TRENDLER

TED Konuşmaları - Kathryn Schulz: Yanılmak Üzerine

Görüntülenme 328

0
TED Konuşmaları - Kathryn Schulz: Yanılmak Üzerine

Ve bana göre, merakı yeniden keşfetmek istiyorsanız, haklılığın küçük korkmuş alanından dışarı bir adım atmanız gereklidir. Birbirinize bakmanız ve evrenin sonsuzluğuyla gizemini görmeniz gerekir. Ve ‘Vay be, bilmiyorum, belki de yanılıyorumdur’ diyebilmelisiniz.

Çoğumuz yanılmaktan kaçınmak için elimizden geleni yaparız. Peki ya bu konuda yanılıyorsak? “Wrongologist” (Yanılgıbilimci) Kathryn Schulz yanılabilirliğimizi itiraf etmekle kalmayıp kabullenebileceğimizi anlatıyor. TED Konuşmaları’nda “Yanılmak Üzerine” fikirlerini geniş bir kitleye aktaran Schulz, hayatımıza, politikaya ve günlük ilişkilerimize bir de yanılgı üzerinden bakmamızı sağlıyor.  Schulz, şunları söylüyor:

“Aslında, çoğumuz yanıldığımızı düşünmemek için her şeyi yaparız en azından kendimizin yanılma ihtimali olduğunu düşünmemek için. Soyut olarak anlıyoruz. Hepimiz biliyoruz ki bu odadaki herkes hatalar yapmıştır. İnsanoğlu, genel olarak, yanılabilir — peki tamam. Ama tam da şimdi sıra bana gelince kafamdaki düşüncelerin tamamı burada şimdiki zamanda, birden yanılmanın soyut kabulü pencereden dışarı çıkıverir — ve hakkında yanıldığım bir şeyin olduğunu düşünemiyorum.”

yanilmak uzerine

“Bir konuda haksızsak — bu durumu farketmeden önce –uçuruma doğru koşan ve aşağıya henüz bakmamış olan çakal gibiyizdir. Yani, zaten haksızız ve çoktan sorunun içine girmişiz, ama hala sağlam zeminde olduğumuzu sanırız. Burada, az önce söylediğim bir şeyi düzeltmem gerek. Yanılmak aslında bir şey hissettirir; haklıymışız gibi hissettirir.”

Yanıldığımızı kabullenmemenin kültürel etkileri üzerinde dururken Schulz, dinleyicileri ilkokul yıllarına götürüyor:

odev“Çoğu zaman, bir konuda yanıldığımızı fark ettirecek hiç bir içsel ipucumuz olmaz, iş işten geçene kadar.Bu hisse takılıp kalmamız için ikinci bir neden daha var — ve bu kültürel bir şey. Bir an için ilkokul yıllarınızı düşünün. Orada, sıranızda oturuyorsunuz, hocanız da okuduğu yazılı kağıtlarını dağıtıyor, işte onlardan biri şuna benziyor. Bu arada, bu benim kağıdım değil.  İşte orda, ilkokuldasınız, ve bu kağıdı alan öğrenci hakkında ne düşüneceğinizi biliyorsunuz. Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk. Ve dokuz yaşına vardığınızda, en başta, işleri yanlış yapan insanların tembel, sorumsuz aptallar olduğunu — ve ikinci olarak, hayatta başarmanın yolunun hatalar yapmamaktan geçtiğini çoktan öğrenmiş olursunuz. Böylesine kötü dersleri gerçekten iyi öğreniyoruz. Ve çoğumuz — ve sanırım ki, özellikle bu odadakilerin çoğu — böyle şeylerle başetmek için küçük birer pekiyilik öğrenci, mükemmeliyetçi, yüksek hedefçiler oluruz. Öyle değil mi, Bay Mali İşler Yöneticisi, astrofizikçi, süpermaratoncu?”

 

 

Yorum Yazın
En Yeni İçeriklerden Hemen Haberdar Ol
Egitimpedia.com'aGiriş Yapın

Egitimpedia Hesabı ile Giriş Yap

Egitimpedia Hesabı Oluşturmak için Tıklayın!