TRENDLER

Sınıfınızda Kavram Öğretimine Yönelik Öğrencilerinizle Birlikte Oynayabileceğiniz 5 Oyun

Görüntülenme 1129

0
Sınıfınızda Kavram Öğretimine Yönelik Öğrencilerinizle Birlikte Oynayabileceğiniz 5 Oyun

Bir öğretmen olarak sınıfa girdiğinizde güne nasıl başlıyorsunuz bilmiyorum, ama ben uzun zamandır çocuklara tek bir soru sorarak başlıyorum… “Dün okulda en çok keyif aldığınız, yapmaktan hoşlandığınız şey neydi?”

Bazıları, “Yazı yazmak çok hoşuma gitti,” diyor. Bazıları, “Ders yapmak güzeldi,” gibi daha genel ifadelerle anlatıyor duygularını. Ama büyük çoğunluğu, “Oyun oynamak güzeldi, çok eğlendim…” gibi açıklamalar yapıyor.

“Peki, neden oyun oynamak bu kadar eğlenceli?” diye devam ediyorum, merakla… Biri hemen yapıştırıyor cevabı: “Çok heyecanlandım.” Diğeri, “Tam kazandım derken, pat diye değişti her şey,” diye açıklıyor kendince. Farklı çocuklardan, ortak açıklamalar etrafında devam ediyor sohbet.

“Bir oyun oynayalım mı?” diye sorduğumda, sınıftan tek bir ses yükseliyor; “Evetttt!” Bazen “Deve-cüce”, bazen “Gruplu köşe kapmaca” ile başlıyor dersimiz. Sonrasında oyunla ilgili sohbete devam ediyoruz. “Neler hissettin?” diyorum. “Mutlu oldum, heyecanlandım, kaybedince üzüldüm…” yanıtlarını alıyorum. “Arkadaşlarımla beraber koşmak daha heyecanlıydı,” diyor bir diğeri. Sınıf olmak, arkadaş ilişkileri, grup olarak hareket edebilmenin önemi, yaşanılan zorluklar üzerine konuşmalar devam ederken zaman akıp geçiyor. Hayat Bilgisi ders kitabı açılmadan, konu ile ilgili kazanımlar ele alınıyor bir bakıma. Teneffüs zili çalıp da, dışarı çıkarken iki arkadaş; biri diğerinin omzuna atıyor elini “Hiç ders yapmadık,” diyor. Bense gülümseyerek bakıyorum arkalarından.

Oyunu sınıfın bir parçası haline getirmek

Sahi hiç ders yapmadık mı? 40 dakika nasıl geçti? Çocuklar oyunun eğlenceli dünyasındayken neler öğrendi ya da nelerin farkına vardı? Sadece oyunla tüm dersleri öğretebileceğimizi, tüm kazanımları gerçekleştireceğimizi iddia etmiyorum. Ama çocukların bu kadar keyif aldığı sihirli bir dünyayı sınıfımızın bir parçası haline getirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Gözlemlerime dayanarak; çocukların müzikli oyunlardan keyif aldıklarını, sakin bir zamana ihtiyaçları varsa dikkat gerektiren oyunları tercih etmeniz gerektiğini söyleyebilirim. Müziği işin içine kattığınızda çocukların kayıtsız kalmayarak ritme ayak uydurduklarını görüyorum, kimisi sadece dans ediyor, kimi arkadaşlarıyla koşturuyor. İster dans ister koşturmaca olsun müziği durdurup yönergenizi verdiğinizde hepsi gerçekleştirmek için uğraşıyor.

Örneğin, “Eşini bul” oyunu; önceden belirlenen eşler müzikle ayrı ayrı dans ederken; müzik durdurulduğunda el ele tutuşabilmek için birbirleriyle yarışıyor. Oyunu çeşitlendirmek ise sizin yaratıcılığınıza kalıyor; ister eşleri o an oluşturmalarını isteyin, ister üçerli olmalarını… Çocuklar oyun oynarken, sayı sayma, eşleştirme becerilerini geliştirip, eğlenerek öğrenmiş oluyor. Peki “Eşini bul!” sadece matematik kazanımları için kullanılabilecek bir oyun mu? Türkçe, Hayat Bilgisi, İngilizce gibi derslerde nasıl kullanılabilir? Konular ve kazanımlar göz önünde tutulduğunda, oyunu mutlaka kullanabileceğiniz bir derse ulaşabileceğinize inanıyorum. Örneğin; İngilizce sözcüklerle anlamlarını eş yapabilir ve yönergeyle birbirlerini bulmalarını isteyebilirsiniz… Okul öncesinden lise dönemine kadar farklı derslere uyarlayabileceğiniz bu oyun, benim vazgeçemediğim oyunlar arasında yer alır. İster çocuk ister yetişkin olsun, her zaman eğlenerek oynayan grupları izlemek de ayrı bir keyif verir bana…

Biraz sakinliğe ihtiyaç duyduğunuzda ise “Kulaktan kulağa” oynatarak dikkatleri toparlayabilirsiniz. Dersin can alıcı noktalarını belirleyerek, cümleler haline getirebilir, hatta sınıfı birkaç gruba ayırarak bunu yarışma haline dönüştürebilirsiniz. Çocuklar cümleleri tam duyabilmek ve doğru aktarabilmek için dikkatlerini oyuna yoğunlaştıracaktır. Sonunda ortaya çıkan komik cümlelerle de yüzler gülümseyecektir diye düşünüyorum…

Oyunların çocukların dil gelişimi üzerine de olumlu katkıları olduğu yapılan araştırmalarla ortaya çıktı. Örneğin; “Heceleme oyunu” ile iki ebe belirleyebilir, diğer öğrencileri, bir sözcüğün hece sayısı kadar gruplara ayırabilirsiniz. Ebeler duymadan gruplara kelimenin hecelerini belirtir ve aynı anda gruba ait olan heceyi tekrarlamalarını istersiniz. “Kelebek” sözcüğünü ele alırsak; 1. Grup ”le”, 2. Grup “ke”, 3. Grup “bek” hecesini tekrarlarken ebeler gruplara eşit uzaklıkta durarak sözcüğü birleştirmeye çalışır. Sözcüğü tahmin eden ebe tahtaya yazar ve doğru cevap alkışlanır. Oyun her defasında farklı ebeler ve sözcüklerle tekrarlanır. Aynı oyunu cümle tamamlama şeklinde de oynatabilirsiniz. Böylece oyunla kurallı cümle oluşturma çalışması yapmış olursunuz.

“Heceleme” ve “Cümle tamamlama” oyunlarının hemen ardından ise “Hikaye oluşturma oyunu” oynatabilirsiniz. Öğrencilerinize bir gerçek bir hayal ürünü olmak üzere cümle söyleterek bir hikayeyi sınıfça oluşturabilirsiniz. Böylece birlikte bir bütünü ortaya çıkarmanın hazzını yaşayan çocuk, gerçek ve hayal olan ifadelerin de farkını görmüş olacaktır.

Sınıfta oynatabileceğiniz ilk beş oyunun sonuncusu ise “Kap oyunu”. Çocuklar sıranın kenarında karşılıklı olarak dururlar. Her grubun ortasında ise bir su şişesi durur. Öğretmen, yönergelerini söylerken çocuklar da tekrarlar. “Eller başta” tüm eller başa konulur. “Eller burunda, eller dizde, eller kulakta…” gibi yönergelerin ardından “Kap” komutuyla ortada duran şişeyi ilk kapan bir puan kazanır. Dikkat, hız gerektiren bu oyunla eğlencenin garantisini verebilirim. Ayrıca çocukların şişeyi kendilerinin ortaya yerleştirmesi, kazananların puanlarını kendilerinin akılda tutmaları da adalet, güven duygularına katkı sunacaktır diye düşünüyorum.

Sizlerin de elinizde oynatabileceğiniz farklı bir oyun arşiviniz var mı? Eğer oynarken zevk alıyorsanız doğru yoldasınız demektir. Bazen sadece oyun oynamak için oynayın, bazen oyun sizin için bir araç olsun. Unutmamanız gereken şey yetişkin olarak bizleri alıp götüren, eğlendiren, rahatlatan oyunların, çocuklar üzerine ne denli katkı sağlayacağıdır. Gözlerinizi kapatın ve çocukken oynamaktan zevk aldığınız oyunları düşünün. Sınıfınıza girdiğinizde çocuklarla oynamaktan hoşlandığınız oyunları ele alın, eklemeler yapın, arkadaşlarınızla paylaşın ve sonraki adımı atıp konulara uyarlayın…

Son söz; sizler de, oyunun içinde olduğunuzda eğlencenin tadına varabileceğinizi, bazen “mızıkçılık” yapmak isteyeceğinizi unutmayın! İçindeki çocuğu kaybetmeyen tüm oyuncu yetişkinler için naçizane bir öneri benimki…   

 

Burcu Salman Moroğlu

Sınıf Öğretmeni

@okuldaoyun

[email protected]

 

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!