TRENDLER

Söyleşi: Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite

Görüntülenme 1382

0
Söyleşi: Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite

eğitimpedia: Kısaca dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ne demektir? Dikkat eksikliği ve hiperaktivite iki ayrı kavram mıdır? Yani bir çocukta sadece dikkat eksikliği ya da sadece hiperaktivite gözlemlenebilir mi?

Elgiz Henden: DEHB beyin temelli bir bozukluktur ve 3 ayrı şekilde tanımlanabilir.

(1) Dikkat eksikliği

(2) Hiperaktivite (aşırı hareketlilik)

(3) Dürtüsellik.

Bunun yanında duygusal gelişimsel sorunlar da DEHB’ye eşlik edebilir. DEHB 7 yaşından önce başlasa da sorunlar okul hayatının getirdiği kurallarla birlikte başlar. DEHB tanısı için görülen sorunların iki farklı alanda en az 6 aydır görülüyor olması gerekir. Teşhisi psikiyatrlar koymaktadır.

DEHB’nin teşhis edilmesinde öğretmenlerin gözlemleri çok önemlidir. Çünkü anne babalar anne baba körlüğü nedeniyle kendi çocuklarındaki farklılıkları görmeyebilirler.

DEHB’li olan çocuklar genelde dağınık, aceleci, sabırsız, unutkandırlar. Pek çok şeyi ertelerler ve son dakikada yaparlar.

Öğretmenleri, DEHBli gençler için dersi dinlemediğini, çok konuştuğunu, sınıfta dolaştıklarını söyleyebilir.

DEHB büyüdükçe iyileşen yada geçen bir hasatlık değildir. Sadece DEHB nu yönetmeyi öğrendiğiniz için etkilerinin azaldığını düşünebilirsiniz.

eğitimpedia: Peki ne oldu da hiperaktivite sözcüğünü bu kadar sık duyar olduk? Çocuklarımızın içinde yaşadığı dünyanın koşulları mı değişti? Yoksa bu problem hep vardı da, farkında mı değildik?  

Elgiz Henden: Bu problem hep vardı hatta 1865 de Alam tıp Doktoru  H. Hofman  DEHB kavramını  “kıpır kıpır” diye tanımlamış.  Bu  tanım yıllar içinde defalarca değişmiş  19 yy sonunda çılgın aptallar, 1960’lar bir mizaç sorunu  olarak tanımlanırken, dikkat eksikliği olarak tanımlanması 1980’lerin başında gerçekleşiyor. Bilginin ve dolayısıyla uzmanlaşmanın artmasına bağlı olarak da artık daha fazla duyar olduk.  DEHB’nin açığa çıkmasını  sağlayan uyarıcıların ve tetikleyicilerin sayısı artması da, teşhis saysının artmasına neden oldu. Burada önemli bir konusu  atlamamak  gerek,  her dikkat eksikliği  ya da dikkat dağınıklığı  DEHB değildir.

eğitimpedia: Özellikle anne-babaların çocuklarına daha iyi bir gelecek sağlamak umuduyla tercih ettikleri akademik başarısı yüksek okullar çoğu zaman potansiyel öğrencilerle mülakat yapıyorlar. Zaman zaman bu mülakatlar sonucunda aileler çocuklarının DEHB’li olduğu gerekçesiye geri çevrilebiliyor. Teşhis koymak bu kadar kolay olabilir mi?

Elgiz Henden: Öncelikle şunu söylemeliyim ki psikiyatrik hastalıklar içinde -hastalık diyorum çünkü tıpta böyle adlandırılıyor farklılık demek daha doğru- bu  kadar iyi yön olan başka bir hastalık yok. İyi yönleri,  bugün iş  dünyasının da tercih ettikleri özelliklerdir. Yurt dışında özellikle ABD’de üniversitelerde DEHB’li  gençler için  ayrı  ofisler var. Okullar bu gençleri tercih ediyorlar ve onları üniversite eğitimi içinde destekliyorlar. Biz ise farklı olana bırakın hizmet etmeyi,  tahammül bile edemiyoruz. Biz aynılaştırılmış düzen içinde yaşayan aynı hedeflere aynı biçimde koşan gençler istiyoruz.  Eğitim sistemi içinde gençlerin geliştirilmesi gereken o muhteşem yönlerini törpülüyoruz.

Teşhis koymak hiç de kolay değil. Anne babaların özellikle dikkat etmesi gereken konu teşhisin psikiyatrlar tarafından konulduğunun bilinmesidir.  Ve tek bir görüşme DEHB teşhisi için yeterli değildir.

eğitimpedia: Öyleyse “fazlaca yaramaz ve hareketli” olduğu düşünülen bir çocuğa dikkat eksikliği ve/veya hiperaktivite etiketi yapıştırmak  o kadar kolay değil.

Elgiz Henden: Kesinlikle hayır. Ayrıca sunuda söylemek gerekli, yaramaz demek yerine belki haylaz demek daha doğru olabilir. Yaramaz kelimesi bile bir olumsuzluk içeriyor. Oysa haylazlıkta eğlence var, keyif var, hareketlilik var. Buradan şunu söyleyebiliriz belki , her haylaz çocuk  DEHB’na sahip midir? Kesinlikle  hayır.  Bir çocuğun DEHB’na sahip olduğunu söylemek için psikiyatride kullanılan 16 tanı ölçütünden sekizinin olması, belirtilerin 7 yaşından önce başlaması ve en az 6 ay sürmesi gerekir. DEHB teşhisinin koyulması uzun sürer ve teşhis kesinlikle psikiyatrlar tarafından konulabilir. Bu konuya özellikle dikkat etmek gerekir.

eğitimpedia: Bir de okul görüşmelerinde yaşanan sorunlar var. Okulların potansiyel öğrencilerini DEHB’li teşhisiyle reddetme hakkı var mı?

Elgiz Henden: Okulları DEHB diye çocukları red etme hakkı yok. DEHB’li çocukların en önemli sorunlarından biri öğretmenleri tarafından etiketlendikleri ve istenmedikleri için neredeyse her yıl okul değiştirmeleridir. DEHB’li gençlerin içlerinde yaşadıkları var olan soruna yeni bir sorunu da ekliyoruz böylece.  DEHB’li gençler normal gençlerle birlikte aynı sınıfta aynı eğitim sistemi içinde okula devam edebilirler. Öğretmenlerimiz bu çocuklarla nasıl iletişim kuracaklarını ve onların öğrenme biçimine nasıl eşlik edeceklerini öğrendiklerinde sorun bir dereceye kadar çözülmüş olacak. Bu çocukların her yıl okul değiştirmesi sorunu da ortadan kalmış olacak.  Aslında okullar bilse ki DEHB’ye aynı zamanda üstün yetenek de eşlik eder. O zaman belki bu gençleri almak isteyecekler.  Biz toplum olarak nedense bir şeyin hep olumsuz tarafını görmeye alışmışız.

DEHB’li bir gencin anne babaları önce DEHB hakkında bilgilenmeli, sonra bu konudaki yasal hakları konusunda… Örneğin DEHB’li bir genç yazılı sınav yerine sözlü sınavla değerlendirilebilir. Bu konudaki inisiyatif öğretmene bırakılmıştır. Yine bu çocukların sınavlarda ek süre hakları vardır.

eğitimpedia: Diyelim ki DEHB teşhisi konuldu. Hiperaktif çocuklar günümüzün aşırı akademik ve sınav odaklı eğitim anlayışında sınıf düzenini bozdukları gerekçesiyle okullara alınmayabiliyor. Bu durumda öğrenci ve ailesi neler yaşıyor?

Elgiz Henden: Bizim okullarımızdaki sınıf anlayışı ile olması gereken sınıf anlayışı arasında dağlar kadar fark var. Mevcut düzen için hiperaktif çocuk doğası gereği hareket ediyor, sınıfta dolaşıyor, arkadaşlarıyla konuşuyor ve sınıfın düzenini bozan konumuna geliyor ve öğretmen hiperaktif çocukla nasıl bir yol izleyeceğin bilemediği için okul bir yıl çocuğu okulda tutup sonraki yıl başka bir okula gitmesini istiyor. Bu çocuklar tu kaka oluyorlar. Aileler her yıl okul arıyor ve her yıl uyum sorunu yaşıyorlar. DEHB’li çocuklarda onların yaşam alanlarında değişiklik yapacaksanız bunu onlar açıklamalısınız ki  uyum sağlamaya önceden başlasın. Her yıl okul  ve arkadaş değiştiren çocuk  evde daha da fazla hırçınlaşıyor ve aileler bu durumla baş edemiyorlar.

Aslında DEHB sadece bir eğitim sorunu değil ya da sadece bir ailenin sorunu değil. DEHB aslında toplumsal bir sorun. Bilmediğimiz bir şey hakkında çözüm üretmemiz mümkün değil. Öncelikle toplumun ve ailelerin bu konuda bilinçlenmesi gerekiyor.

eğitimpedia: Hiperaktivite dendiğinde genellikle olumsuz bir tanımlamayla karşı karşıya geliyoruz. Gerçekten DEHB’li bir çocuk sadece negatiflerle tanımlanabilir mi?

Elgiz Henden: Genel olarak bakarsanız evet negatifliklerle tanımlanıyorlar oysa bu  gençlerin muhteşem yönleri var. Hatta bir DEHB’na sahip biri bugünün iş dünyasının istediği pek çok özelliğe sahip. Mesela yaratıcılık, esneklik, risk almak gibi özellikler bugünün iş dünyasında aranan özellikler. Bu gibi özellikle DEHB’na sahip olan bir bireyde doğal olarak var. Ancak eğitim sistemi içinde bu özellikleri aynılaştırma nedeniyle köreliyor. Bir çocuk herkes gibi öğrenemiyor herkesle aynı hızda değilse hemen etiketleniyor ve çocuklar muhteşem yönlerini kullanmamaya başlıyor.

DEHB’na sahip bir arkadaşınız varsa çok eğlenceli bir gün geçirebilirsiniz. Çünkü çok  eğlenceli ve cana yakındırlar.

DEHB’na sahip  biri olarak yaşamsal  becerilerimizi artırmak  için öncelikle DEHB’ye sahip  olduğumu  kabul etmemiz gerekir. Bu kabulden sonra ise bunu nasıl yönetebileceğiniz belirtileri nerede nasıl gösterdiğinize başka bir deyişle kendinizi ne kadar tanıdığınızla doğru orantılı.

Örneğin Bir DEHB’na sahip birinin zaman algısı sizinkinden farklı olabilir. Eğer kişi burada bir sorun yasadığının farkındaysa bunu için zamanını yönetmek adına yeni beceriler kazanabilir. Kol saati kullanabilir. Alarmlar kullanabilir, renkli zaman tabloları yapabilir. Ya da dürtüsellik daha ön plandaysa bunu  kontrol etmeyi öğrenmek için hangi becerilere ihtiyacı  var bunların üzerinde durabilir ki bunların her biri kişiye göre değişiklik gösterir.

eğitimpedia: Okul ve öğretmenler DEHB’li çocuklara destek olabiliyorlar mı? Öğretmenler sıklıkla onlara özel çocuklara yardım etmeleri için yeterince imkan verilmemesinden, her zaman sınıfta yalnız bırakıldıklarından yakınıyorlar. Türkiye’deki okul ve öğretmenler DEHB konusunda ne kadar donanımlı?

Elgiz Henden: DEHB bizim yasalarımızda engel olarak  görünüyor. ve özel eğitime tabi  tutuluyorlar. DEHB kendi içinde de bir yelpazeye sahip DEHB’nin derecesine göre siz özel eğitime ihtiyaç duyabilir yada duymayabilirsiniz. Eğer özel eğitime ihtiyacınız yoksa öğretmenin DEHB konusunda bilgilenmesi ve eğitim süreçlerine DEHB ile bilgileri aktarması  bu  öğrencilerin sınıf ortamında normal  bir eğitim almaları  için yeterli olacaktır.  Ancak öğretmenlerimiz çoğu zaman bu konuda yeterli bilgiye sahip olamıyorlar. Bu konuda öğretmenler için yeter sayıda eğitim ya da seminer ne yazık ki yok.  Bazense öğretmenlerimiz bilseler de sınıflarda bildiklerini uygulayabilecek imkanlara sahip olamıyorlar.

eğitimpedia: DEHB’li çocuklar çevrelerindeki koşulları epey “zorladıkları” için çoğu zaman ilaç destekli tedaviler sayesinde “sakinleşen” çocuklar ailelerine ve okullarına rahat nefes aldırıyor. Ancak DEHB tedavisinde aşırı ilaç kullanımının ticari ve sakıncalı bir tuzak olduğuna dair eleştiriler de gündemde. İlaçla sakinleşen çocukların gelecekleri ne kadar güven altında?

Elgiz Henden: İlaç konusu oldukça hassas bir konu. Bu konuda soruların tamamını psikiyatrisler cevaplamalı.    Ancak şunu söylemeliyim ki büyüme, gelişme ve öğrenme çağında aileler yada okullar rahat nefes alma yeri olmadığı  gibi çocukların gelecekleri de bir ilaca bağlı değildir. Çocukların gelecekleri onların öğrenme ve yaşama biçimlerine biz yetişkinlerin ne kadar anlayış gösterip hizmet ettiğine bağlıdır.

eğitimpedia: DEHB’li çocuklara nasıl destek olabiliriz? Ya da onlar bu durumla başa çıkmayı, kendi hayatlarını kontrol altına alıp kendi kaderlerini çizmeyi nasıl öğrenecekler?  

Elgiz Henden: Elgiz Henden: Bu  desteğin birinci adımı  gençlere DEHB’leri olduğunu  söylemektir. Çünkü çocuklar yaşadıkları nedeniyle kendilerini suçluyorlar. DEHB dezavantajlı bir grup değildir. DEHB’li gençlere destek olmanın ikinci adımı ise toplumu bu  konuda bilinçlendirmektir. Bu  gençlerin yaşamlarını  rahat sürdürebilmeleri için toplum tarafından anlaşılıyor olmaları  gerekir.  Farklılıklara daha fazla saygı duyulan  bir toplumda büyüyen bireyler kendileri  için  daha kolay yaşam becerileri öğrenirler.  DEHB’nin kendilerinde yarattığı  etkileri yönetmeyi öğrendikçe bu  gençler için yaşam daha kolay  olacaktır.

Elgiz Henden kimdir?

 

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!