Siz Postacı Değilsiniz

0
1468

Derslerin vazgeçilmezlerinden biri de öğrencilere bir şeyleri dağıtma zamanıdır. Fotokopi makinesi, okulların en çok çalışan aracı olduğu günden beri çalışma kağıtları da bizlerin gözdesi oldu. Ders giriş etkinliği, derste yapılacak ek etkinlik olarak ya da dersin ana odağı olarak öğrenciler için çalışma kağıdı hazırlanır. Öğretmenlik yaptığım günlerde sınıfa getirdiğim çalışma kağıtlarını sıralar arasında gezerek tek tek dağıtırdım. Sanırım öğretmenliğiminin ikinci ya da üçüncü yılında yine benzer rutini yaparken işin yarısında durdum ve kendi kendime söylenmeye başladım, ne yapıyorum ben diye… Binbir emek vererek hazırladığım çalışmanın kargo görevlisi neden bendim? Bu çalışma kağıtları sınıf kapısından girdiği andan itibaren öğrencilerindi ve ben onların postacısı değildim. O günden sonra öğrencilere asla çalışma kağıdı dağıtmadım.

İlerleyen yıllarda, ders gözlemi için girdiğim bir sınıfta öğretmen kağıtları sırayla öğrencilere dağıtıyordu. Birinci öğrenci, ikinci öğrenci, üçüncü öğrenci… Sıra onuncu öğrenciye geldiğinde kağıtlarını ilk alan öğrenciler kendi aralarında oyuna başlıyorlardı. Öğretmen sık sık dönüp sıranın başındaki öğrencilere konuşmayın diyordu. Öğrenciler konuşmasınlar isteniyordu da kağıtları ellerinde boş boş bekleyen öğrenciler ne yapacaklarını bilmediklerinden oyuna başlıyordu. Onlardan hiçbir şey yapmadan beklemelerini istemek ne derece anlamlıydı? Yine farklı sınıf gözlemlerinde öğretmen tarafından öğrencilere sırayla tek tek dağıtılan materyallerle (oyun hamuru, düğme, boncuk, kartlar, pipet, deney malzemesi vb.) oynanmaması istendiğine tanıklık ettim. Tahmin edebileceğiniz gibi öğrenciler masalarına bırakılan bu malzemelerle öğretmenden gelecek yönergeyi beklemeden oynamaya başlıyorlardı. Öğretmen olarak kendi yaptığımız bu teknik hatayı engellemenin geriye tek bir yolu kalıyordu., öğrencilere “yapmayın, etmeyin, dokunmayın” diyerek kızmak…

Kağıt dağıtmayı bıraktığım gün sınıfa çalışma kağıtlarının içinde olduğu bir kutuyla girdim. Öğrencilere ne yapacaklarını açıkladıktan sonra sınıfın ortasına koyduğum kutudan çalışma kağıtlarını alabileceklerini belirttim.

Öğrencilerin ayağa kalkmasından çekinmediğinizde bu işin ne kadar da hızlı ve kolay ilerlediğini göreceksiniz. Uygulamaya başladığınız ilk günlerde biraz çekiştirme olsa da ilerleyen günlerde sınıftaki her öğrencinin bu uygulamaya alışmış olmasından kaynaklı süreç iyi işleyecektir. Küme şeklinde oturulan sınıflarda bu uygulamayı yapmak çok daha kolay olur. Kümede seçilen öğrenciler (örneğin kümenin sol arkasında oturanlar) ayağa kalkarak kümedeki arkadaşları için de kağıt alıp yerlerine otururlar. Bununla birlikte sıra başlarındaki öğrencilere grup sayısı kadar kağıt verip, kendilerinin bir tane aldıktan sonra arkadaşlarına kağıtları vermeleri istenebilir. Bu uygulama zaman kazandırmasının yanı sıra öğrencilerin kendi sorumluluklarını almasına da yardım eder. Siz öğrencileriniz adına ne kadar az iş yaparsanız öğrencileriniz o kadar çok sorumluluk alacaktır.

Müjdat Ataman

Okul Müdürü

www.mujdatataman.com

[email protected]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here