TRENDLER

Sosyal Medya Bağımlılığından Kurtulmanın Beş Yolu

Görüntülenme 1727

0
Sosyal Medya Bağımlılığından Kurtulmanın Beş Yolu

Merhaba. Adım Daniel ve ben iyileşmekte olan bir Facebook bağımlısıyım. Vay canına, bunu açıkça kabul etmek gerçekten iyi hissettirdi! İtiraf faslı aradan çıktığına göre, Facebook’a neden bağımlı olduğunuzu anlamanıza yardımcı olmak isterim. Hatta, bu alışkanlığınızdan kurtulmanız ve daha üretken hale gelmeniz için uygulamaya bugünden başlayabileceğiniz birkaç basit adımdan bahsedeceğim.  

Kötü bir alışkanlıktan kurtulmak için atılması gereken ilk adım, alışkanlığı ilk başta edinmenize sebep olan psikolojik etkenleri anlamaktır. Aşağıda, kendi adıma çok iyi bildiğim beş etkenden bahsedeceğim.

  1. Facebook’ta gezinmek, bir erteleme belirtisi.

Facebook, size sonu olmayan bir haber akışı sunarak erteleme eğiliminizden fayda sağlar. Sayfanızda ne kadar aşağı inerseniz inin, o an yapıyor olmanız gereken şeyden dikkatinizi dağıtmaya yetecek komik bir fotoğrafa ya da durum güncellemesine her daim rastlarsınız. Bu yüzden, Facebook algınızı değiştirmek yararlı olabilir. Onu sosyalleşebileceğiniz ya da zaman öldürebileceğiniz bir yer olarak görmektense, üretkenliğinizin ve azminizin düşmanı olarak görün. Artık o kadar da çekici gelmiyor kulağa, değil mi?  

  1. Facebook’ta fazla paylaşım yapmak, yalnızlığın ve kararsızlığın bir belirtisi.

Facebook, günün her saati yayında olan sıkıcı bir televizyon programına benziyor. Öğle yemeğinde ne yediğinizi herkese söylemek zorunda mısınız cidden? Şüpheliyim. Bu gibi önemsiz ayrıntıları insanların hayatlarına değer katmak için paylaşmıyorsunuz. Bunları paylaşıyorsunuz çünkü yalnızsınız ve başka insanlar tarafından çaresizce onaylanmak istiyorsunuz. Arkadaşlarınızdan görüş beklemek, kararsızlığın ve düşük özgüvenin belirtisi olabilir. Kötü bir tavsiye aldığınız takdirde başkasını rahatlıkla suçlayabilirsiniz, böylece egonuzu korumuş olursunuz.

  1. Facebook profillerine gizlice bakmak, yanlış yönlendirilmiş ilginin ve sağlıksız karşılaştırmaların bir belirtisi.  

Facebook, insanları gizlice gözlemlemeyi kolaylaştırıyor. Bunu yapmanızın başlıca iki sebebi var ve ikisi de hiç hoş değil. Eski sevgilinizin profiline bakıyorsanız, büyük ihtimalle hala geçmişte yaşıyorsunuz. Unutmakta güçlük çekiyorsanız profesyonel yardım alın. Eğer hoşlandığınız birinin profilinde geziniyorsanız, harekete geçmeniz daha iyi olabilir. Konuşma başlatmak için ona düşünceli bir mesaj atabilirsiniz. Eğer işler yolunda giderse, ona çıkma teklifi edersiniz. Profillere gizlice bakmak, kendinize ettiğiniz bir tür eziyet aynı zamanda. Kendimizi diğer insanlarla karşılaştırma dürtüsüne karşı koymak zaten zor. Facebook bunu yapmamızı da kolaylaştırıyor.   

  1. Takıntılı bir şekilde Facebook bildirimlerine bakmak, sabırsızlığın ve insanları memnun etme sendromunun bir belirtisi.  

Facebook, anında tatmin olma arzunuzdan çıkar sağlar. Kırmızı bildirim işaretini her gördüğünüzde, beyniniz dopamin salgılar. Dopamin beyninizde bulunan; yemek, seks ve uyuşturucu gibi şeylerden zevk almanıza sebep olan kimyasaldır. Zevk, teoride kulağa hoş geliyor ancak dopamin kendine zarar verici davranıştan sorumludur. Bildirimlerinize köle olmak irade gücünüzü hızlıca yok edebilir. Bu yeterince kötü değilse, insanın sevilme ve kabul edilme arzusunun da işin içinde olduğunu ekleyeyim. Her “beğeni” alışınızda, beyniniz birinin sizi sevdiği sonucuna varıyor. Bu duruma müdahale etmezseniz, daha fazla “beğeni” için çaresizce bekleyen bir bağımlıya dönüşeceksiniz.

  1. Facebook sayfanızı takıntılı bir şekilde sürekli yenilemeniz, gelişmeleri kaçırma korkusunun bir belirtisi.

Facebook, gündemi kaçırma korkunuzdan faydalanarak dikkatinizi yerle bir ediyor. Randevularınızda dahi, ilgi çekici gelişmeleri kaçırmamak için sayfanıza bakma ihtiyacı hissediyorsunuz. Arkadaşınızın size heyecan verici haberleri olabilir diye araba kullanırken bile mesajlarınızı kontrol ediyorsunuz. Randevunuzu mahvetmeniz ya da kaza yapıp ölmenizin hiçbir önemi yok tabii. İhtimallerin sonu yok ama hepsine değer! Fark etmediyseniz, kinaye yaptım. Bu davranışların ne kadar pervasız olduğunu göstermek için dramatik olmaya çalışıyorum.

Facebook bağımlılığınızdan kurtulmaya hazırsanız, bu beş adımı takip edin.

  1. Bağımlı olduğunuzu kabul edin.

Varlığını reddettiğiniz bir sorunu çözemezsiniz. Kendinizi yiyip bitirmenize gerek yok ancak bir Facebook bağımlısı olduğunuzu kabul edecek kadar dürüst olun. Eğer daha iyi hissetmenizi sağlayacaksa yineliyorum; ben de iyileşmekte olan bir bağımlıyım. Utanmanız için hiçbir sebep yok. Durumu güvendiğiniz bir arkadaşınıza söylemeniz, özellikle de sizinle aynı amacı paylaşıyorsa, faydalı olabilir.

  1. Alışkanlığınızı tetikleyen etkenlere dikkat edin.

Burada bahsettiğim psikolojik etkenlerin hepsi sizinle alakalı olmayabilir. Sorun yok. Sizi ilgilendirenlere odaklanın. Emin değilseniz, işte size yardımı olabilecek bir düşünme egzersizi. Alışkanlığınızdan vazgeçmenin neden bu kadar zor olduğunu ortaya çıkaracaktır. Aşağıdaki detayları, ortak bazı eğilimler bulana dek bir günlüğe kaydedin:  

  • Ne yaptım? (gezinmek, fazla paylaşım yapmak, gizlice profil gezmek, bildirimleri kontrol etmek ya da sayfayı yenilemek)
  • Ne zaman yaptım? (işten ayrılırken, uyanır uyanmaz, yatmadan hemen önce, bir randevudayken vb.)
  • Hemen öncesinde ne olmuştu? (stres verici ya da üzücü bir olay yaşandıysa, bu önemli olabilir)
  • Bu beni nasıl hissettirdi? (olaydan önceki ve sonraki ruh halinizi tanımlamak için açıklayıcı bir sıfat kullanın)  
  1. Alışkanlığı, olduğu gibi bilinçli bir şekilde kabul edin.

Bu adım, tutarlı olduğunuz sürece Facebook’un üzerinizdeki etkisini atacaktır. Durum paylaşımı yapma ya da anasayfanıza bakma ihtiyacını her hissettiğinizde, bu dürtünün bilinçli bir karardan değil, alışkanlıktan kaynaklandığını hatırlayın. Özellikle de ikinci adımı tamamladığınız zaman bu adımın gücünü daha iyi hissedeceksiniz. Çünkü, sizi o an hangi psikolojik etkenin teşvik ettiğini görüyor olacaksınız.  

  1. Ne kadar hayal kırıklığına uğrarsanız uğrayın, bu süreçte kendinize şefkat göstermeyi ihmal etmeyin.  

Facebook, zaman emici bir makine adeta. Ancak bu, hesabınıza her girdiğinizde kendinizi eleştirmeniz gerektiği anlamına gelmiyor. Psikologlar, erteleme huyunu yanlış bir savunma mekanizması olarak değerlendiriyorlar. Kendinizi yiyip bitirmeniz size kötü hissetirecek, bu da ironik bir şekilde bağımlı olduğunuz şeyi daha da çekici kılacak. Kendinden nefret etmek yalnızca başarısızlığa yol açabilir. “çok tembel” olduğunuzu düşünerek umutsuzluğa kapılabilirsiniz. Alışkanlığınızdan sonsuza kadar kurtulmak istiyorsanız, kendinize şefkat göstermelisiniz.

  1. Alışkanlığınızı, bir şekilde takibini yapabileceğiniz olumlu bir alternatifle değiştirin.

Kötü bir alışkanlıktan kurtulmak, yerine iyi bir alışkanlık edinmek istediğiniz zaman çok daha kolaydır. Ben bu fikri, Facebook sayfama her bakmak istediğimde bunu yapmak yerine elime bir kitap alarak uyguladım. Sonuç akıllara zarardı. Daha ilk günde yüz sayfadan fazla kitap okumuştum! Sosyal medyada geçirdiğiniz “birkaç dakika”ları toplarsanız aslında boşa geçen koca bir vakit olduğunu görürsünüz. Bunun takibini yapmak çok önemli. Bağımlılığınızdan kurtulma sürecinde motivasyonunuzu kaybetmek istemiyorsanız, vaktinizi başka yerlerde daha iyi geçirdiğinize dair ikna edici kanıtlara sahip olmanız gerekiyor.

 

Çeviri: Zeynep Topal

 

Kaynak: https://www.lifehack.org/233325/5-psychological-reasons-you-are-addicted-facebook-and-5-ways-break-the-habit

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!