi. Tahmin edemeyeceğiniz kadar çok besine şeker ekleniyor. Ekmek, yoğurt, müsli, salata sosları, ketçap, tuzlu atıştırmalıklar, meyveli buzlu içecekler ve granola çubuklarının besin değeri açıklamalarını mutlaka kontrol edin. İçecekler konusunda da çok dikkatli olun. Tükettiğimiz şekerin üçte birini meşrubatlardan alıyoruz. Meyve suları, asitli içecekler, hatta enerji içecekleri bile eklenmiş şekerle şişeleniyor ya da ambalajlanıyor.  Siz nasıl olduğunu anlayamadan çocuklarınız günde o 67 gram şekeri tüketiyor olabilir!

Kaynak: https://www.parent.co/325066-2/

1 YORUM

  1. Anksiyete ve depresyon hastaları, şekerden tamamen vazgeçin !!!…
    Şeker, adrenalin ve kortizol gibi anksiyeteye neden olan hormonları tetikliyor… Bunlar ani kan şekeri düşmesine neden olup uzun vadede halsizlik ve yorgunluk yapıyor…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here